şölen ile cümle
şölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Krallara layık bir şölen!A feast like this is fit for a king!
Böyle bir şölen krallara yakışır!A feast like this is fit for a king!
Britannicus, 55 yılı Şubat ayında bir şölen sırasında Nero'nun emriyle gizlice zehirlendi.Britannicus was secretly poisoned on Nero's orders during his own banquet in February 55.
Avşar’ların şölenlerindeki yemekleri etin sağ umacası (sağ kalçası) idi.The only food sacrificed to idols was meat.
6 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "atv'de yılbaşı şöleni".Archived from the original on July 6, 2018. "atv'de yılbaşı şöleni".
Bu yılın mayısında Josehson Maharishi’nin Cambridge’e gelişini selamlayan bilgi şöleni düzenledi.In May that year Josephson addressed a symposium held to welcome the Maharishi to Cambridge.
Dagny, veya Aşk Şöleni, Gürcü yazar Zurab Karumidze’nin İngilizce yazdığı roman.Dagny, or a Love Feast is a novel written in English by the Georgian author Zurab Karumidze.
Ölümü yaklaşınca milletinin ulularını toplar ve büyük bir şölen yapar.When he died, he left a large part of his estate to the charity.
Yeremya 16:1-9: Evlilik, yas ve genel şölen geleneklerinden sakınmak.Jeremiah 16:1–9 The shunning of the expected customs of marriage, mourning, and general celebration.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.They consider marriage a solemn covenant between wife, husband and God.
Ardından da bir şölen düzenlerler.They then measure out a run up.
Gece gerçekleştirilen ışık gösterileri ile gökyüzü aydınlanıyor, bir görsel şölen yaşanıyordu.They spent all night in prayer, illumined with heavenly light.
Direnişçiler ise 1500 partizanla şölene katılmıştı.He fled to Brazil with 1,500 supporters.
Orucu bozmak için yenen yemek bir şölen yemeği olarak görülür.It is recommended as a compliment to grilled food.
Bir şölen için kötü beseeming bir görünüş.An ill-beseeming semblance for a feast.
Ben maden düşmanla şölen; durumlarda, ani bir, biri bana yaralı hathI have been feasting with mine enemy; Where, on a sudden, one hath wounded me
Bu tonoz ışık dolu bir şölen varlığı.This vault a feasting presence full of light.
Bu, Viyana'da görüp görebileceğiniz oryantal bir göbek dansı şölenine en yaklaşılan an.This is the closest to an Oriental bellydancing feast that you will ever get in Vienna.
Çocuk büyüdü. Sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.The child grew, and was weaned. Abraham made a great feast on the day that Isaac was weaned.
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler.He made them a feast, and they ate and drank.
Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.Laban gathered together all the men of the place, and made a feast.
Babası kadını görmeye gidince, Şimşon da damat geleneğine uyarak orada bir şölen düzenledi.His father went down to the woman: and Samson made there a feast; for so used the young men to do.
Böylece kral ve Haman, Kraliçe Esterin şölenine gittiler.So the king and Haman came to banquet with Esther the queen.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Woe to you, land, when your king is a child, and your princes eat in the morning!
Şölen eğlenmek için yapılır, Şarap yaşama sevinç katar, Paraysa her ihtiyacı karşılar.A feast is made for laughter, and wine makes the life glad; and money is the answer for all things.
‹‹Şölen evine de gitme, onlarla oturma, yiyip içme.You shall not go into the house of feasting to sit with them, to eat and to drink.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş."Then he said to his servants, 'The wedding is ready, but those who were invited weren't worthy.
Şölenlerde başköşeye, havralarda en seçkin yerlere kurulmaya bayılırlar.and love the place of honor at feasts, the best seats in the synagogues,
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Adamın biri büyük bir şölen hazırlayıp birçok konuk çağırdı.But he said to him, "A certain man made a great supper, and he invited many people.
Sonra hizmet edenlere, ‹‹Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün›› dedi. Onlar da götürdüler.He said to them, "Now draw some out, and take it to the ruler of the feast." So they took it.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.And sent forth his servants to call them that were bidden to the wedding: and they would not come.
İşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir.Such will be their welcome on the Day of Judgement.
Artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır.The welcome will be boiling water
Limon Ağaçları Şöleni adlı edebiyat etkinliğinin 12.'si, 9 Haziran'da Üsküp'te gerçekleşti.The 12th edition of the Feast of Lime Trees literary event was held in Skopje on 9 June.
Balaş'ın malikanesine varırlar ve orada büyük bir şölen düzenlendiğini öğrenirler.They arrive at Balash's mansion and finds out that a large feast is held there.
Kanayan kişi, bir sonraki yılın şölenine ev sahipliği yapar.The bleeding person became the host of the next year's feast.
Keipi (Gürcüce: ქეიფი) veya supra Gürcistan'da geleneksel bir ziyafet şölenidir.[1] [2]A Keipi (Georgian: ქეიფი) or festivity supra is a traditional banquet feast in Georgia.[1][2]
Şölende yeterli yer varsa halk oyunlarına katılabilirsiniz.If there is enough room at the party you may take part in folk dances.
Örneğin resimde solenidae, yengeçler, karidesler ve balık topları vardır.The one pictured, for instance, includes solenidae, crabs, prawns and fishballs.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Über den Gott Grannus gäbe es dann eine Verbindung zu dessen weiblichem Pendant Sirona (etwa „große Kalbin“).
Şölende bütün malını mülkünü ululara dağıtır.Er vermachte den gesamten Besitz seinem Landesherrn.
(Solenne in quest'ora - Bu acil saatte bana yemin et.)Je jure par Apollon (I Swear by Apollo) 11.
Bu da bir şölen havasında gerçekleştiriliyordu.Cet évènement avait lieu dans une atmosphère festive.
Seri katiller ile şölen katillerini birbirine karıştırmamak gerrekir.Les tueurs en série ne doivent pas être confondus avec les tueurs de masse, ni avec les tueurs à la chaîne.
Ardından da bir şölen düzenlerler.Ils obtiennent ensuite un nul à Trabzonspor.
Bir şölen düzenler ve Osiris'i de o şölene davet eder.Il a le temps de leur rendre visite et de célébrer l’Eucharistie pour eux.
(Solenne in quest'ora - Bu acil saatte bana yemin et.)(D.: Solenne in quest'ora - "Júrame, en esta solemne hora").
Seri katiller ile şölen katillerini birbirine karıştırmamak gerrekir.¡Cómo consolarnos nosotros, asesinos entre los asesinos!
Genelde küçük bir şölen yapılır veya yemek verilir.A menudo, se bebe un brindis o se invita a una comida a los trabajadores.
Geri dönüşünde Duilius adına Roma'nın ilk zafer şöleni düzenlenmiştir.El día en que regresa María, se celebra la primera corrida de toros de Manolo.
Süregelen etkinlikler, şölene dönüşmektedir.Lo que hacemos se transforma en hábitos.
Organizasyon İstanbul Lisesi öğrencilerinden oluşan Spor Şöleni Komitesi tarafından düzenlenir.Es elaborado por un comité relativamente pequeño de estudiantes experimentados de Thai.
(Solenne in quest'ora - Bu acil saatte bana yemin et.)Francesca Salici) Giuralo Perché ormai (feat.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Disse loro Gesù: «Portate un po' del pesce che avete preso or ora».
Britannicus, 55 yılı Şubat ayında bir şölen sırasında Nero'nun emriyle gizlice zehirlendi.В феврале 55 года Британник был отравлен по приказу Нерона.
Holmes'in cinayet şöleni Boston'da 17 Kasım 1894'te Pinkertonlar tarafından yakalanmasıyla sona erer.Череда убийств Холмса закончилось с его арестом в Бостоне в ноябре 1894 года.
KIBATEK-YDÜ XI. Uluslararası Edebiyat Şöleni.Лауреат Международного Фестиваля Духовной музыки им. Дж.
Sonra yemek şöleni için büyük salonda toplanırlar.Очень скоро они встречаются в ресторане за романтическим ужином.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.وإجبارها على الزواج من الرجال المسلمين الذين تفوح رائحتهم والذين يقومون بضربهم بناء على تعليمات القرآن.
Moriones ve Sinulog festivalleri ülkedeki en bilinen şölenlerdir.مهرجاني موريونيس وسينولوغ أكثرها شهرة.