Ana içeriğe geç
Sözlük

şafak ile cümle

şafak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.ثم اعدّ الله دودة عند طلوع الفجر في الغد فضربت اليقطينة فيبست.
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.次 日 黎 明 、 神 卻 安 排 一 條 蟲 子 、 咬 這 蓖 麻 、 以 致 枯 槁
Ama ertesi gün şafak sökerken, Tanrının sağladığı bir bitki kurdu keneotunu kemirip kuruttu.次日 黎明 、 神卻 安排 一 條 蟲子 、 咬這 蓖麻 、 以致 枯槁
Ancak burada, Afganistan'ın şafaktan önceki karanlığında, ufukta yeni bir günün ışığını görebiliyoruz.그렇지만 여기서, 아프가니스탄의 해 뜨기 직전의 어둠 속에서, 우리는 지평선 위에 새로운 날의 빛을 볼 수 있습니다.
Ancak burada, Afganistan'ın şafaktan önceki karanlığında, ufukta yeni bir günün ışığını görebiliyoruz.イラク戦争は終わりました。
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›a bude jako svetlo rána, keď vychádza slnce, ráno bez oblakov, keď od jasu po daždi pučí zeleň zo zeme.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›han stråler som Morgenrøden, som den skyfri Morgensol, der fremlokker Urter af Jorden efter Regn."
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›저는 돋는 해 아침 빛 같고 구름 없는 아침 같고 비 후의 광선으로 땅에서 움이 돋는 새 풀 같으니라 하시도다
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›וכאור בקר יזרח שמש בקר לא עבות מנגה ממטר דשא מארץ׃
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›وكنور الصباح اذا اشرقت الشمس. كعشب من الارض في صباح صحو مضيء غبّ المطر.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日 出 的 晨 光 、 如 無 雲 的 清 晨 、 雨 後 的 晴 光 、 使 地 發 生 嫩 草
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日出 的 晨光 、 如 無雲 的 清晨 、 雨 後 的 晴光 、 使 地 發生 嫩草
Düzeneğimi kurdum ve cok sıkı kurallar ve hassas ayar eşliğinde çok sayıda şafak korosu kaydettim.장비를 설치해서 아주 엄격한 기준에을 따라 새벽의 소리를 많이 녹음하고 보정했습니다.
Düzeneğimi kurdum ve cok sıkı kurallar ve hassas ayar eşliğinde çok sayıda şafak korosu kaydettim.Tallensin huolellisesti laajan määrän ääniä aamunkoitteessa tarkan protokollan mukaan.
Düzeneğimi kurdum ve cok sıkı kurallar ve hassas ayar eşliğinde çok sayıda şafak korosu kaydettim.התקנתי את הציוד שלי. ולכדתי מספר גדול של מקהלות שחר לכדי פרוטוקול קפדני והקלטות מכוילות,
Düzeneğimi kurdum ve cok sıkı kurallar ve hassas ayar eşliğinde çok sayıda şafak korosu kaydettim.قمت بإعداد معداتي وسجلت عدد كبير من تغريدات العصافير مع بزوغ الفجر لبروتوكول صارم للغايه وتسجيلات محدده
Düzeneğimi kurdum ve cok sıkı kurallar ve hassas ayar eşliğinde çok sayıda şafak korosu kaydettim.信頼できる基準値が必要だったので 厳密に手順を守り数値を記録しました
Gamadelpivo. Şafakta, mahkum erkek ve kadınların karaya çıkmaları için emir verilir.GAmadelpivo ánh sáng đầu tiên, là kết án những người đàn ông và phụ nữ lên bờ
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana waked보통 붉은 다람쥐 (Sciurus Hudsonius)는 자, 이제, 새벽 날 로드니
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana wakedבדרך כלל סנאי אדום (Sciurus Hudsonius) העיר אותי עם שחר, הזורם
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana wakedواكد عادة السنجاب الأحمر (Sciurus Hudsonius) لي في الفجر ، والتعقيب
Genellikle kırmızı sincap (sciurus Hudsonius) Akan, şafak bana waked家の側面屋根の上や上下、まるで森のために送り出さ
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Bil je obsevan z zori veliko začudenje.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Bol ožiarený začiatku veľké prekvapenie.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Był napromieniowane przez świt wielkiego zdumienia.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Byl ozářený počátku velké překvapení.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Dia diiradiasi oleh fajar takjub besar.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ele foi irradiado pela aurora de uma grande admiração.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Él fue irradiada por el nacimiento de una gran sorpresa.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Er wurde durch den Beginn einer großen Erstaunen bestrahlt.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.E 'stato irradiato da l'alba di un grande stupore.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Hän oli säteillä säteilytettyjen kynnyksellä suuri hämmästys.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Han var bestrålade med gryningen av en stor förvåning.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.He a fost iradiat de zorii unei uimire mare.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Hij werd bestraald door het begin van een grote verbazing.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Il a été irradié par l'aube d'un grand étonnement.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.그는 위대한 놀라움의 새벽까지 조사했다.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ông đã được chiếu xạ của buổi bình minh của một sự ngạc nhiên lớn.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Volt besugárzott hajnalán egy nagy csodálkozva.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu."YERどこにありますか?"ミスタートーマスマーベルは、彼の肩と四つんばいになって来にわたって述べています。
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Ήταν ακτινοβολημένων με την αυγή του μια μεγάλη έκπληξη.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Він був опроміненні зорі великим подивом.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Он был облучении заре большим изумлением.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.Той е бил облъчен от зората на голямо учудване.
O, büyük bir hayretle şafak ışınlanmış oldu.كان عليه من قبل المشع فجر دهشة كبيرة.
- O da buna güveniyor. Şafak sökene kadar iki saatimiz var.Encore deux heures avant l'aube
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Aber der Gerechten Pfad glänzt wie das Licht, das immer heller leuchtet bis auf den vollen Tag.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale ścieszka sprawiedliwych jako światłość jasna, która im dalej tem bardziej świeci, aż do dnia doskonałego.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale stezka spravedlivých jako světlo jasné, kteréž rozmáhá se, a svítí až do pravého dne.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Ale stezka spravedlivých je ako jasné svetlo rána, ktoré svieti viac a viac, dokiaľ nestojí deň na výši.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.De rättfärdigas stig är lik gryningens ljus, som växer i klarhet, till dess dagen når sin höjd;
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.의인의 길은 돋는 햇볕 같아서 점점 빛나서 원만한 광명에 이르거니와
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.La strada dei giusti è come la luce dell'alba, che aumenta lo splendore fino al meriggio
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Le sentier des justes est comme la lumière resplendissante, Dont l`éclat va croissant jusqu`au milieu du jour.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Maar het gedrag van oprechte mensen werpt een helder licht om zich heen. Zelfs bij klaarlichte dag!
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Mas a vereda dos justos é como a luz da aurora que vai brilhando mais e mais até ser dia perfeito.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Men de rettferdiges sti er lik et strålende lys, som blir klarere og klarere til det er høilys dag.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.men retfærdiges Sti er som strålende Lys, der vokser i Glans til højlys Dag:
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Mutta vanhurskasten polku on kuin aamurusko, joka kirkastuu kirkastumistaan sydänpäivään saakka.
Oysa doğruların yolu şafak ışığı gibidir, Giderek öğle güneşinin parlaklığına erişir.Nhưng con đường người công bình giống như sự sáng chiếu rạng, Càng sáng thêm lên cho đến giữa trưa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod