şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."So do not give the evil-doers increase but in error.
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.They are people unconcerned.
Şu da kuşkusuz ki, bizim babamız, inkâr edilemez bir şaşkınlık içindedir."Our father is surely in the wrong.
Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.Not more than error are the prayers of infidels.
Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
Mûsa dedi: "Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
Görmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.Surely the sinners are misguided and insane.
Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."So do not give the evil-doers increase but in error.
İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.They are people unconcerned.
(Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil...He is no mortal but an honourable angel."
(Onlar da:) Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın, dediler.They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
(Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!So do not give the evil-doers increase but in error.
Dediler ki: "Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığındasın."They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.So do not give the evil-doers increase but in error.
“Ben” dedi, “yanlışlıkla, sonunda ne olacağını bilmeksizin, şaşkın bir vaziyette o işi yapmıştım.”(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
Mücrimler tam bir şaşkınlık ve çılgınlık içindedirler.Surely the sinners are misguided and insane.
Mademki öyle yaptılar, Sen de bu zalimlerin şaşkınlığını artır ya Rabbî!”So do not give the evil-doers increase but in error.
İnsan şaşkın şaşkın: “Ne oluyor buna!” dediği zaman...And man enquires: "What has come over it?"
Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde şaşkın durumda bırakırız.So We leave those who do not expect to meet Us to wander perplexed in transgression.
"ALLAH'a andolsun sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin," dediler.They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
Belli bir süreye kadar onları şaşkınlıkları içinde bırak.So leave them to their ignorance for a time.
O günde gerçekleşen olaylar karşısında şaşkına dönmüşlerdir.Then all news will be blacked out for them, and they will not even ask one another.
Ki şaşkınlıkları içinde umursamıyorlar.Who are lost in deception.
Hanginizin şaşkın olduğunu.Who is distracted.
Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."So do not give the evil-doers increase but in error.
Planlarını boşa çıkarıp onları şaşkına çevirmedi mi?Did He not make their plan go wrong,
Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın.They are like cattle; nay, rather they are further astray.
İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar.They are like cattle; nay, rather they are further astray.
Gerçeği pek güzel anlayacaklar o gün. Ama zalimler o gün tam bir şaşkınlık içindedirler.But the evildoers even today are in error manifest.
Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler.And she said: come forth to them.
Ama zalimler o gün tam bir şaşkınlık içindedirler.But to-day the wrong doers are in error manifest.
Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme."So be not sorrowful over the people who are the Fasiqun (rebellious and disobedient to Allah)."
Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.These have indeed gone astray!"
(Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz!They said: "How perfect is Allah (or Allah forbid)!
Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!".So be not sorrowful over the people who are the Fasiqun (rebellious and disobedient to Allah)."
Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler.They were plunged into destruction with deep regrets and sorrows.
O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar.They will wander aimlessly in the land.
Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.'They will wander aimlessly in the land.
Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.And He leaves them blundering in their transgression.
Allah: "Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar.He said, “It is forbidden for them for forty years. They will wander aimlessly in the land.
Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.But whoever is blind in this, he will be blind in the Hereafter, and further astray from the way.
"Böylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Belki daha da şaşkın.In fact, they are further astray.
Doğrusu şu ki, o onlara ansızın gelecek de onları şaşkınlıktan donduracak.In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.And He leaves them blundering in their transgression.
Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar.They will wander aimlessly in the land.
Her kim bu dünyada (manen) kör ise ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır.But whoever is blind in this, he will be blind in the Hereafter, and further astray from the way.
Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar.He said, “It is forbidden for them for forty years. They will wander aimlessly in the land.
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir.In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
(Allah) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar.He said, ‘It shall be forbidden them for forty years: they shall wander about in the earth.
Ve onları şaşkın olarak azgınlıkları içerisinde bırakırız.We will leave them in their insolence wandering blindly.

İlgili Sayfalar