şaşkın ile cümle
şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Здуміли ся ж усі і дивувались, говорячи один до одного: Чи не всі оце сі, що розмовляють, Галилейцї?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.И все изумлялись и дивились, говоря между собою: сии говорящие не все ли Галилеяне?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.וישתוממו ויתמהו ויאמרו איש אל רעהו הנה כל אלה המדברים הלא גלילים המה׃
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.فبهت الجميع وتعجبوا قائلين بعضهم لبعض أترى ليس جميع هؤلاء المتكلمين جليليين.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚 訝 希 奇 說 、 看 哪 、 這 說 話 的 不 都 是 加 利 利 人 麼
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚訝 希奇說 、 看 哪 、 這說話 的 不 都 是 加利利 人麼
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Ai ai đều sợ hãi, không biết nghĩ làm sao, bèn nói với nhau rằng: Việc nầy là nghĩa làm sao?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Ai_ai đều sợ_hãi , không biết_nghĩ làm_sao , bèn nói với nhau rằng : Việc nầy là nghĩa làm_sao ?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Álmélkodnak vala pedig mindnyájan és zavarban valának, egymásnak ezt mondván: Vajjon mi akar ez lennie?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.A žasli všetci a súc bezradní od údivu hovorili jeden druhému: Čo to chce byť?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Dengan heran dan terpesona mereka semuanya bertanya satu sama lain, "Apa artinya ini?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.E todos pasmavam e estavam perplexos, dizendo uns aos outros: Que quer dizer isto?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.I děsili se všickni a divili se, jeden k druhému řkouce: I což toto bude?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.In vsi se zavzemajo in strmé, drug drugemu govoreč: Kaj če to biti?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.I zdumiewali się wszyscy, i dziwowali się, mówiąc jeden do drugiego: Cóż to wżdy ma być?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.다 놀라며 의혹하여 서로 가로되 이 어찐 일이냐 하며
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Men de blev alle forferdet og var rådville, og de sa til hverandre: Hvad kan dette være?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Og de forbavsedes alle og,vare tvivlrådige og sagde den ene til den anden: "Hvad kan dette være?"
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Sie entsetzten sich aber alle und wurden irre und sprachen einer zu dem andern: Was will das werden?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Todos estaban atónitos y perplejos, y se decían unos a otros: --¿Qué quiere decir esto
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Toţi erau uimiţi, nu ştiau ce să creadă, şi ziceau unii către alţii: ,,Ce vrea să zică aceasta?``
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Tutti erano stupiti e perplessi, chiedendosi l'un l'altro: «Che significa questo?»
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Εθαυμαζον δε παντες και ηπορουν, αλλος προς αλλον λεγοντες Τι σημαινει τουτο;
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Здумілися ж усї, і в сумніві казали один до одного: Що се має бути?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.И изумлялись все и, недоумевая, говорили друг другу: что это значит?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.критяни и араби слушаме ги да говорят по нашите езици за великите Божии дела.
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.וישתוממו כלם ויבהלו ויאמרו איש אל אחיו מה תהיה זאת׃
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.فتحيّر الجميع وارتابوا قائلين بعضهم لبعض ما عسى ان يكون هذا.
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.眾 人 就 都 驚 訝 猜 疑 、 彼 此 說 、 這 是 甚 麼 意 思 呢
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.眾人 就 都 驚訝 猜疑 、 彼此 說 、 這是 甚 麼 意思 呢
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.A szülők, mindketten farmerek, ránéztek szótlanul.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Cha mẹ của cô, cả hai đều là nông dân, nhìn vào nó, không nói nên lời.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Haar ouders, allebei boeren, waren sprakeloos.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Ihre Eltern, die Bauern waren, schauten sprachlos.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.I suoi genitori, che sono entrambi agricoltori, l'hanno guardata senza parole.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Jej rodzice, rolnicy, gapili się bez słowa.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.농사일을 하시는 그녀의 부모님은 말 없이 그녀를 쳐다봤습니다.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Orang tuanya, yang sama-sama petani, melihat tanpa berkata apa-apa.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Os pais, ambos agricultores, ficaram a olhar, mudos.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Părinții ei, ambii fermieri, au privit-o, fără cuvinte.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Ses parents, qui sont tous deux paysans, l'ont regardé, sans voix.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Starša, oba kmetovalca, sta nemo ostrmela.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Sus padres, que eran campesinos, se quedaron mirando, mudos.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Οι γονείς της που είναι κι οι δύο αγρότες την κοίταξαν άφωνοι.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Её родители, оба фермеры, уставились на неё, не в состоянии что-либо сказать.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Її батьки-фермери подивилися на неї, втративши дар мови.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.Родителите й, и двамата фермери, погледнаха безмълвно.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.הוריה, איכרים שניהם, בהו בה באלם.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.والديها، الذين هما مزارعين، بدوا،فاقدين الكلام.
Her ikisi de çiftçi olan annesi ve babası şaşkınlıktan dicek söz bulamadılar.「それにね COACH は新しいデザインが出るの
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Amândoi provenim din Adam și Eva, prostule!
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Ambos venimos de Adán y Eva, ¡tonto!
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!어이구, 바보같은 양반, 우리는 모두 아담과 이브의 자손입니다!
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Nous descendons tous les deux d'Adam et Eve, imbécile !
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Obaj, głupku, jesteśmy z Adama i Ewy też.
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Veniamo entrambi da Adamo ed Eva, sciocco!
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Κι οι δυο καταγόμαστε από τον Αδάμ και την Εύα, χαζέ!
İkimiz de Adem'le Havva'dan geldik, şaşkın!Идваме заедно от Адам и Ева, глупчо!
İlk şiirim Spencer ve Spencer'ın eserleri karşısında şaşkına dönen büyükannesine adanmıştır.Das erste ist Spencer gewidmet und seiner Großmutter, die von seiner Arbeit schockiert war.
İlk şiirim Spencer ve Spencer'ın eserleri karşısında şaşkına dönen büyükannesine adanmıştır.El primero está dedicado a Spencer y a su abuela, a quien le horrorizaba su obra.