şahitlik ile cümle

şahitlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bunun Tanrının oğlu olduğuna şahitlik ederim.And I testify that this is the Son of God.
Erkeklerden daha çok kadınlar yalancı şahitlik yaparlar.More women than men commit perjury.
Tom şahitlik yapmaya anlaştı.Tom has agreed to testify.
Tom, Mary'ye karşı şahitlik yapmak istemedi.Tom didn't want to testify against Mary.
Tom yalancı şahitlikle suçlandı.Tom was charged with perjury.
"Sıla: Gezi olayları müthiş bir şahitlikti"."Sıla: Gezi olayları müthiş bir şahitlikti".
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Bearing False Witness?
19:14 Delili olan herkes mahkemede şahitlik yapmalı Lev.19:14 Anybody who knows evidence must testify in court — Lev.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.You shall not bear false witness against your neighbor.
Hirodes'in kız kardeşi I. Salome, ona karşı yalancı şahitlik yaptı.His sister, Salome I, was chief witness against her.
19:15 İhlalciler şahitlik yapmamalı Ex.19:15 Transgressors must not testify — Ex.
Onların şahitliklerini de ebediyen kabul etmeyin.Do not be too severe upon their errors, but reclaim them by enlightening them.
24:16 Yalancı şahitlik yapma Ex.24:16 Not to testify falsely — Standard: Ex.
“Ben şahitlik ediyorum” denir.Shōbō genzō : uji shoaku makusa o ajiwau.
Herzl, Dreyfus duruşmasından sonraki protestolara şahitlik etti.The protest would later count against Dreyfus.
Bu kişiler Kitâb el-Mecmû'nun beş defa tekrar edildiğine şahitlik ederler.He then spent five years with Warner Bros. Records.
Buna şahitlik edeceksiniz!I'll Give You Proof!
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.He later gave evidence at the trial.
23:1 Davacının akrabaları şahitlik yapmamalı Deut.23:1 Relatives of the litigants must not testify — Deut.
Türk başbakanın oğlunun düğününde şahitlik yapmıştır.Their daughter married the son of the English ambassador to Japan.
Hasköy birçok tarihi olaya şahitlik yapmıştır.Huey is shown to admire several historical figures.
Soğanlı çeşmesi tarihinde birçok savaş görmüştür ve çok sayıda tarihe şahitlik etmiştir...He had been in many fights and had had much experience...
Siz TED'ciler aracılığıyla değişen bir dünyaya şahitlik etmeyi gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I really look forward to witnessing a transforming world by you, TEDsters.
Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz."We bear witness to only what we know; we could not prevent the unknown.
O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.The day their tongues and hands and feet bear witness to what they had done,
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?"And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz.You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you.
Onların şahitlikleri yazılacak ve (bundan dolayı) sorumlu tutulacaklar.We shall record their testimony, and they will be interrogated.
Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zamanAnd when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.And the witness and the witnessed,
Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?Do you really bear witness there are other gods with God?"
De ki: "Ben buna şahitlik etmem."Tell them: "I bear no such Witness."
Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz."They will answer: "We bear witness to our sins."
Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.But God is witness that they are liars.
Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.We bear witness to only what we know; we could not prevent the unknown.
O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler."Bring him before the people," they said, "that they may bear witness."
O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.The day their tongues and hands and feet bear witness to what they had done,
Derilerine: Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz? derler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
Onların bu şahitlikleri yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.We shall record their testimony, and they will be interrogated.
Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.But God is witness they are liars.
Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler.WHEN THE HYPOCRITES come to you, they say: "We affirm that you are the Apostle of God."
Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;Who uphold their testimonies,
Peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir?Who is more wicked than he who conceals the testimony he received from God?
De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?".Ask: "Of all things what is most vital as evidence?"
Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?"Do you really bear witness there are other gods with God?"
De ki: "Ben buna şahitlik etmem".Tell them: "I bear no such Witness."
Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. Yoksa gaybın bekçileri değiliz."We bear witness to only what we know; we could not prevent the unknown.
Onlar derilerine: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
Onların şahitlikleri yazılacak ve onlar sorguya çekileceklerdir.We shall record their testimony, and they will be interrogated.
Münafıklar sana geldikleri vakit: "Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın elçisisin." derler.WHEN THE HYPOCRITES come to you, they say: "We affirm that you are the Apostle of God."
Şahitliklerinde dürüsttürler.Who uphold their testimonies,
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,And the witness and the witnessed,
Münafıklar sana geldiklerinde: “Biz, senin Allah'ın Resulü olduğuna şahitlik ederiz.” derler.WHEN THE HYPOCRITES come to you, they say: "We affirm that you are the Apostle of God."
Onlar şahitliklerini dürüstçe ifa ederler.Who uphold their testimonies,
Resullere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri belirlendiği zaman; beklenen kıyamet kopmuştur.And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun.O People who Believe!
Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz.O People who Believe!
Böylece kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik ederler. [10,69-70; 31,23-24]They say, “We have lost them” and they testify against themselves that they were disbelievers.
O kullar, yalan şahitlik etmezler.Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.And those who bear not false witness and, when they pass by idle talk, pass by with dignity;

İlgili Sayfalar