Ana içeriğe geç
Sözlük

şafak ile cümle

şafak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Nhưng con đường người công_bình giống như sự sáng chiếu rạng , Càng sáng thêm lên cho_đến giữa trưa .
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Pero la senda de los justos es como la luz de la aurora que va en aumento hasta que es pleno día
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Toda pravičnikov pot je kakor luč zore, ki sveti bolj in bolj do popolnega dne.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Η οδος ομως των δικαιων ειναι ως το λαμπρον φως, το φεγγον επι μαλλον και μαλλον, εωσου γεινη τελεια ημερα.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Но пътя на праведните е като виделото на разсъмване, Което се развиделява, догдето стане съвършен ден.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Стезя праведных – как светило лучезарное, которое более и более светлеет до полного дня.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.וארח צדיקים כאור נגה הולך ואור עד נכון היום׃
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.اما سبيل الصديقين فكنور مشرق يتزايد وينير الى النهار الكامل.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.但 義 人 的 路 、 好 像 黎 明 的 光 、 越 照 越 明 、 直 到 日 午
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.但 義人 的 路 、 好像 黎明 的 光 、 越 照 越 明 、 直 到 日午
Şafak, aralarında önde gelen bir kaba ama sade işaretlenmiş ayak yolu izlerini;그리고 새벽, 그 중에서 최대 최고의 무례하지만, 노골적으로 표시 피트 경로의 흔적;
Şafak, aralarında önde gelen bir kaba ama sade işaretlenmiş ayak yolu izlerini;والفجر ، وآثار أقدام مسار قحا ولكن تميز بوضوح بين المؤدية إليها ؛
Şafak, aralarında önde gelen bir kaba ama sade işaretlenmiş ayak yolu izlerini;"これは私たちの古い狩猟-隠れ家の一つです。
Şafak, çok iyi.Alba, molto bene. (Dawn - D-on)
Şafak, çok iyi.Aube, très bon.
Şafak, çok iyi. Aynı zamanda birine bindi. ben... Seyirciler:Зора, много добре. аз също се возих на един.
Şafak, çok iyi.'Dageraad', heel goed. ('dawn' [..d on])
Şafak, çok iyi.Dämmerung, sehr gut!
Şafak, çok iyi.Dawn (bình minh), rất tốt.
Şafak, çok iyi.El alba, muy bien.
Şafak, çok iyi.새벽, 매우 잘했습니다.
Şafak, çok iyi.Świt, bardzo dobrze.
Şafak, çok iyi.Zori, foarte bine.
Şafak, çok iyi."Рассвет"! Oчень хорошо.
Şafak, çok iyi.שחר, יפה מאוד.
Şafak, çok iyi.الفجر ، جيدة جدا.
Şafak, çok iyi.「オルソ、ロード、オン、ワン アイ...
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.Am luat doua ore pana in zori.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Chúng tôi không có một cơ hội giữ trước của anh ta.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Emme ole mahdollisuutta pitää edessään siellä.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Kami belum kesempatan menjaga di depan sana.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Nemáme šancu vedenie pred ním tam.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Nie mają szansę utrzymywania przed niego.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Non abbiamo ancora una possibilità di tenere davanti a lui c'è.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Vi har ikke en chance at holde foran ham der.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Vi har inte en chans att hålla framför sig där.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Δεν έχουμε την ευκαιρία της διατήρησης μπροστά του εκεί.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Ми не випадково збереження попереду його там.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.Мы не случайно сохранения впереди его там.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.ليس لدينا فرصة حفظ أمامه هناك.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var. Ayaklarımız yerine kafamızı kullanmalıyız.- しかし、実行するために他の場所がありません。 - それは彼が頼りにしているものばかりです。
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.- Ez csak mit számít.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.- Genau damit rechnet er doch.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.Imamo dve uri do zore.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.Máme ještě dvě hodiny do úsvitu.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.We hebben twee uur tot zonsopgang.
Şafak sökene kadar iki saatimiz var.Имаме два часа до зори.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Aamun sarastaessa kuningas sitten nousi ja meni kiiruusti jalopeurain luolalle.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Des Morgens früh, da der Tag anbrach, stand der König auf und ging eilend zum Graben, da die Löwen waren.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Ðoạn , vua dậy sớm , khi hừng sáng , vội_vàng đi đến hang sư_tử .
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Ðoạn, vua dậy sớm, khi hừng sáng, vội vàng đi đến hang sư tử.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Então o rei se levantou ao romper do dia, e foi com pressa � cova dos leões.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Entonces el rey se levantó al amanecer, al rayar el alba, y fue apresuradamente al foso de los leones
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Hajnalban a király azonnal felkele még szürkületkor, és sietve az oroszlánok verméhez méne.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.În revărsatul zorilor, însă, împăratul s'a sculat şi s'a dus în grabă la groapa cu lei.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.In vstane kralj z jutranjo zarjo, ko se je svitalo, in hitro gre k levnjaku.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.이튿날에 왕이 새벽에 일어나 급히 사자굴로 가서
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Le roi se leva au point du jour, avec l`aurore, et il alla précipitamment à la fosse aux lions.
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Pada waktu subuh bangunlah raja dan pergi dengan buru-buru ke gua singa
Şafak sökerken kalkıp acele aslan çukuruna gitti.Potom vstal kráľ skoro ráno na úsvite a ponáhľajúc sa išiel k jame ľvov.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod