şüpheli ile cümle

şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ve bu durumun onların içerisinde farklı olarak ortaya çıkacağından şüpheliydi.No entanto, elas duvidam que ele comparecerá.
Buna rağmen Hitler yeterli olup olmadığından şüpheliydi.Mesmo assim, Hitler expressou dúvidas sobre sua adequação.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Mas há dúvidas sobre sua existência histórica.
Şüpheli olan varlıklarına bir kez inanıldıktan sonra dönemlere göre resmedilişleri değişmiştir.Mais tarde, quando suas suspeitas são confirmadas, a sua vida muda para sempre.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.Autópsia confirma suspeitas
Geride ise çözümlenemeyen pek çok soru ve şüpheli vardır.Aparente ter muitos segredos e mistérios por resolver.
Bu nedenle şüpheliler listesindedirler.Eles estão todos na lista de assassinos.
Fakat bununla beraber dilin tarihîliği şüpheli görülür olmuştur.Apesar disso, seu talento para línguas foi imediatamente reconhecido.
Tanı şüpheliyse üç test daha yapılabilir; CT, US ve kontrastlı grafi.Poderá também fazer a mesma contagem se jogar o Três sobre o Ás, Dama e Três que estão na mesa.
Bu hesap defterinde birçok şüpheli noktalar var.Há muitos pontos questionáveis neste caderno de contabilidade.
Tom'un şüpheli olduğunu sanmıyorum.Eu não acho que Tom está desconfiado.
(Bu bilgi şüphelidir.Mahallenin adının Oğuzların Eymür boyundan geldiği sanılmaktadır.)Vaders wijze woorden zijn door de onbezonnenheid van de zoon bevestigd.")
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Er zijn verdachten genoeg.
Sorgulamada şüphelinin söylediği tek bir şey vardır: “Jack Reacher’ı bulun!”.Hij wordt gearresteerd, en hij zegt maar een ding: "Haal Jack Reacher er bij.".
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.Op 17 september 1793 werd de wet tegen de verdachten aangenomen.
Yaşaması şüphelidir.Aan zijn bestaan wordt getwijfeld.
İki şüpheli daha sonra kaçtı.Twee verdachten werden later gearresteerd.
Olayın bir diğer şüphelisi ise El Kaide'ye bağlı El Nusra örgütüdür.De wapens zouden bedoeld zijn voor het aan al-Qaida gelieerde al-Nusra.
Kontrol şüpheli durumuna düşer.Controle vindt incidenteel plaats.
Birtakım sakinler de genç aktivistlerin ajan olabileceklerinden şüpheliydiler.Lehman heeft wel betwijfeld of dit ook voor de jonge dieren zou lukken.
Toplum hala Lucas hakkında şüphelidir.Zijn ouders zijn zich niet bewust van Lucas’ problemen.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Stel dat beide verdachten zwijgen.
Buna rağmen Hitler yeterli olup olmadığından şüpheliydi.Er heerste onzekerheid en verwarring over het feit of Hitler nog in leven was.
Bu kadınların hepsi de büyücülük suçlamaları için "olağan şüpheliler" tanımına uyuyordu.Allerhande "aanwijzingen" waren reden om de vermeende heks te martelen.
Ortada ise birden çok şüpheli vardır.Ama hepsi de kurbanın ailesindendir.Hij verdenkt iedereen in de familie, maar ze hebben allemaal een alibi.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Aan verdachten is er geen gebrek.
Kararınız çok şüpheli.Uw besluit is heel betwistbaar.
Polis şüpheliyi tutukladı.De politie arresteerde de verdachte.
Her şüpheli eylemi hemen rapor et.Rapporteer elke verdachte activiteit onmiddellijk.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Całość wydała się policjantom bardzo podejrzana.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.Stanowiła kontynuację dekretu o podejrzanych z 17 września 1793 r.
Şüpheliler serbest bırakıldı ama soruşturma devam etti.Później został wypuszczony na wolność, lecz dochodzenie nadal trwa.
Giles, Buffy'i bulur ve cadıların şüpheli olabileceklerine dikkat çeker.Bubbles, zdolna do czytania w myślach, miałaby się dowiedzieć, co czarodzieje ukrywają.
Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.Nie znaleziono jednak potwierdzenia tych oskarżeń i podejrzany został wypuszczony.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Słysząc to, oddała się w ręce policji.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.W ten sposób usypia czujność podejrzanych.
Bu durum fotoğraf yorumunun şüpheli olduğunu düşündürmektedir.Jego zdaniem zarzuty o monotonię są wątpliwe.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Podejrzewano go o zdradę interesów Florencji.
Şüphelilerin çoğu tutuklandı.Aresztowano większość podejrzanych.
Daha sonra "Güç İstenci" adlı kitabında toplanmak istenmişse de, bu kitap şüphelidir.När min bok publicerades, var Queen nämligen halvvägs på en bok med exakt samma uppslag!"
İki şüpheli daha sonra kaçtı.Två misstänkta flydde sedan till fots.
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.Flertalet vittnen berättar att de hört en misstänkt, men ingen är överens om vilket språk som talats.
Hastalıktan şüpheli hayvanlar hemen ayrı bir ahıra alınmalıdır.Ett sjukt djur måste omedelbart hållas åtskilt.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.Självmord misstänktes, men kunde inte bekräftas.
1844'ten beri Andrew Cross'un oğlu John’la şüpheli bir ilişkisi vardı.Hon hade från 1844 ett oklart förhållande med amatörforskaren Andrew Crosses son John.
Olayın bir diğer şüphelisi ise El Kaide'ye bağlı El Nusra örgütüdür.Gruppen i sin tur ska vara nära knuten till Al Qaida.
Her ne kadar önesürümler süpheli olsa da.Detta gäller oavsett hur många poler OP:n har.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Det blir många antaganden.
7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı.Så sent som 7 juni 1987 blev den efterlängtade centralidrottsplanen verklighet.
Bir kişi kaçan şüphelilerce bıçaklanarak öldürüldü.Båda dödades av en misstänkt krypskytt.
Şüpheli değildir.Skäligen misstänkt.
Bazı kaynaklarda çift yıldız olarak gösterilmektedir ancak bu durum şüphelidir.Det finns indikationer på att komponent B i sig kan vara en dubbelstjärna, men detta är osäkert.
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.Прогноз завжди сумнівний.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Так що кандидатів у підозрювані дуже багато.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Автентичність інших сумнівна.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.На суді п'ятеро імовірних спільників були виправдані.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.Легальність цього видання сумнівна.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.На Черкащині під час затримання підозрюваного загинув міліціонер.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.По можливості не викликати жодних підозр.
Komplocu: Seçeceğiniz insanın evine şüpheli eşyalar koyun.Для скидання предметів використовуйте в тому числі прилеглі будинки.

İlgili Sayfalar