şüpheli ile cümle

şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
G Evresi şüphelidir.Richard George Zweifel.
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Welche der Nichten hat einen Vorteil aus dem plötzlichen Tod des reichen Onkels?
30 şüpheli için gözaltı kararı yazdı, ancak Emniyet Müdürlüğü savcının talimatını uygulamadı.Frisch gibt an, dass er den Polizisten nicht erschossen hätte, trotzdem erlässt der Staatsanwalt Haftbefehl.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.Sie observieren nun alle Verdächtigen.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Dabei wurden die meisten der dort verschanzten Separatisten gelyncht.
Daha sonra, Gestapo tarafından izlenen bir "şüpheli kişi" oldu.Später wird Holler als „politisch verdächtig“ von der GeStaPo verhaftet.
Şüpheliler serbest bırakıldı ama soruşturma devam etti.Später wurden die Vorwürfe abgemildert, aber die Ermittlungen blieben bestehen.
2007 senesinde bir kadın kendisini takip etmekten şüpheli bulunduğu için tutuklanmıştır.So wurde er 2007 festgenommen, weil er eine Undercoverpolizistin für eine Prostituierte hielt.
Bu sanal sunuculara giden herhangi bir trafik ise şüpheli bir durum olarak değerlendirilecektir.Alle anderen die Verkehrssicherheit beeinträchtigenden Ordnungswidrigkeiten werden mit einem Punkt bewertet.
Şüphelilerden ikisi 4 Kasım 2011'de başarısız bir banka soygununun ardından intihar etti.Drei Angehörige der Einheit wurden bei einem Selbstmordanschlag in Kabul im Oktober 2004 verletzt.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Ermittelt wird wegen des Verdachts des Abrechnungsbetruges von Fördermitteln.
Hollywood Reporter, profesyonelce olmayan filmin görüntüsüne dayanarak bu iddianın şüpheli olduğunu belirtti.Und The Hollywood Reporter meinte, dem Film fehle die Substanz der Serie.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.Im Laufe der Ermittlungen verhaftete die Polizei mehrere Hauptverdächtige.
Mahkeme 21 şüphelinin tekrar tutuklanmasına karar verdi.Zudem verlangt das Gericht die Wiedereinsetzung von zwölf Parlamentsabgeordneten.
Ancak iki şüpheli delil yetersizliğinden serbet bırakıldı.Beide wurden jedoch aufgrund unzureichender Beweise freigelassen.
Sonrasında şüpheli tür adayı olmuştur.Anderen Inselbewohnern hingegen war sie eher suspekt.
Onun sözlerinin doğru olduğundan şüpheliyim.Je doute que ses paroles soient la vérité.
Onun topluluk önünde bir konuşma yapabileceğinden şüpheliyim.Je doute qu'il puisse faire un discours en public.
Onun gerçeği söylediğinden şüpheliyim.Je doute qu'il dise la vérité.
Bu kelimenin Esperanto'da olduğundan şüpheliyim.Je doute que ce mot existe en espéranto.
Bu soygun suçundan dolayı çoğu şüpheli tutuklandı.Plusieurs suspects ont été arrêté dans cette affaire de braquage.
Tom'un cinayetin şüphelileri arasında olduğuna şaşırmıştım.J'étais étonné que Tom soit parmi les suspects du meurtre.
Şüpheli Michonne, Vali ve adamları tarafından getirilen Ulusal Muhafaza araçlarını incelemketedir.Michonne, suspecte, examine les véhicules de la Garde nationale récupérés par le gouverneur et ses hommes.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.La loi des suspects est votée le 17 septembre 1793.
Bu nedenle şüpheliler listesindedirler.Il est inscrit sur la liste des suspects,,.
Daha sonra "Güç İstenci" adlı kitabında toplanmak istenmişse de, bu kitap şüphelidir.Quand ces formes sont marquées, elles se prononcent de façon accentuée : dat is mijn boek (c'est mon livre !)
İki şüpheli daha sonra kaçtı.Deux suspects prennent la fuite.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Les suspects sont nombreux...
Şüpheli değildir.Suspect uniquement.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.Susan donne à la police les noms de trois criminels potentiels.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.L'équipe chercha des suspects vraisemblables.
Polisler gelir ve Shepard anında şüpheli durumuna düşer.Ils y arrivent et Sheppard effectue un amerrissage catastrophe.
Tanımlandığında Pelecanidae familyası ile ilikilendirilmiştir ancak günümüzde bu tanımlama şüphelidir.Cette espèce a été décrite du Chili, mais son identité est actuellement incertaine.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.Il décide de faire croire à sa mort, afin que ses ennemis arrêtent de le pourchasser.
Hatta bu yolculuğun gerçekten yapıldığı dahi şüphelidir.Le doute pèse également sur son véritable itinéraire.
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.La mauvaise foi est toujours soupçonnée.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.Son existence sous ce nom est toutefois douteuse.
Bu trafiği analizi ve şüpheli davranışlar olarak algılanmasını kolaylaştırır.Le comportement criminel est appris tout comme le comportement approprié.
Olay incelendi ve şüpheliye ulaştıracak hiçbir kanıta rastlanmadı.Les faits sont prouvés, on ne peut avoir le moindre doute sur ce qui s'est passé.
Çok sıcak iklimler için uygun olduğu şüphelidir.Cette variété supporte très bien les climats chauds.
Bob'un doğumgünü partime geleceğinden şüpheliyim.Dudo que Bob venga a mi fiesta de cumpleaños.
Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.El sospechoso por fin empezó a confesar.
Şüpheli itiraf etti.El sospechoso confesó.
Şüpheli, terkedilmiş bir fabrikada saklanıyordu.El sospechoso estaba escondido en una fábrica abandonada.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.Se votó la ley de sospechosos el 17 de septiembre de 1793.
Daha sonra Herschel, M73'ü şüpheli bir küme olarak not etti.Además, Herschel observó que la designación del M73 como cúmulo era cuestionable.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Se duda de su existencia histórica.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.De hecho, la autenticidad de esta carta es dudosa.
Fakat bununla beraber dilin tarihîliği şüpheli görülür olmuştur.A pesar de todo, el diario era en verdad sospechoso.
Katou'nun ölüm haberi kısa sürede yayılır ve ilk şüpheli olarak Setsuna'nın peşine düşülür.Al poco tiempo se hace pública la muerte de Sakai y London queda como principal sospechoso.
Şüpheliler serbest bırakıldı ama soruşturma devam etti.Todos los prisioneros no fueron puestos en libertad, pero la operación continuó.
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Nekomata ¿Una peligrosa trampa de amor peligrosa?
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tras finalizar el ataque, los atacantes se entregaron a la policía.
Saldırıdan sonra 52 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.A los 52 años quedó ciego de un ojo tras el ataque.
Ayarladığı adam şüpheli tavırlarla kıraathaneye gelir.La gente que encuentra lo trata con sospecha.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.Estas tuvieron muchos pretendientes.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Ambos, con una tristeza evidente, se confiesan que se echarán de menos.
Şüpheli araç kaza yapar ve içerisinden iki adam çıkar ve vurularak o an ölürler.Allí, el vehículo para, se bajan dos de los prófugos y comienzan a disparar.
Ancak her iki bilgi de yaygın görüşe göre şüphelidir.Los dos tienen pocas dudas de que se trata de una manifestación sobrenatural.
Şüpheliler yakalanmalı ve yetkililer tarafından yargılanmalı ifadesinde bulundu.Que se atrevan a llevarme a los Tribunales y que me juzguen públicamente.

İlgili Sayfalar