şöhret ile cümle

şöhret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mektuplar Irving'e erken bir ün ve orta derecede kötü bir şöhret getirdi.这些书信给欧文带来了一些名声,也带来了一些臭名。
Get Rich or Die Tryin' (2003) ve The Massacre (2005) albümleriyle şöhrete kavuştu.그는 2003년에 발매된 'Get Rich or Die Tryin''과 2005년에 발매된 'The Massacre'로 힙합스타로 알려졌다.
Görsel şiir aşkın beş yüz eser ona şöhret verdi. .명제의 이복형인 동해공왕의 5세손으로 조부 유가가 광록훈을 지냈다.
Mahlasımla şöhret bulmuşum ve onunla yad olunurum.집안 대대로 《한시》를 전수하여, 아버지와 함께 장구(章句)로 명성이 있었다.
Diğer kurtulanlarla kendi şöhretini hatırlatacak konularda konuşmaya çalışıyor.그녀는 그의 정체를 알기 위해 다른 사람들에게 큰 소리로 도움을 청한다.
Şarkı birkaç farklı şey hakkında – benim çabalarım hakkında, şöhret mi istiyorum sevgi mi?השיר מדבר על כמה דברים שונים - על המאמצים שלי, האם אני רוצה תהילה או אהבה.
8 Şubat 1960'ta Winters, Hollywood'un Şöhret Yürüyüşü'nde bir yıldız aldı.ב-8 בפברואר 1960, הוענק לוינטרס כוכב בשדרת הכוכבים של הוליווד.
2003 yılında Ulusal Kadınlar Şöhret Odasına eklendi.2003: התקבלה להיכל התהילה הלאומי לנשים.
Ün, şöhret demektir.פירוש על תהילים.
Meteorik kariyeri olan çağdaşlarının aksine Donizetti, şöhret basamaklarını ağır ağır tırmandı.בניגוד לעצלנים המודרניים הוא היה כבד מכדי לטפס.
Get Rich or Die Tryin' (2003) ve The Massacre (2005) albümleriyle şöhrete kavuştu.Добива известност с продуцирането на албумите „Rich or Die Tryin“ (2003) и „The Massacre“ (2005).
Ün, şöhret demektir.Това е славата, нали?
Saade, ilk şöhretini Joker (şimdiki ismiyle Popkorn) adındaki İsveç müzik müsabakasını kazanarak elde etti.Ерик става известен едва след победата си на шведския музикален конкурс „Джокер“ (сега „Попкорн“).
Şark bülbülü filminde, kısa sürede şöhret olan ünlülere göndermeler vardır.Във филма „Şark bülbülü“ има препратки към всички певци станали известни за кратко време.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.И кои либо щет битъ вамеш под Дѫбовнцѫ, и тои та(ко)ждере да имъ ѹзимат."
Bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.Това укрепва интереса му към тази наука.
II. İsaakios'un şöhreti Bizans İmparatorluk tahtına oturmuş en başarısız hükümdar olmasındandır.Исак II има репутацията на един от най-неуспешните владетели, който е сядал на византийския престол.
Bu alanda iyi bir şöhret yaptı.Това му донася голяма слава.
1782 yılında, yaptığı tablonun Kraliyet Sanat Akademisi’nde sergilenmesiyle şöhreti artmıştır.През 1842 г. започва да излага картините си в Кралската академия по изкуствата.
Get Rich or Die Tryin' (2003) ve The Massacre (2005) albümleriyle şöhrete kavuştu.Postao je poznat nakon objavljivanja Get Rich or Die Tryin' (2003.) i The Massacre (2005.).
2003 yılında Ulusal Kadınlar Şöhret Odasına eklendi.Godine 1996. primljena je u Nacionalnu žensku kuću slavnih.
2003'ün sonlarına doğru çıkış albümü The Soul Sessions ile şöhreti yakaladı.Debitirala je 2003. sa "Soul Sessions'.
Şöhret Türk drama televizyon dizisidir.Yaprak dökümü) je turska dramska televizijska serija.
2006 yılında şöhretler müzesine dahil olmuştur.Godine 2003. prenamijenjen u muzej.
1960'ta Jimmy Boyd, 20 yaşında Şöhret Yolu'nda yıldızı olan en genç şarkıcı unvanını almıştır.V roku 1960 bol ako najmladší spevák s hviezdou na chodníku uvedený Jimmy Boyd.
Birçok nedenle beraber grunge'ın şöhreti zamanla düşüşe geçmiştir.K úpadku grungeu prispelo viacero faktorov.
Tutkusunu ve belagat yeteneğini ilk dönem eserlerine de yansıtan Hugo bu sayede genç yaşında şöhrete kavuştu.Zanietenie a výrečnosť Hugovej ranej tvorby mu už v mladosti priniesli úspech a slávu.
Saade, ilk şöhretini Joker (şimdiki ismiyle Popkorn) adındaki İsveç müzik müsabakasını kazanarak elde etti.Saade sa prvý raz objavil v švédskej hudobnej televíznej súťaži Joker (dnes Popkorn).
Bunun sonucunda büyük bir kan kaybına uğrayan grup bir daha eski şöhretini yakalayamamıştır.Už nikdy nedokázali získať späť stratenú slávu.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Po vojne nebol AS schopný nadviazať na úspechy zo 40-tých rokoch.
Bu dönemdeki duruşu ona FKP içinde kötü bir şöhret kazandırdı.Práve úloha v tomto kasovom trháku mu priniesla slávu.
Şöhret miktarınız arttıkça, şöhret leveliniz de artar.Ako rastie jeho popularita, rastie aj jeho podozrenie.
Görsel şiir aşkın beş yüz eser ona şöhret verdi. .Mene vaizduojant penkis pojūčius lūšis įasmenina regėjimą.
1985 yılında Uluslararası Yüzme Sporcusu Şöhretler listesine adını yazdırdı.1990 m. už pasiekimus sporte argentinietis buvo įrašytas į tarptautinę automobilių sporto šlovės galeriją.
Ancak, 1993 yılında tekrar yayınlandığında asıl şöhretine kavuşmuş oldu.Tačiau 1993 m. įkūrus LKL jis vėl ėmė kilti.
Şöhreti ve oyunculuğu gittikçe artıyordu.Strateegia ja taktika muutusid üha tähtsamaks.
Film Kubrick’e çok büyük şöhret kazandırdı.Kubricku jaoks oli väga tähtis lugu ise.
Mahlasımla şöhret bulmuşum ve onunla yad olunurum.Toimetaja koos Heiki Valgu ja Anti Lillakuga.
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.Ning filmid, mis tema populaarsust üha tõstsid.
Bölgede her türlü hırsızlık, yağma, soygun ve katliam düzenleyerek kötü bir şöhrete ulaşmıştır.Linnas toimub väga palju vägistamisi, rööve ja mõrvu.
Zamanla şöhretini yitirdi ama Anna Akhmatova ve Joseph Brodsky tarafından yeniden keşfedildi.Pärast pikka unustust avastasid Baratõnski kui mõtleva poeedi taas Anna Ahmatova ja Jossif Brodski.
Hikâye, cezai hukuk etkisi altında siyasal yozlaşma ve "şöhret suçlu" konsepti üzerine bir hicivdir.Seadustik muu hulgas sätestab kuriteo ja väärteo mõiste.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,성공의 정점에 서 있던 55세의 가브리엘 샤넬은
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,55-vuotias maineensa huipulla oleva
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Da hun var 55, på toppen af sin glorie,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Er toen opeens... ... brak de Tweede Wereldoorlog uit.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.55 év után, dicsősége csúcsán, Gabrielle Chanel bezárja a Cambon utcai üzletét.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A 55 anni, al culmine della sua gloria,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A 55 ans, au sommet de sa gloire,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A los 55 años, en la cumbre del éxito,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Mit 55 Jahren, auf dem Höhepunkt ihres Ruhmes, schließt Gabrielle Chanel die Türen in der Rue Cambon.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Na vrhuncu slave pri 55 letih je Gabrielle Chanel zaprla atelje na rue Cambon.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Vid höjdpunkten av hennes karriär, då hon är 55 år gammal, slår Gabrielle Chanel igen ateljén på Cambon-gatan.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.В 55 лет на пике своей славы
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,La 55 de ani, în culmea gloriei,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Ở tuổi 55, trên đỉnh cao của thành công và danh vọng,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,V 55 letech, na vrcholu své slávy,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,На 55 години и на върха на славата си,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,У віці 55 років, на піку своєї слави,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,في ال 55 وفي ذروة مجدها

İlgili Sayfalar