şölen ile cümle
şölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Moriones ve Sinulog festivalleri ülkedeki en bilinen şölenlerdir.Os festivais Moriones e Sinulog são um dos mais bem conhecidos.
Mass ayini A major, Messe solennelle (üçüncü), (X. Charles'in taç giyme töreni için 1825).Missa in Lá maior, Messe solennelle (terceira), para a coroação de Carlos X (1825).
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Jesus disse: "Agora tirai e levai ao mestre-sala".
Şölende Kızılay ile birlikte Kan Bağışı kampanyası yapılmıştır.Houve uma campanha Doação de Sangue Nerd.
İstediği izni alan Egrek şölenler verip eğlenir sonra da akına çıkar.Doa a quem doer, Tomas quer mais é se divertir.
Şölen ve Sanat Postası adlı dergiler ile Halkın Sesi gazetesinin yayınlarına katkı sağladı.Tornou-se repórter e titular do programa A Voz do Povo.
İnsanın yaratılışı şerefine verilen şölende bütün tanrılar içerek sarhoş olmuşlar.Om je pijnen te verzachten Staat de drank der goden klaar.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Kobietom niezamężnym Allah da męża, z którego będą zadowolone .
Genelde küçük bir şölen yapılır veya yemek verilir.Niekiedy praktykuje się poczęstunek lub wspólny posiłek.
Şölen (Platon) (Symposion), Platon'un eseri.För Platons dialog, se Symposion (Platon).
Bu da bir şölen havasında gerçekleştiriliyordu.Detta hände dessutom mitt under en pest.
Senato, bir şölen sırasında Nero hakkında olumsuz konuşan praetor Antistius'u ölüme mahkûm etti.Senaten dömde praetorn Antistius till döden för att på en fest ha talat illa om Nero.
Ayrıca her yıl belirli dönemlerde puhut şöleni denen bir şölen düzenlenmektedir.Varje festival präglas också av ett bestämt tema som varierar från år till år.
CAL Gençlik Şöleni İlk defa 2012 yılında düzenlenmiştir.Luleå Pride arrangerades för första gången år 2012.
Kosova ve İzmir'de yapılan Şiir şölenlerinde Azerbaycanı temsil etti.Han representerade därmed Litauen i Baku i Azerbajdzjan med låten.
O sırada herkes şölene katılmıştı.Всі вони були в Кусково.
Holmes'in cinayet şöleni Boston'da 17 Kasım 1894'te Pinkertonlar tarafından yakalanmasıyla sona erer.Вбивчі веселощі Холмса закінчилося з його арештом у Бостоні в листопаді 1894 року.
Ayrıca her yıl belirli dönemlerde puhut şöleni denen bir şölen düzenlenmektedir.Každé décadi se navíc slavil svátek něčeho.
Pilav Şöleni ile çevredeki bütün köylere örnek olmuştur.Po celém Japonsku jsou proslulé zdejší hrušky naši.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Femeile cinstitesunt pioase, păstrând în taină ceea ce Dumnezeu păstrează.
Geri dönüşünde Duilius adına Roma'nın ilk zafer şöleni düzenlenmiştir.La întoarcere, Duilius a fost primit cu triumf la Roma.
O sırada herkes şölene katılmıştı.Apoi toți cei invitați se așezau la masă.
Bu da bir şölen havasında gerçekleştiriliyordu.Audițiile se desfășurau într-o atmosferă austeră.
Şölen (Platon) (Symposion), Platon'un eseri.Pentru Dialogul lui Platon vedeți Sofistul (Platon).
Holmes'in cinayet şöleni Boston'da 17 Kasım 1894'te Pinkertonlar tarafından yakalanmasıyla sona erer.A Pinkerton nyomozóiroda segítségével 1894. november 17-én kapták el Bostonban.
Sokrates’in Savunması ve Şölen, (Çev.Plato, Socrates védelme és Kritója.
(Solenne in quest'ora - Bu acil saatte bana yemin et.)Királynő: „Ünnepélyesen esküszöm, így teszek.”
(Solenne in quest'ora - Bu acil saatte bana yemin et.)Raittinen) Lupaan, vannon – 5.14 (säv.
Bu da bir şölen havasında gerçekleştiriliyordu.Sitä on ilmastettu juhlasuihkulla.
Seri katiller ile şölen katillerini birbirine karıştırmamak gerrekir.Kuinka me lohduttaudumme, me kaikkien murhaajien murhaajat?
Şölende bütün malını mülkünü ululara dağıtır.Kaljuuna palautetaan sen oikealle omistajalle kaikkine aarteineen.
CAL Gençlik Şöleni İlk defa 2012 yılında düzenlenmiştir.Nuorten talviolympiakisat järjestettiin ensimmäistä kertaa vuonna 2012.
Süregelen etkinlikler, şölene dönüşmektedir.Η θερμόσφαιρα βαθμιαία μεταβάλλεται στην εξώσφαιρα.
Şölen (Platon) (Symposion), Platon'un eseri.Symposion (Platon) – en dialog af Platon.
Bişapur'da, yerlerin bir kısmı, resmi ziyafetler gibi şölenleri gösteren mozaiklerle dekore edilmiştir.Ved Bishapur var noen av gulvene dekorert med mosaikk som viser scener fra festligheter som ved en bankett.
O sırada herkes şölene katılmıştı.Alle fikk jobb i messen.
Erişim tarihi: 28 May 2010. ^ "Solenodon cubanus".Diakses tanggal 28 May 2010. ^ "Solenodon cubanus".
Ölümü yaklaşınca milletinin ulularını toplar ve büyük bir şölen yapar.Sesudah dia wafat, banyak orang yang berziarah dan bernazar ke kuburnya.
Şölende bütün malını mülkünü ululara dağıtır.Tanah warisannya lebih banyak dia bagikan kepada rakyatnya.
Britannicus, 55 yılı Şubat ayında bir şölen sırasında Nero'nun emriyle gizlice zehirlendi.Tháng 2 năm 55, Britannicus bị đầu độc theo lệnh của Nero.
Moriones ve Sinulog festivalleri ülkedeki en bilinen şölenlerdir.Lễ hội Moriones và lễ hội Sinulog là cặp lễ hội được biết đến nhiều nhất.
Holmes'in cinayet şöleni Boston'da 17 Kasım 1894'te Pinkertonlar tarafından yakalanmasıyla sona erer.ホームズの連続殺人は、1894年11月17日にボストンで、フィラデルフィアから付けてきたピンカートン探偵社にホームズが逮捕されたことで終わりを告げた。
Avşar’ların şölenlerindeki yemekleri etin sağ umacası (sağ kalçası) idi.淮南節度使楊行密の配下で右衙指揮使を務めた。
Sonra yemek şöleni için büyük salonda toplanırlar.帰着後、大仏殿で献茶式。
Ardından da bir şölen düzenlerler.その後は共同通信杯(GIII)に駒を進める。
Toy (kutsal şölen) ile aynı kökten gelir.徳川家康の帰依を受ける。
Ayrıca her yıl belirli dönemlerde puhut şöleni denen bir şölen düzenlenmektedir.一方で、慶長年間に設置されたとする説がある。
Şölenin en sonunda önceden yaptırdığı tabutu çıkararak bu tabutun kime uyarsa ona verileceğini söyler.他宣布,如果这副棺材适合谁,就把棺材送给他。
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.凡他們選中的,他們都娶來做妻子。
Çok Tanrılı dinlerde (paganizm) Dolunay için şölenler yapılırdı.我当以诸佛国土最上庄严之具而庄严之。
O sırada herkes şölene katılmıştı.결국에는 모두가 트랙에 참여했다.
Şapka, okulun açılış şöleninde her yeni öğrencinin kafasına yerleştirilir.סיכת החבל הימי שחולקה לכל התלמידים בטקס הפתיחה.
Son yıllarda yurt dışından birçok okul spor şölenine katılmaktadır.בית הספר זכה בשנים האחרונות להישגים רבים בענפי ספורט רבים.
Direnişçiler ise 1500 partizanla şölene katılmıştı.Жертвите на партизаните възлизат на повече от 1500 души.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Tada im Isus reče: "Zagrabite sada i nosite ravnatelju stola.
Direnişçiler ise 1500 partizanla şölene katılmıştı.Prvi put se sakupilo na stotine partizana.
Toy denen şölenlerde bol yemek ve içki ikram edilmesi gelenekti.Tako se s pitjem čaja zaželi dobrodošlica in osnovna pogostitev.
Gece gerçekleştirilen ışık gösterileri ile gökyüzü aydınlanıyor, bir görsel şölen yaşanıyordu.Ponoči je celico obsijala svetloba in nastopili so novi čudeži.
Şölen (Platon) (Symposion), Platon'un eseri.Nali on jõuetute enesepettus (Platon).
Avner yirmi kişiyle birlikte Hevrona, Davutun yanına vardı. Davut Avnerle yanındakilere bir şölen verdi.Abner kom til David i Hebron med tyve mann, og David gjorde et gjestebud for Abner og de menn som var med ham.