şaşırtı ile cümle
şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Per tanto tempo la gente ha creduto che ci fossero libri segreti, luoghi nascosti, e cose fantastiche.
Cauchy ufkunun ötesinde bölge birkaç şaşırtıcı özelliklere sahiptir.La regione al di là dell'orizzonte di Cauchy ha diverse caratteristiche sorprendenti.
Yetenekli bir zanaatkar şaşırtıcı tonlar elde edebilir.Bravo ragazzo che sa inventare soluzioni sorprendenti.
Bu çok da şaşırtıcı değildir.Questo, tuttavia, non è sorprendente.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.Tuttavia, in qualche modo la sua politica fu sorprendentemente remunerativa.
Takumi Hikohito Alaska ve Chip'in rap müziğe şaşırtıcı bir yeteneği olan arkadaşı.Takumi Hikohito Un sorprendentemente talentuoso MC e amico di Alaska e Chip.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Il vizio li travolge entrambi.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Nonostante la giovane età, è molto intelligente e perspicace.
Görünüşte hafif ve iddasız ancak gerçekte şaşırtıcı derecede güçlü.Apparentemente forte e impavido ma in realtà è solo un codardo.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.Удивительно, что ты ничего не слышал о её свадьбе.
O şaşırtıcı görünüyor.Звучит невероятно.
Oldukça şaşırtıcı.Довольно удивительно.
İlacın etkisi şaşırtıcıydı.Эффект от лекарства был поразительным.
Bu çok şaşırtıcı.Это очень удивительно.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Слишком долго люди верили в существование секретных книг, скрытых мест и удивительных вещей.
Bu nedenle emniyet kontrol sistemlerinin, PLC dünyası örneğini takip etmeleri şaşırtıcı değildir.Поэтому неудивительно, что на развитие защитных систем управления оказывает влияние мир ПЛК.
Böylece 1700 yılları civarında Mauritius kırmızı tavuğunun neslinin tükenmesi şaşırtıcı bir durum olmaz.Таким образом не удивительно, что рыжий маврикийский пастушок был истреблён уже до 1700 года.
Kullanılan kombinasyon renkleri şaşırtıcıdır.Более разнообразными были и применяемые сочетания цвета.
İlk şaşırtıcı sonuç Knın etkin olarak hesaplanamayacağı gerçeğidir.Оно столь велико, что точный подсчёт невозможен.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.И Смит, по крайней мере, с этим соглашался: «Да, это так.
Bu gerçekten şaşırtıcı bir başarıydı çünkü albüm tamamen Korece şarkılardan oluşuyordu.Альбом полностью состоял из корейских песен.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Чётко выражена смена сезонов года.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Несмотря на весьма юный возраст, очень любознательна и умна.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Колонки — как правило, стереофоническая акустическая система.
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.«Зимняя сказка» — причудливая фантазия, рассказ «о невероятном, где всё вероятно».
Bu durum ikisini de şaşırtır.Это положение тяготило обоих.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.انتعشت روسيا من الانهيار المالي في أغسطس 1998 بسرعة مذهلة.
Toll, Almanca'da "şaşırtıcı" ya da "çılgın" anlamına gelmektedir.الوصف " تول " هو وصف بالألمانية يعني "مذهلة" أو "عظيمة".
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.على الرغم من صغر سنها إلا إنها امتازت بالذكاء الشديد وقوة الملاحظة.
Kullanılan kombinasyon renkleri şaşırtıcıdır.الجمع بين هذه الألوانِ مقبول.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.تُفيد بعض المقاربات البديلة بأنَّ المعلومات المفاجِئة تتمَيّز عن غيرها وبذلك يَسهُل تذكُّرها.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Talvez, o mais surpreendente é que Hitler respondeu: "Eu sei.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.A Rússia recuperou-se do colapso financeiro de 1998 com uma velocidade incrível.
İlgi çekici ve şaşırtıcıydı ve bu bölüme gerçekten gönlümü koydum." ifadelerini kullandı.Foi surpreendente e cativante e eu realmente coloquei meu coração naquele episódio".
Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı ve heyecan vericiydi.Os resultados foram surpreendentes e interessantes.
Şaşırtıcı şekilde 6 hafta boyunca listede 1 numara olarak kaldı.Por seis semanas seguidas ficou no número 1.
Otizmin terminolojisi şaşırtıcı olabilir.A terminologia do autismo pode causar confusão.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Algumas abordagens alternativas dizem que informações surpreendentes se sobressaem e se revelam memoráveis.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Acho que ambas são horríveis.
Tal kombinatif becerilerini şaşırtıcılığı sebebiyle "Riga Sihirbazı" olarak da anılır.Conhecido também como "mago" pois domina a magia do futebol com perfeição.
Gardner yazısında: Yayınlanmasından beri, gelişebilen kalıpların şaşırtıcı yoluyla çok ilgi çekiyor.Desde sua publicação, ele tem atraído muito interesse devido aos caminhos surpreendentes que pode tomar.
WAR, INC. eğlenceli ve şaşırtıcı derecede dokunaklı bir film.Super é um filme inegavelmente divertido.
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.Se surpreende dizendo as palavras "muito interessante".
O öpücük şaşırtıcıydı.Aquele beijo foi incrível.
Öpücük şaşırtıcıydı.O beijo foi incrível.
Sarayının büyüklüğü ve görkemi şaşırtıcı boyutlardadır.Over het uiterlijk en omvang van het kasteel is weinig tot niets bekend.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Volgende theorie is het meest aannemelijk.
Şaşırtıcı biçimde iyi eğitimlidir.Hij werd uitstekend opgeleid.
Sanatçı ardından mutfağa yönelerek burada kahvaltı yapmakta olan aileyi şaşırtır.Tijdens de scène waar de familie zit te eten, wisselt het voedsel op de tafel steeds van positie .
Bu yüzden "Glorfindel meselesi"nin meydâna gelmesi şaşırtıcı değildir.Het wekt geen verbazing dat dit gebruik van 'te' ook in het Fries voorkomt.
İlgi çekici ve şaşırtıcıydı ve bu bölüme gerçekten gönlümü koydum." ifadelerini kullandı.Het was buitengewoon leerzaam en inspirerend om mijn mening met u te delen.'
İnsanlar seni şaşırtıp duruyor.Mensen blijven je verrassen.
Bu Lisetta'yı şaşırtır.Ten godzi się z Lisettą.
Şaşırtıcı biçimde iyi eğitimlidir.Fachowo bardzo dobrze wyszkolony.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Obydwie strony wydają się być tym zaskoczone.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.Jego poglądy polityczne miały charakter faszyzujący.
Ama bu ikinci sezonun en şaşırtıcı anlarından biri olmasına engel olmadı".Nic nie zapowiadało, że będzie to dla zabrzan jeden z najgorszych sezonów.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Następna scena jest zaskoczeniem.
Berry "bu filmde Storm'la ilgili şaşırtıcı ve açıklayıcı bir şey var.O tym wydarzeniu opowiada film fabularny „Storm and Sorrow”.
İlk hasat 1956'da şaşırtıcı bir başarı gösterdi.Zbiory w 1956 okazały się oszałamiającym sukcesem.