Ana içeriğe geç
Sözlük

şaka ile cümle

şaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Haberler ve Şakalar.Nouvelles et anecdotes.
Eğer her daim yapılsaydı bu tür bir şaka bugün farklı olurdu." dedi.Ce passage serait, à bien des égards, rédigé tout autrement aujourd'hui.».
Pratik şakaları sever.Il apprécie les comics.
Fransızlar, bu şakalara "Poisson D'avril" (Nisan balığı) adını verdiler.Les Français les nommaient les Andastes, d'après leur nom huron d'Andastoerrhonons.
Bu nedenle bunlar dördüncü sezonda devamlı tekrarlanan bir şaka olmaktan çıktı.Par la suite, ce rôle devient récurrent lors de la quatrième saison.
Tom şaka yapmıyordu.Tom no estaba bromeando.
Bu durumda şakalaşılırsa ısırabilir.En période froide, sa vue est plaisante.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.Un sclérite hypostomal se préfigure entre la pièce basale de la mandibule et le sclérite pharyngien.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Il provoque souvent les éclats de rire du public par ses facéties.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Également, la mésange à tête noire est très curieuse.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Et qu’il n’y avait pas de quoi plaisanter sur ce sujet.
Kas Adam ona şaka yapmayı çok sever.Les Chatons Ils adorent faire des blagues.
Şakasını anlayamadım.No entiendo su broma.
O şakalardan anlamaz.No entiende los chistes.
Tom nadiren Mary'nin şakalarına güldü.Tom casi nunca se reía de las bromas de Mary.
Buradaki insanlar şakalarıma gülüyorlar.La gente aquí se ríe de mis bromas.
Şaka yapıyorum.Estoy bromeando.
Bu bir şaka mı?¿Es una broma?
Kutsal şeylere karşı şaka bile olsa bu kadar saygısızca konuşma.No hables con tal desprecio contra las cosas santas, ni siquiera en broma.
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.¿De qué te ríes? Es la verdad, no estoy bromeando.
Keşke şaka yapıyor olsam.Ojalá estuviera bromeando.
Bu şaka komik değil.Este chiste no es gracioso.
Şaka yaptığını düşündüm.Pensé que estaba bromeando.
O bir şakaydı.Era una broma.
Bu bir şaka.Es una broma.
Tom şaka yapıyor.Tom está bromeando.
O başka bir şaka mı?¿Es eso otra broma?
Şaka yaptığımı mı düşündün?¿Pensaste que estaba bromeando?
Sadece şaka yapıyordum.Solo estaba bromeando.
Sadece bir şakaydı.Solo era una broma.
Lütfen bana bunu bir şaka olduğunu söyle.Por favor, dime que esto es una broma.
Tom şakama gülmedi.Tom no se rio de mi broma.
Bana şaka yapıyorsun, değil mi?Me estás bromeando, ¿no es así?
Şaka yapmıyorum!¡No estoy bromeando!
Bu kitap açık saçık şakalarla dolu.Este libro esta repleto de chistes sucios.
Her şey bir şakaydı.Todo era una broma.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.Hace tiempo que quería decir esto. Tus chistes cínicos son insoportables.
Konuşup her şeyi tartışırlar, kitap ve kuran okurlar, şakalaşırlar.Los parónimos son palabras semejantes en el sonido y en su escritura, pero tienen distintos significados.
Şaka bile yaptı.Fue una broma.
Yalnızca bazı fıkra ve şakalar nüktelidir.Pronto y basta de bromas.
Scully kariyerine Yakov Smirnoff için yazdığı şakalar ile başladı.Comenzó su carrera escribiendo las bromas para Yakov Smirnoff.
Numara 4'e hep şaka yaparlar.Siempre se evita el número 4.
Ah, şakacılar.”Los humoristas».
Herkes çalışırken garip garip şakalarıyla herkesin huzurunu bozabilir.Por supuesto, todos odian sus chistes estúpidos.
Falcon : Takımın şakacısıdır.Maldito Pacman…es mi chiste.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.Le dije: 'Tienes que estar bromeando'.
Bir şaka dükkânıdır.Es una villa comercial.
Bu şaka değil.Questo non è uno scherzo.
Bu bazen şakacı bir biçimde dile getirilerek egzoz zengini motor olarak adlandırılır.Cuando esto se produce a veces se llama, un tanto en broma, como un "escape del motor enriquecido".
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Muchos fans creen que esto es una broma de April Fools.
Tom ve Jerry filmlerinde, Jerry ve Tom sürekli birbirlerine abartılı ve can yakan şakalar yaparlar.Los amigos de Nat, Thomas y David a veces hacen bromas sobre ellos.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Él es un jefe duro, le gusta serlo, y no es muy indulgente.
Şakak Vakti'de Mike ile beraber Bella'yla Edward'tın düğününe katılır.En Amanecer, Mike es invitado a la boda de Edward y Bella.
Şaka bile yaptı.Всё шутили.
Şaka daha sonra gazetelerde yayınlandı.Más tarde los diarios se publicaron.
En zor durumlar'da bile hala şaka yapabilir.En las situaciones más graves podrían llegar a ocasionar la muerte.
Haberler ve Şakalar.Investimentos e Noticias.
Danny Pickett: Andy'nin en iyi arkadaşı ve şaka ortağıdır.Jake McCarthy: el compañero y mejor amigo de Sara.
Rick: Kendini beğenmiş şakacı ve sarışın tipik bir Amerikan çocuğudur.Niño rubio, típico alemán.
Binbaşı bunu garip bir fikir olarak değerlendirir ve yersiz bir şaka olduğunu söyler.Descrito por ellos mismos como una broma y nada realmente serio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şaka ile cümle - Sayfa 16 - şaka kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App