Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.N'oubliez pas que, le matin j'ai une feuille blanche devant moi.
Yakup Şafak.CDP de l'Aube.
Eos, şafak tanrıçası.Elle est la déesse de l'Aurore.
Yeni Şafak Gazetesi - Filmle ilgili bilgi.Article connexe : Histoire du cinéma.
Henüz şafak sökmektedir ve onun dışındaki herkes uyumaktadır.Il s'avère plus puissant que prévu et tout le monde s'endort.
Şafak Türküsü.La Criée d'aube.
Muharebe, Cuma günü şafakta VI. Alfonso'nun saldırısı ile başlamıştır.La batalla comenzó al amanecer de un viernes, con el ataque del rey Alfonso.
Fransızlar, saldırılarına şafakta başladı.Los franceses iniciaron el ataque hacia el mediodía.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Poseía una posada, construida en su propia casa, donde celebraba fiestas con sus amigos hasta el amanecer.
Yeni Şafak.Yeni Şafak (en inglés).
Ankara: Yeni Şafak.Rooney, Amanecer.
Şafak vakti yaklaşınca Faust Marguerite'nin hayalini görür ve onun yanına gitmeyi çok arzuılar.Mientras se acerca el amanecer, Fausto tiene una visión de Marguerite y la llama.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.Es activo al amanecer y al atardecer.
Şafak Türküsü.Rosa del amanecer.
İstanbul: Yeni Şafak.1988: Nuevo amanecer.
Şafak vakti, deprem sona ermişti.Alrededor de la 1:00 de la madrugada se inició el sismo.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Allí, ella ve una sombra negro de inmediato.
Akşam ve şafakta ise bütün birimler eşit mücadele eder.En primavera, cuando noche y día son iguales, Ostara a nuestro encuentro sale.
Tom şafaktan beri ayakta.Tom è in piedi dall'alba.
Şafak vakti kalkmak için erkenden yattık.Siamo andati a letto presto, per alzarci all'alba.
Winston Churchill'in kelimeleriyle Twilight War (Şafak Savaşı) olarak da adlandırılmıştır.Era quella che Winston Churchill chiamò twilight war (guerra del crepuscolo).
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Aveva fatto costruire una taverna nella sua casa in cui celebrava feste fino all'alba con gli amici.
Muharebe, Cuma günü şafakta VI. Alfonso'nun saldırısı ile başlamıştır.La battaglia cominciò all'alba di venerdì con un attacco di Alfonso.
Deniz ve kara, Şafak ve güneş bu şarkıdan söylüyor Bizim mücadelemizin meyvesini verdiğini!Cantano il mare e la terra, L'alba e il sole Che la nostra lotta ha dato i suoi frutti!
Bunun gibi birçok söz vardır (Altın Şafak'ın açıklamaları).Come scì si comportano anche parole tipo scíənərə (lat.
Günlükleri Bir Şafaktan Bir Şafağa (1997).I sogni muoiono all'alba (1960).
"Şafak vakti Kıbrıs'tayız".«Penso a te quando mi trovo fuori nelle ore pomeridiane».
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.I sopravvissuti dovranno continuare a tenere duro fino a quando non arrivano i rinforzi all'alba.
Nisan (Şafak Pekdemir) — Hırsız ve dolandırıcı.Juan-José Moréno: criminale, ladro e assassino.
Şafak Atarken (Söz-Müzik: Grup Munzur) 09.Silenzio, il bambino dorme 019.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.È attivo prevalentemente all'alba e al tramonto.
Şafak, Ekim 2017'de biseksüel olduğunu açıkladı.La donna ha dichiarato pubblicamente di essere bisessuale nell'ottobre 2016.
10 Mart 3019: Şafaksız Gün.Venerdì 11 maggio: nulla di significativo.
Ayrıca Eos, gün doğumunun (şafak) tanrıçası, da onun kardeşiydi.I due contendenti erano Atreo e suo fratello, Tieste.
Birkaç bölüm sonra ise Buffy'nin kardeşi Dawn Summers (Şafak) ortaya çıkıyor.Fa l'entrata nella serie un nuovo importante personaggio: Dawn Summers, ovvero la sorella di Buffy.
Bir başka kilit karakterler ise Mine ve Güngör Şafak'tır (Enver Arcak).В этой Священной суре речь идет о воскрешении людей и расчёте с ними, о Дне воскресения и его ужасах.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.Максимальная активность наблюдается на рассвете и на закате.
Arjuna'nın kendi kendisine verdiği bu söz Kaurava kampına şafaktan önce ulaştı.Ушла от него Арина уже на рассвете.
Fransızlar, saldırılarına şafakta başladı.Перед рассветом французы начали преследование.
Yakup Şafak.Рассвет (яп.
Tara da ona "Şafak sökmeden dönmesini" söyler.В ответ он спрашивает инспектора: — Мне уехать до захода солнца?
Çebbayat Makamı’nın şafak sökerken icra edildiği biliniyor.Исчезает после разрушения "стены" на рассвете.
Şafak Vakti'nde yedi kurt daha yer almıştır.В конце сезона динамовцы заняли 7 место.
"Şafak Pavey yıkılmadı..."И персидское войско не ушло...»
Zafrina, Senna, ve Kachiri adlı üç kadın vampirden oluşan Amazon klanı Şafak Vakti'nde yer almıştır.Церемония, на которой присутствовали Оливия, Дхани и двое индийских кришнаитов, состоялась на рассвете.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Предотвратить все это нужно до рассвета.
"Şafak vakti!".«А был рассвет».
Şafak, 1982 yılına kadar Ağdam futbolunun tek temsilcisi oldu.Являлся одной из арен чемпионата мира по футболу 1982 года.
Akşam ve şafakta ise bütün birimler eşit mücadele eder.Даже на закате и рассвете мы все равно видим их зёлеными.
Altın Şafak Partisi.Золотистые рассветы.
“Korkma, sönmez bu şafaklarda tüten en son ocak.”(Пророк) «Не гордись, что в цветущие лета...»
Yeni Devir’ de, Yeni Şafak'da ve Taraf gazetesinde köşe yazıları yazdı.Где её флаг?» — спрашивали в редакции газеты Солнце.
Taraf'a verdiği röportajda Şafak, yeni olan her şeyin ilk başta biraz yadırgandığını dile getirdi.В переносном смысле с рассветом связывают начало чего-либо, новое начинание.
Şafak Vakti'nde dört göçebe de Cullenlar'a destek olmuştur.К шести вечера кастильцы были готовы сражаться.
Çaresiz taarruzun bir gün sonra şafak vaktine ertelenmesine razı olmuştur.ويستحب تأخير السحور إلى قريب طلوع الفجر الثاني.
Yeni Şafak.الفجر الجديد.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.تنشط بعد غروب الشمس وفي الليل.
O günün gecesinde güney yönünde yürüyüşe geçildi ve şafakta Galya kampının gerisine ulaşıldı.ارتاحت هذه المجموعة ليوم واحد ثم انتقلوا جنوباً في الليلة التالية ووصلوا إلي وراء معسكر فولكاي عند الفجر.
Chieh-she-shuai şafak vaktinin gelmesinden endişe etti.الشيخ عبدالرحمن الكردي اذان الفجر من مقام الحجاز .
Şafak Vakti'nde yedi kurt daha yer almıştır.Existem mais sete lobisomens presentes no final de Amanhecer.