Ana içeriğe geç
Sözlük

şaka ile cümle

şaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Juliet Apakah engkau akan pergi? itu belum dekat hari: Itu adalah burung bulbul, dan bukan burung tersebut,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIETA ¿Quieres ser pasado? todavía no está cerca del día: era el ruiseñor, y no la alondra,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Julieta Tu vei fi plecat? acesta nu este încă aproape de o zi: A fost privighetoarea, şi nu Lark,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Juliet ngươi Wilt được đi? nó không phải là gần ngày: Đó là chim sơn ca, và không phải là chim sơn ca,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIET Queres ficar fora? ainda não está perto do dia: Foi o rouxinol, e não a cotovia,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIET Tahdotko olla poissa? se ei ole vielä lähellä päivä: Se oli satakieli, eikä Lark,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIETTE Veux-tu être allé? il n'est pas encore près de la journée: C'était le rossignol, et non l'alouette,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Juliet Vil du være væk? det er endnu ikke i nærheden af Day: Det var nattergalen, og ikke lærken,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIET Vill du vara borta? Det är ännu inte nära dag: Det var näktergalen, och inte lärkan,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIET Willst du weg? es ist noch nicht in der Nähe Tag: Es war die Nachtigall und nicht die Lerche,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,JULIET Wilt gij weg zijn? het is nog niet in de buurt van dag: Het was de nachtegaal, en niet de leeuwerik,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Julija Hočeš biti odšli? pa še ni blizu dneva: Bilo je Nightingale, in ne škrjanec,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,줄리엣의 윌트 너는 사라져? 그것은 날이 가까이 아직되지 않습니다 그것은 종달새 나이팅게일 있었고,하지,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,ΙΟΥΛΙΕΤΑ θελεις να φύγει; δεν είναι ακόμη κοντά στην ημέρα: Ήταν το αηδόνι, και όχι ο κορυδαλλός,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,ДЖУЛЬЕТТА Хочешь ли быть ушел? он еще не возле день: Это был соловей, а не жаворонок,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,Жулиета искаш ли да отидем? все още не е близо до ден: Това е славей, а не чучулига,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,אתה ג'ולייט וילט ייעלם? זה עדיין לא קרוב היום: זה היה הזמיר, לא העפרוני,
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,أن يكون قد انتهى جولييت انت الذبول؟ ليس بعد اليوم بالقرب : إنه كان البلبل ، وليس مزاح ،
JULIET Wilt sen gitmiş olabilir mi? gün yakın henüz: şaka bülbül değil,それは、おまえの耳の恐ろしい中空をpierc'd、毎晩彼女はyondザクロの木の上で歌う。
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJoonPyo, akkor a barátaidra emlékszel? Viccelsz? Mondd meg a nevem!
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJoonPyo, ti ricordi dei tuoi amici? Stai scherzando? Dimmi il mio nome.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo... alors tu te souviens de tes amis ? Tu plaisantes?! Dis mon prénom.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJun Pyo,atunci iti amintesti de prietenii tai? Glumesti? Spune-mi numele/
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, eh, Du erinnerst Dich an Deine Freunde? Machst Du Scherze? Sag' mein Name.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJun Pyo, kamu ingat pada teman-temanmu? Apa kamu bercanda? Sebutkan nama saya.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, muistatko sitten ystäväsi? Vitsailetko? Sano minun nimeni.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, vậy em có nhận ra các bạn của mình ko? Chị giỡn à? Tên tớ là gì?
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, więc pamiętasz swoich przyjaciół? Wygłupiasz się? Powiedz mi jak mam na imię.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyle준표야, 너 그럼 애들이 기억나? 장난해? 내 이름 말해 봐.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleΤζουν Πιο, τότε θυμάσαι <br />τους φίλους σου; Αστειεύεσαι; Πες μου το όνομα μου.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleДжун Пё, ты помнишь своих друзей? Шутишь? Скажи моё имя
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleجون بيو, إذن هل تتذكر أصدقاءك؟ هل تمزحين؟ قل ما اسمي
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleふざけてんのか? 俺の名前は? イジョン
[kahkahalar] [M.] Şaka yapıyorum sadece.[râsete] Doar glumesc dragă.
[kahkahalar] [M.] Şaka yapıyorum sadece.Απλά αστιεύομαι.
Kahretsin... Yalnızca şaka yapıyordum.Chết tiệt, anh đùa với em đấy hả!
Kahretsin... Yalnızca şaka yapıyordum.Do prčic... jen jsem si s tebou hrál!
Kahretsin... Yalnızca şaka yapıyordum.Merde... je te taquinais !
Kahretsin... Yalnızca şaka yapıyordum.По дяволите, шегувах се!
Kahretsin... Yalnızca şaka yapıyordum.تبّاً.أنا كنت فقط ألعب معك
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.A sunat cineva costumat ca personajul meu.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Chuông cửa kêu và đó là trẻ em xin kẹo hóa trang thành nhân vật của tôi.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Die Türglocke läutete und eins der Kinder war als meine Figur verkleidet.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Dörrklockan ringde och det var en godis-eller-busare utklädd till min karaktär.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.El timbre sonó y una niña estaba vestida como mi personaje.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.초인종이 울려서 문을 열었더니. 제 책의 주인공들 의상을 입고 아이들이 초콜릿을 받으러 왔습니다. 정말 대단했습니다.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Megszólalt a csengő, és egy trick-or-treater volt az egyik karakteremnek öltözve.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.On a sonné à la porte et c'était un enfant pour des bonbons avec un costume d'un de mes personnages.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Un bambino vestito come uno dei miei personaggi ha suonato per fare "dolcetto o scherzetto".
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Zadzwonił dzwonek i to było dziecko przebrane za mojego bohatera.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Χτύπησε η πόρτα κι ήταν ένας μασκαράς ντυμένος σαν ήρωάς μου.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.Задзвонив дзвінок у дверях, прийшла по гостинці дитина, яка була вдягнена як мій герой.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.פעמון הדלת צלצל וזה היה ילד שבא לבקש ממתק או תעלול והוא היה מחופש לדמות שלי. זה היה כל כך מגניב.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.رن جرس الباب كانت خدعة-أو-هدية يلبس كشخصيتي. كان ذلك جداً رائع.
Kapı zili çaldı, karakterim gibi giyinmiş şeker ya da şaka diyen bir çocuk geldi.僕の絵本のキャラクターに変装して うれしかったです 祖父母はすでに他界しましたが
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.집사람 린다는 이게 마치 여섯명에게 프로포즈 하는 것 같다고 농담을 하더군요.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, istri saya, bergurau kalau hal itu seperti enam lamaran untuk menikah.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, ma femme, a plaisanté que c'était comme faire six demandes en mariage.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, meine Frau, hat gewitzelt, dass das so ähnlich sei wie sechs verschiedene Heiratsanträge.
Karım Linda bunun 6 farklı evlilik teklifi almaya benzediği şakasını yaptı.Linda, mia moglie, scherzava sul fatto che fosse come avere sei diverse proposte di matrimonio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod