şahitlik ile cümle

şahitlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.Däremot vittnade hon vid rättegången.
11 Eylül saldırıları'na şahitlik etmiş ve bu olaydan çok etkilenmiştir.Він став свідком Терористичного акту 11 вересня, і це змінило його світогляд.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Не свідкуй неправдиво на свого ближнього!
Kahramanmaraş'ın kurtuluşuna birebir şahitlik yapmıştır.Довгоочікувана вістка про Спасителя справдилася.
Buzăulu papaz Mihai Stanciu bu hadiselerin hepsine şahitlik etmiş ve notlar almıştır.Rodina Karla Holubce všechna tato vyznamenání archivuje a ochraňuje.
Şahitliklerini Recai Kutan ile Muhsin Yazıcıoğlu yapmıştır.El i-a arătat poza ei faimoasă.
Buna şahitlik edeceksiniz!Ei demonstrează acest fapt!
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Doar n-o să-mi trădez vecinii.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Ne tégy felebarátod ellen hamis tanúságot.
Buna şahitlik edeceksiniz!Haluan todistaa.
Hasköy birçok tarihi olaya şahitlik yapmıştır.Harris rakentaa useat teoksensa historiallisten tapahtumien ympärille.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Δεν πρέπει να φέρεις κατά του πλησίον σου ψεύτικο μάρτυρα.
Buna şahitlik edeceksiniz!Θα το αποδείξουμε .
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Du må ikke vidne falsk mod din næste.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim.Jeg har prøvet at slippe væk fra ham, lige fra den første gang jeg så ham...
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.De forholdt sig også forbeholdne i den efterfølgende retssag.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.Han fremla senere bevis i rettssaken.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim.For første gang i mitt liv hadde jeg kommet i kontakt med mine medmennesker.
24:16 Yalancı şahitlik yapma Ex.20:16Jangan mengucapkan saksi dusta tentang sesamamu.
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Apabila demikian, tentu tidak menutup kemungkinan berkurangnya berita bohong yang tersebar.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Jangan bersaksi dusta tentang sesamamu.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.隣人に関して偽証してはならない。
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).(生存者はそれを否定する証言をしている。
Bu kişiler Kitâb el-Mecmû'nun beş defa tekrar edildiğine şahitlik ederler.誓いの御柱 五箇条の御誓文が刻まれている。
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.ムスリムになるためには、証人となるムスリムの前で信仰告白の手続きを取ることが必要である。
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.後に証人として裁判に出廷した。
"Sıla: Gezi olayları müthiş bir şahitlikti".出張証人調べは非常に良い制度である」などと答えた。
Buna şahitlik edeceksiniz!彼らはその証しだ。
Bu kişiler Kitâb el-Mecmû'nun beş defa tekrar edildiğine şahitlik ederler.同月,發布「五條御誓文」。
“Ben şahitlik ediyorum” denir.”上曰:“试为我言之。
Buna şahitlik edeceksiniz!证明了这一点。
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.이웃에게 불리한 거짓 증언을 해서는 안 된다.
Buna şahitlik edeceksiniz!이것은 단언할 수 있다.
Daha sonra mahkemede de şahitlik yaptı.מאוחר יותר היא תעיד על כך בבית המשפט.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Не лъжесвидетелствувай против ближния си.
“Ben şahitlik ediyorum” denir.(Ja ću biti takav da sam (prije toga) čitao.)
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Ne svjedoči lažno na bližnjega svoga!
Herzl, Dreyfus duruşmasından sonraki protestolara şahitlik etti.Zola zahtijeva drugi proces nakon kojega oslobođaju Dreyfusa.
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Nevypovieš krivé svedectvo proti svojmu blížnemu!
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.Neliudysi melagingai prieš savo artimą.
İlk sorgusunda topların yerlerine sabitlendiğine ve mürettebatın ayık olduğuna şahitlik eder.Algse ülekuulamise käigus ta vandus, et kahurid olid korralikult kinnitatud ja meeskond kaine.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Comment faire face à l'addiction, tu vois. "Quand sa voix s'élève, je peux être témoin du jeu du mental.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Como tratar con la adicción, ¿te das cuenta? 'Cuando levanta su voz, puedo ser testigo del juego de la mente.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Hur handskas med beroenden... "När mitt sinne höjer rösten, kan jag bevittna det spel som pågår
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Jak naložit se závislostí, vidíte? "Když pozvedne svůj hlas, mohu být svědkem hry, kterou mysl hraje.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Jak sobie radzic z uzależnieniem, widzisz. "Kiedy wzrasta tego głos, mogę śledzic grę, którą prowadzi umysł.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Mitä tehdä riippuvaisuuden suhteen? Kun se on nousemassa, pystyn todistamaan sen leikin mitä mieli leikkii.
Bağımlılıkla nasıl mücadele etmeli? " O sesini yükselttiğinde, zihnin oynadığı oyuna şahitlik edebiliyorum.Что делать с зависимостью. "Когда она подает голос, я могу наблюдать игру в которую играет ум
Bir buçuk yıl önce, Swahili dilinde "şahitlik" anlamına gelen Ushahidi'de tamzamanlı çalışan beş kişiden dördüMásfél évvel ezelőtt a teljes állásban foglalkoztatott öt emberből négy az "Ushahidi"-nél
Çünkü, İslam'i çağcılık çizgisinin ani düşüşüne şahitlik etmekteyiz.왜냐하면 이러한 이슬람교 근대주의자 노선에 가파른 쇠퇴가 엿보이기 때문입니다.
Çünkü, İslam'i çağcılık çizgisinin ani düşüşüne şahitlik etmekteyiz.בגלל שניתן לראות ירידה חדה בכוח של המודרניזם האיסלמי.
Çünkü, İslam'i çağcılık çizgisinin ani düşüşüne şahitlik etmekteyiz.بسبب انخفاض حاد في الفكر الاسلامي الحديث
Çünkü, İslam'i çağcılık çizgisinin ani düşüşüne şahitlik etmekteyiz.急激な勾配を描きます。 その代わりに、
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.실제 재판에서 6명의 10대 아이들이 모두 증언했고 사진 목록에서 지목되었던
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.6人の目撃者の少年全員が 写真を指差して 証言をしました
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.los seis adolescentes declararon: e indicaron las identificaciones en la serie de fotos.
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.Tehát a tárgyaláson mind a hat fiatal tanúskodott, és ugyanazt a személyt azonosították, akit korábban.
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.Tijdens het proces getuigden de zes tieners en bevestigden de identificaties die ze maakten in de fotoreeks.
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.В ходе судебного разбирательства все шестеро подростков дали показания, опознав подозреваемого по фотографии.
Neyse, mahkemede altı gencin tümü, fotoğraf dizisinden kimlik tespitinde bulunup şahitlik ettiler.במשפט עצמו העידו כל ששת הנערים, והם חזרו שוב על הזיהוי שלהם בסדרת הצילומים.

İlgili Sayfalar