şöhret ile cümle
şöhret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alcibiades annesinin aristokrat kökenli ailesinin son şöhretli kişisidir.Ήταν το τελευταίο γνωστό μέλος της αριστοκρατικής οικογένειας των Αλκμεωνιδών.
Bu arada, Berkant'ın çalıştığı gece kulübünde sahne almaya başlayan Örümcer, zaman içerisinde şöhret olmuştur.Σε κάθε εναρκτήριο μέτρο κάθε μέρους, ο Μπετόβεν, που καθόταν στη σκηνή, έδινε το tempo.
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.Trods Barts berømmelse, bliver Cartwright sjældent genkendt i offentligheden.
"Şöhretin Sonu" Humphrey Bogart'ın son filmidir.Filmen blev Humphrey Bogarts sidste.
Özellikle Drogheda ve Wexford'daki uygulamalar Cromwell'in kötü bir şöhret edinmesine yol açmıştır.Specielt gav Cromwells handlinger ved Drogheda og Wexford ham ry for umenneskelig grusomhed.
1971 ile birlikte çetenin kötü şöhreti Los Angeles'ı aşmıştı.I 1971 havde banden spredt sig til hele Los Angeles.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Emile Griffith er optaget i International Boxing Hall of Fame.
Alınan bu şöhret puanları ile gazete, televizyon ve radyoda bu puanlarını kullanabilirler.De SKAL se bort fra alt, hvad De fra dette øjeblik måtte vide fra presse, radio, tv med mere.
Şöhret Yolu 1958'de açılmıştır.Walk of Fame blev oprettet i 1958.
Kız kardeşleri Alyson Michalka birlikte kurduğu Aly & AJ grubuyla şöhrete kavuşmuştur.Alyson Michalka optræder med sin søster Amanda Michalka under navnet Aly & Aj.
Bunun akabinde şöhreti dört bir yana yayıldı.I alt fjorten udlændinge blev hædret med ordenen.
2005 yılında ilk stüdyo albümü The Documentary ve iki Grammy adaylığıyla şöhrete kavuştu.I 2005 udgav han sit debutalbum The Documentary, hvilket fik to Grammy Award nomineringer.
Şöhretleri kraliyetin bile dikkatini çekmeyi başarır.De kongelige lysthuse inspirerede også adelen.
Bütün serveti ve şöhretine rağmen, o mutsuz.På trods af al sin rigdom og berømmelse, er han ulykkelig.
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.Aspasias navn er nært forbundet med Perikles' ære og berømmelse.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Forfatterskapet satte imidlertid ikke virkelig fart før hun fylte førti år.
Daha sonra No Way Out'da The Rock ile bir maç gösterildi, WrestleMania şöhreti vuruldu.Han ble deretter gitt en kamp med The Rock på No Way Out, med WrestleMania tittelen skutt på linjen.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Dempsey er også medlem av den internasjonale boksingens Hall of Fame.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.Kalkmaleriene er av høy kunstnerisk kvalitet.
Ama ne zooloji ne de embriyoloji Kölliker’in şöhretini sağlamamıştır.Hverken Vilks eller den franske ambassadøren ble truffet.
1870'te de şöhretinin zirvesindeyken öldü.I 1870 ble han opphøyet i friherrestanden.
Dunaway bir gecede şöhret olmuştu.Linder ble snart verdensberømt.
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.Disse utstillingene bidro til å bygge opp hans ry.
Mason 1940'lı yıllardaki şöhretini 1950'ler boyunca pekiştirdi.Parkinson formulerte dette i 1950-årene.
Asıl şöhretini yurtdışında oynadığı operalarda yaptı.Hans første spillefilm Dilemma gjorde han kjent i utlandet.
Bu ona geniş bir şöhret ve çok miktarda öğrenci kazandırdı.Ini sangat meningkatkan reputasinya dan memberinya sejumlah besar murid.
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.Kemenangan ini makin mengangkat reputasinya.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Barang siapa yang melepaskan (hak kisas) nya, maka melepaskan hak itu (menjadi) penebus dosa baginya.
Bu şöhret daha sonra Amerika'ya da yayıldı.Setelah itu baru menyebar ke Amerika.
Ama onu ilk şöhrete kavuşturan film The Wedding Singer filmi olmuştur.Ini adalah film kedua yang mempertemukan mereka sebagai pasangan, yang pertama adalah The Wedding Singer.
Bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.Ia lebih tertarik untuk mengabdikan dirinya dalam bidang ilmu pengetahuan.
Holmes'un şöhreti, bir anlamda Watson'ın kaleme aldığı günlükler ile ortaya çıkmıştır.Peran Holmes dalam suatu kasus baru tampak saat Watson menuangkannya dalam kisah-kisah petualangan mereka.
Futbol ve şöhretten bitkin hâlde, Tostão tıp doktoru oldu.Từ giã bóng đá và vinh quang, Tostão trở thành một bác sĩ.
Carinus en kötü şöhretli imparatorlardan biriydi.Carinus nổi danh là một trong những Hoàng đế La Mã tệ nhất.
Bu filmle birlikte Trintignant'ın şöhreti de hızla sönmeye başladı.Thời gian hạnh phúc nhất của Tristan bắt đầu.
Şöhret Yolu 1958'de açılmıştır.Sân bay này được khai trương năm 1958.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Chổi thủ có thể cưỡi bất kỳ loại chổi nào tuỳ vào khả năng tài chính.
1978 yılında Los Angeles belediyesi, Şöhret Yolu'nu tarihi eser kapsamında koruma altına almıştır.Năm 1978, Thành phố Los Angeles đã công nhận Đại lộ Danh vọng là một địa điểm Văn hóa/Lịch sử.
Şöhretinin zirvesindeyken, düzenli sabah televizyon programları yapmıştır.Không lâu sau là tính năng tự canh sáng theo các chương trình.
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.この絵画は彼の名声を高めた。
Dunaway bir gecede şöhret olmuştu.リンは一夜にして有名になった。
Aspasia'nın ismi Perikles’in ihtişamı ve şöhretine çok yakından bağlıdır.アスパシアの評判はペリクレスが手にした栄誉や名声と密接な関わりがある 。
Zliten, Libya'nın en şöhretli İslam üniversitesi El Esmeriyye İslam Üniversitesi'ni bünyesinde barındırır.ズリテンにはリビアでもっとも有名なイスラム大学であるアル・アスマリーヤ・イスラム大学がある。
Onun dört oğlu ve onun hemen ardından gelen vârisleri adları ve yaptıklarıyla şöhret sahibidirler.通称、孫四朗、諱は重忠、のちに重名。
Ölen babasının şöhreti ona "Kraliyet Askeri Akademisi"nin kapılarını araladı.閉じ込められた生徒たちの命運は彼ら「アカデミー騎士団」に委ねられた。
Dead'in çoğunla kullandığı bir kötü şöhretli vecizesi vardı: "Jag är inte en människa.無生物が活躍する作品が多いことについては、「俺の場合、人間が嫌いなんだ。
19. yüzyılın ikinci yarısında büyük bir şöhrete sahipti.19世紀半ばに2つの大きな出来事があった。
Bir hatip olarak şöhret kazandı.彼は雄弁家として良い評判を得ていた。
Amy (Amy - Şöhretin Ardındaki Kız olarak tanıtıldı) 2015 yılı Birleşik Krallık yapımı belgesel film.『AMY エイミー』(Amy)は、2015年に公開されたイギリスのドキュメンタリー映画。
Sesinin güzelliği ve sazındaki ustalık şöhretini artırır.高音の伸びと美しさには定評があった。
Çulha, şöhreti Acemi Cadı dizisiyle yakalamıştır.新米魔女には担当のベテラン魔女がつく。
Kız kardeşleri Alyson Michalka birlikte kurduğu Aly & AJ grubuyla şöhrete kavuşmuştur.姉のアリソン・ミシェルカと共にAly & AJというデュオを組んでいる。
Bu sırada edindiği tarih öğreticiliği şöhreti sayesinde askeri akademiye tarih profesörü oldu.一方で歴史家としての名声を得て、軍事アカデミー(英語版)で歴史の教授の職を得た。
Herkes şöhret ve şân peşindedir.皆系和琳责任。
Get Rich or Die Tryin' (2003) ve The Massacre (2005) albümleriyle şöhrete kavuştu.他借由2003年专辑《Get Rich or Die Tryin'》(至死求富)和2005年专辑《The Massacre》(大屠杀)而扬名。
İlminin ve fazlının yanında, yazdığı şiirlerle kendine has bir şöhretin sahibi idi.該會成員寫下不少詩篇,主要內容是頌讚君主及朝廷的政績,以漢文或字喃創作。
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.这些作品确立了他的名声。
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.尽管巴特十分出名,但卡特赖特很少被人在公共场所认出来。
2013 yılında "Şöhret" nişanı, 2015 yılında Başkanın kişisel emekli maaşı ile ödüllendirilmiştir.1995年獲香港藝術家年獎,2005年獲頒授「民政事務局局長嘉許獎」。
Bu denemelerin üslubu dolayısıyla aksi tabiatlı ve kızgın üsluplu bir yazar olma şöhreti kazandı.對於獲勝最醜,作者表示不會生氣。