şüpheci ile cümle

şüpheci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Ils tendent à être taciturnes et méfiants envers les étrangers.
Polis şüpheci.La police est cependant sceptique.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Sur l'autre face, il y avait Suspicion.
O çok şüpheci.Ella es muy escéptica.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Con respecto al diferencial trasero existían dudas.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Diffidente e riservato verso gli estranei.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.К посторонним людям недоверчивы и подозрительны.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.С самого начала это признание вызвало серьёзные сомнения.
Ancak daha sonra Ehman bu şüpheci tutumunu değiştirmiştir.Мусульмане выступили против него после битвы.
2016 itibarıyla bazı gözlemciler şüpheci olmaya devam ediyor.واعتبارا من عام 2016، لا يزال بعض المراقبين متشككين.
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum.""انا لا اعرف ان كان الاله موجودا ام لا، لكني اميل إلى الشك بوجوده".
Sorgulayıcı ve şüphecidir.ساذج أو شكاك.
Tom gerçekten şüpheci olduğunu söyledi.قال توم إنه كان حقا مُشكِّكًا.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.É reservado e desconfiado com estranhos.
Kendrick Frazier, editör, Şüpheci Inquirer.Kendrick Frazier, Editor da revista Skeptical Inquirer.
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.O seu talento começou a revelar-se quando ainda era pequeno.
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum.""Eu não sei se Deus existe, mas estou inclinado a ser cético."
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Hij is waaks en tegenover vreemden wantrouwig.
Sorgulayıcı ve şüphecidir.Ze reageert zeer jaloers en wantrouwend.
Merkezinde Tanrı olan bir felsefe geleneğinin şüpheciliğe imkân tanımayacağı açıktır.Over welke vinger bij welke god hoort, is niet veel eenduidigheid.
Buna göre Protagoras’ın şüpheciliği göreli şüphecilik olarak tanımlanır.Of Atuatuca een eigennaam was, is volgens sommigen twijfelachtig.
Kendi tınısına şüphecileri bile dans ettiriyor.In zijn vrije tijd is Bezzina ook zanger.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Pozostaje powściągliwy i podejrzliwy w stosunku do obcych.
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.Zaczyna nabierać podejrzeń, co do chłopaka.
Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inanççılık) karşıtıdır.Dogmatyzm jest przeciwieństwem sceptycyzmu.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.José Revueltas od początku miał rewolucyjne poglądy.
Kendi tınısına şüphecileri bile dans ettiriyor.Enstaka visor sjöng han även på sin hembygds jämtska.
Polis şüpheci.Mutor misstänktes.
Bazen diğerleri hakkındaki şüphecilikleri onların kuşkucu, dostça olmayan ve geçimsiz olmalarına neden olur.Ibland är det deras skepticism inför andras motiv som gör dem misstänksamma och ovänliga.
Sahibi dışında yabancılara şüpheci yaklaşır.Den är trogen mot sin ägare men misstänksam mot främlingar.
Polis şüpheci.Бранець сумління.
Sonrasında her çeşit otoriteden kuşku duymaya başladı ve şüpheci bir tavır geliştirdi.На щастя все скінчилося покаранням кількох підозрілих різками.
Sorgulayıcı ve şüphecidir.Дикі, обережні й підозрілі.
Ona göre kesin bilgi mevcuttur, şüphecilik ise bir yöntem mahiyetindedir.Popření a pochybování se totiž nevztahuje na vědění vůbec, ale na vědění jako výsledek.
Modern arkeoloji bu krallığın mevcudiyeti konusunda şüphecidir.Někteří vědci však pochybují o existenci tohoto panovníka.
Dogmatizmin karşıtı septisizm yani şüphecilik, kuşkuculuktur.Protikladem je doktrinářství, dogmatismus.
Stanley "Stan" Uris: Stan grubun en şüpheci üyesidir.Stanley "Stan" Marsh Často nejupřímnější člen party.
Septisizm (şüphecilik) dogmatizmin (inanççılık) karşıtıdır.Scepticismul se opune dogmatismului.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Îi priveau pe străini că fiind josnici și respingători.
Polis şüpheci.Rügyei gyantásak.
Başlangıçta büyük bir şüphecilik mevcut olsa da, haklılıkları sonradan ispatlandı.2012 elején még tagadták a felmerült pletykákat, de később kiderült az igazság.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.Maria Rasputinan elämä vallankumouksen jälkeen oli vaiheikasta.
Şüpheciliğini küçük bir çocuk iken gelişmeye başladı.Sivertsen aloitti hiihtämisen jo pikkupoikana.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Se suhtautuu vieraisiin epäluuloisesti.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Είναι αδίστακτη και καταπιεστική προς τα παιδιά της.
Polis şüpheci.Θεοφύλακτος Ακρίτας.
Stanley "Stan" Uris: Stan grubun en şüpheci üyesidir.Στάνλεϊ Γιούρις Ο Σταν είναι το πιο σκεπτικó και επιφυλακτικό μέλος.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Φλυείς), εν αμφιβάλλομένη θέσέι.
Sonrasında her çeşit otoriteden kuşku duymaya başladı ve şüpheci bir tavır geliştirdi.Στη συνέχεια έγινε βουλευτής και σταδιακά ανέλαβε διάφορα υπουργικά αξιώματα.
Bu dönemde Einstein ayrıca o dönemde oldukça yaygın olan esir fikri hakkında şüpheci bir şekilde düşünüyordu.Lehmann hadde på denne tiden enerett på trykking av den ferske Grunnloven.
2016 itibarıyla bazı gözlemciler şüpheci olmaya devam ediyor.Hingga 2016, beberapa pengamat tetap skeptis.
Bir başka şüpheci filozof da Descartes'tır.Dia juga salah seorang pengikut filsuf terkemuka, René Descartes.
Polis şüpheci.Quân yên tưởng thật.
Descartes'ın şüpheciliğine yöntemli şüphe adı verilir.Hãy lấy mối nghi ngờ mơ của Descartes làm ví dụ.
2016 itibarıyla bazı gözlemciler şüpheci olmaya devam ediyor.2016年、汚職疑惑が浮上。
Descartes'ın şüpheciliğine yöntemli şüphe adı verilir.オズワルドの動機に関する推測は断ち切らねばならない。
Ancak daha sonra Ehman bu şüpheci tutumunu değiştirmiştir.法屬以後,事情漸變。
Bazen diğerleri hakkındaki şüphecilikleri onların kuşkucu, dostça olmayan ve geçimsiz olmalarına neden olur.他们对他人的动机持怀疑态度,导致他们多疑、不友好。
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum."』師曰:『寧我負卿,無卿負我。
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.完颜亮本怀觊觎,通过这件事更加疑畏。

İlgili Sayfalar