şahitlik ile cümle
şahitlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.And they shall testify against themselves that they have been infidels.
Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme.Then even if they testify, testify thou not with them.
Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.And they shall testify against themselves that they have been infidels.
Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hala (buna) şahitlik ediyorsunuz.Then, (this) you ratified and (to this) you bear witness.
Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.And on the Day of Resurrection, he ['Iesa (Jesus)] will be a witness against them.
Buna siz de şahitlik edersiniz.Then, (this) you ratified and (to this) you bear witness.
Bizi de hakka şahitlik edenlerle beraber yaz!They say: "Our Lord!
Böylece kendilerinin kâfir olduklarına, yine kendileri şahitlik ettiler.It was the life of this world that deceived them.
Fakat Allah sana indirdiğine şahitlik eder; onu kendi ilmi ile indirdi.But God bears witness to what He revealed to you. He revealed it with His knowledge.
Melekler de (buna) şahitlik ederler.And the angels bear witness.
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder.But God bears witness to what He revealed to you. He revealed it with His knowledge.
Melekler de buna şahitlik ederler.And the angels bear witness.
Şahitler çağırıldıklarında, şahitlikten kaçınmasınlar!Witnesses must not refuse when called upon.
Ayrıca ne yazan, ne de şahitlik eden bir zarar görmesin.And have witnesses when ye sell one to another, and let no harm be done to scribe or witness.
Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz.Lo! thy son hath stolen.
Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik.We testify only to what we know.
Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler.They will bear witness against themselves that they were unbelievers.
Kıyamet günü gelince de o, onların aleyhinde şahitlik edecektir.And on the Day of Resurrection he will be against them a witness.
Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.The worldly life deceived them. They will testify that they were unbelievers.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.So stellte es auch seine Witwe später vor Gericht dar.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Tu ne porteras point de faux témoignage contre ton prochain.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.Ne déforme pas les versets coraniques.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.Elle avait d'ailleurs témoigné contre lui lors de son procès.
Hakim Fang tarafından sorgulanırken bir tanık Oliver’ın masum olduğuna şahitlik eder.Comme membre du jury national, j'ai déclaré que je crois Louis coupable.
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Prohibido prestar falso testimonio.
24:16 Yalancı şahitlik yapma Ex.20:16 No hablarás contra tu prójimo falso testimonio.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.«No brindes contra tu prójimo falso testimonio».
Hirodes'in kız kardeşi I. Salome, ona karşı yalancı şahitlik yaptı.Su hermana, Salomé I, fue la principal testigo contra ella.
Şahitliklerini Recai Kutan ile Muhsin Yazıcıoğlu yapmıştır.Decidió salvar a su pueblo con una estratagema ingeniosa.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.Además él mismo empezó a preguntar al tribunal.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim."Stasera ho baciato una ragazza per la prima volta in vita mia.
Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.Non sono credenti, non sono Apostoli, non sono traditori, ma al tempo stesso lo sono.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.Successivamente testimoniò contro al processo.
11 Eylül saldırıları'na şahitlik etmiş ve bu olaydan çok etkilenmiştir.Il video è chiaramente ispirato ai fatti dell'11 settembre e si schiera contro la guerra.
2003'te Hint Mafyasının çökertilmesi adına şahitlik yaptı.Dal 1996 è stato accusato di associazione di stampo mafioso.
19:14 Delili olan herkes mahkemede şahitlik yapmalı Lev.19:14 570-178PV - Chiunque possieda prove testimonii in tribunale. - Lev.
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).От него якобы приходит ложная весть о гибели Ореста.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
Hasköy birçok tarihi olaya şahitlik yapmıştır.Ратуша — свидетель многих исторических событий.
Buna şahitlik edeceksiniz!Докажем это.
“Ben şahitlik ediyorum” denir.Они сказали: «Да, мы свидетельствуем».
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.لا تجب (ليس فرضا) وفقا لأحكام أهل السنة والجماعة، لا يوجد على الإطلاق ذكر النقاب في القرآن.
Bu kişiler Kitâb el-Mecmû'nun beş defa tekrar edildiğine şahitlik ederler.5-الْقُرْآن معْجزَة الرَّسُول الخالدة ، 6-عود إِلَى الْأَخْبَار بالغيبيات كدلائل على نبوته .
“Ben şahitlik ediyorum” denir.فأما اليقين فقول القائل : ظننت ظنا، أي أيقنت.
Lizzie yapacağı yalancı şahitlikle yüksek tabakanın kabul ettiği, düzgün bir vatandaş haline gelecektir.ليزى ستُقبل في الطبقة الراقية بشهادتها الزور التى سَتُدلى بها ، وستصبح مواطنة سوية .
Şahitliklerini Recai Kutan ile Muhsin Yazıcıoğlu yapmıştır.عرف بثقافته وحبه للقراءة خاصةً قراءة أشعار "فؤاد حداد".
11 Eylül saldırıları'na şahitlik etmiş ve bu olaydan çok etkilenmiştir.هل تأثر هذا الأمر بأحداث 11/9 الارهابية؟ ينفي زرهوني ذلك بقوة.
19:14 Delili olan herkes mahkemede şahitlik yapmalı Lev.Lev. xix. 15 Que quem possui provas deve testemunhar em tribunal.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.(16) Não darás falso testemunho contra o teu próximo.
Hakim Fang tarafından sorgulanırken bir tanık Oliver’ın masum olduğuna şahitlik eder.Tijdens de rechtszaak wordt hij echter vrijgesproken omdat een getuige meldt dat Oliver onschuldig is.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Gij zult tegen uw naaste niet vals getuigen.
“Ben şahitlik ediyorum” denir.Hij zou hebben gezegd: "Kijk, dit is nu iets waarvan men kan leren!".
Sean'ın şahitlik etmesi, Kim'in hapse girmesine sebep olacaktır.Noah is er getuige van dat Winston de cel wordt ingebracht.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.In de 23e druk komt de familie uiteraard niet voor.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim.Voor stad en land was het de eerste keer dat het EK hier plaatsvond.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.16 Nie mów fałszywego świadectwa przeciw bliźniemu twemu.
Buna şahitlik edeceksiniz!Niech pan to udowodni.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23Nie będziesz fałszywie świadczył przeciw bliźniemu twemu.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Du skall inte vittna falskt mot din nästa.
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.I domstolarna har endast troende muslimska män tillåtits vittna.