şüpheli ile cümle

şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saldırı sonrası yapılan ilk incelemede güvenlik kameralarında olası bir şüphelinin görüldüğü açıklandı.Možný podezřelý byl podle neověřených zpráv viděn v bezpečnostních kamerách metra.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.Během střetnutí byl zajat velitel jednoho oddílu.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Tehdy se uváděl coby úředník spořitelny.
Mahkeme 21 şüphelinin tekrar tutuklanmasına karar verdi.Stěžovatel vzal dále věc 12.
Daha sonra, Gestapo tarafından izlenen bir "şüpheli kişi" oldu.Přesto bylo gestapu podezřelé.
Altıncı Ordunun yarma harekâtı için yeterli gücü olup olmadığı da şüpheliydi.Model měl vážné pochyby, zda je 9. armáda natolik silná, aby svěřené úkoly dokázala splnit.
Ama bu başarının ne kadar devamlı olacağı şüphelidir.Na něm závisí, jak dlouho u dané činnosti setrvá.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.Vyniká ve sledování podezřelých osob.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.Legea suspecților a fost votată la 17 septembrie 1793.
Sezar kitabında çarpışma uzun ve şiddetli olarak şüpheli başarı ile sürdürmüştür. demektedir.Cezar scrie că lupta a fost lungă și cu succes îndoielnic.
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.Numeroși martori au auzit un suspect, deși nimeni nu este de acord cu privire la limba vorbită de acesta.
Tutuklanan şüpheliler, 28 Şubat 2014'te serbest bırakıldı.Un individ suspect a fost internat în spital la data de 28 martie 2014.
Yeni çalışmalar bu bakış açısını şüpheli bulmaktadır.Studii recente pun serios la îndoială acest fapt.
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Cum asta nu duce la dispariția echipajului "imaginar", dl.
Keyser Söze, 1995'te çekilen Olağan Şüpheliler filminde yer alan kurgusal karakterdir.Keyser Söze, personaj fictiv din filmul The Usual Suspects.
Yunan yargısı şüphelinin Türkiye'ye iade edilmesine hükmetti.Guvernul britanic a luat hotărârea să readucă Turcia sub controlul lui.
Aylarca fiziksel ve psikolojik terapi gördükten sonra; şüpheli kişi bulunur ancak onu teşhis etmeyi reddeder.Cu toate că nu trece peste o serie de examinări fizice și psihologice, M îi aprobă întoarcerea pe teren.
Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.Ca rezultat, referendumul nu a avut loc, iar semnăturile suspecte au fost transmise la Procuratură.
Bir kişi kaçan şüphelilerce bıçaklanarak öldürüldü.Câțiva copii care au încercat să fugă au fost împușcați.
Ben bundan oldukça şüpheliyim.Eu mă îndoiesc destul de mult de asta.
Bu kadar şüpheli olmayın.Nu fiți atât de suspicios.
Bu kadar şüpheli olmayın.Nu fiți atât de suspicioși.
Ben bir şüpheli miyim?Sunt suspectat?
O bana şüpheli görünüyorAcest lucru mi se pare suspect.
Üç şüpheli gözaltına alındı.Trei suspecți au fost arestați.
Onun gerçeği söylediğinden şüpheliyim.Mă îndoiesc că ea a spus adevărul.
1983 yılında Green River cinayetlerinin baş şüphelilerindendi.1983-ban gyanúsították meg a Green River-i gyilkosságokkal.
Yaşaması şüphelidir.Létezése kétséges.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Ezek miatt elég gyanúsnak tűnt számára a férfi.
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.Bár rengeteg tanú hallotta a gyanúsítottat, egyikük elmondása sem egyezik abban, milyen nyelven beszélt.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.C. Igen, ön ártatlan, de be tudja ezt bizonyítani?
Ama bu başarının ne kadar devamlı olacağı şüphelidir.Azt azonban még nem lehet tudni, hogy a változás mennyire bizonyul tartósnak.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Így a két férfi soha nem találkozott személyesen és nem váltak gyanússá.
Ayarladığı adam şüpheli tavırlarla kıraathaneye gelir.Útitársa fecsegését, léha viselkedését visszafojtott indulattal viseli.
1983 yılında Green River cinayetlerinin baş şüphelilerindendi.Vuonna 1983 hänet nimettiin epäillyksi Green Riverin murhista.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Epäiltyjä oli monia.
Birtakım sakinler de genç aktivistlerin ajan olabileceklerinden şüpheliydiler.Aku alkoi epäillä, mitä pojat salailevat.
O zamandan beri bu ölüm şüpheli görülmekte ve bu konuda tartışmalar yapılmaktadır.Sittemmin saavutusta on epäilty ja sitä kohtaan on esitetty vastaväitteitä.
İddianamede 196 askeri personel şüpheli olarak yer aldı.Selvisi, että 136 poliisia epäillään urkinnasta.
Daha sonra şüpheliler karşımıza çıkar.Myöhemmin molemmat emot saalistavat.
İşlenen bir cinayetin şüphelisi olarak tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.Hänen poikansa pidätettiin epäiltynä teosta.
Fakat bununla beraber dilin tarihîliği şüpheli görülür olmuştur.Erittäin juhlallinen vastaanotto kuitenkin tuntuu epäilyttävältä...
Tarihsel varlığı şüphelidir.Tyylisuunnan historiallisuus on kyseenalaista.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Huonoimmassa tapauksessa molemmat huijaavat ja kärsivät vähän.
Ve bu durumun onların içerisinde farklı olarak ortaya çıkacağından şüpheliydi.Haitat Selaimet näyttävät asian eri tavoin.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tämän jälkeen kaapparit antoivat periksi ja antautuivat poliisille.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Heitä epäillään rahanväärentäjiksi.
Şüphelilerden biri Scott Ruffalo'nun rus ruleti oynarken kendi kendini vurduğunu iddia etti.Ένας από τους υπόπτους ανέφερε στην αστυνομία ότο ο Σκοτ Ράφαλο αυτοπυροβολήθηκε καθώς έπαιζε Ρωσική ρουλέτα.
Saldırıdan sonra 52 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.Συλλαμβάνεται από την αστυνομία ένας ύποπτος ηλικίας 52 ετών.
Şüpheliler serbest bırakıldı ama soruşturma devam etti.Οι μάρτυρες αφέθηκαν αργότερα ελεύθεροι, ενώ συνεχίζεται η αστυνομική έρευνα.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Οι δύο δολοφόνοι έτσι καταφέρνουν να μην πέσουν υποψίες πάνω τους.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Τοπικά ΜΜΕ μεταδίδουν ότι ο δράστης παραδόθηκε στην αστυνομία.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.Η καταγωγή του ονόματος αυτού παραμένει αμφίβολη.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.Ως ύποπτος για την επίθεση συνελήφθη ένας έφηβος.
Ancak genç adam yetişkinliğe adım atmasından bir gün önce aniden ve şüpheli bir şekilde öldü.Λίγο αργότερα, πέθανε νέος και άτεκνος.
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.Ισχυρίζονται πως η θρησκευτική πίστη είναι παράλογη.
Silahta kalan parmak izleri şüphelininki ile uyuşuyor.Τα δακτυλικά αποτυπώματα που έχουν απομείνει στο όπλο ταιριάζουν με εκείνα του υπόπτου.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Ifølge agenten så han mistænkelig ud.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.Loven om mistænkte vedtages 17. september 1793.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Selvom Claire finder u-vendingen mistænkelig, accepterer hun.

İlgili Sayfalar