şöhret ile cümle
şöhret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şarkı birkaç farklı şey hakkında – benim çabalarım hakkında, şöhret mi istiyorum sevgi mi?La chanson concerne plusieurs thèmes distincts – il s’agit de ma lutte, je veux la gloire ou je veux l’amour ?
"Şöhretin Sonu" Humphrey Bogart'ın son filmidir.Il s'agit du dernier film tourné par Humphrey Bogart.
Buna rağmen şöhretleri günden güne artmaktadır.Sa renommée grandit de jour en jour.
Alıntı yapılan kişinin (uzman, halk tarafından saygı duyulan bir kişi vb.) şöhreti sömürülür.La réputation (ou le rôle : expert, figure publique respectée, etc.) de l'individu est aussi exploitée.
Prokopius'a göre şöhreti öyle yüksekti ki hem Bizans hem de barbar askerler bayrağına akın ettiler.Selon Procope, sa renommée est telle que les soldats byzantins ou barbares affluent pour joindre son armée.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.Les Fulvii bénéficient d'une réputation d'excellents militaires.
Böylece Pro Era şöhret kazanmaya başladı.L'ère Open allait lui apporter des victoires.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Pour celui qui se cache bien, la corne est droite ; pour l'autre, elle est tordue).
Film Kubrick’e çok büyük şöhret kazandırdı.Il semblerait que l'idée ait fasciné Kubrick lui-même.
Bu adres Çarlık zamanında kötü bir şöhrete sahip olacaktır.Cet établissement aura parfois une réputation sulfureuse.
Onun dört oğlu ve onun hemen ardından gelen vârisleri adları ve yaptıklarıyla şöhret sahibidirler.La femelle allaitera ses petits jusqu'à ce qu'ils atteignent l'âge de quatre ou cinq mois.
Zaman buldukça abisi Michael ile birlikte Lyngby'nin şöhret karması ile maçlara çıkıyor.Lors du déjeuner, l'oncle Louis fait connaissance avec Johanna.
1978 yılında Los Angeles belediyesi, Şöhret Yolu'nu tarihi eser kapsamında koruma altına almıştır.En 1978, la ville de Los Angeles a déclaré le « Walk of Fame » monument historique.
19.yüzyılın başlarında Mütercim Âsım'ın da şöhreti iyice artar.Au début du XXe siècle, l'asile départemental jouit d'une excellente réputation.
Bu alanda iyi bir şöhret yaptı.Il s’y forge une grande réputation.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Sa renommée commence à s’étendre.
Ancak hızla artan şöhreti ve popülerliği özel hayatına egemen olunca her şeyi oluruna bırakır.Son intérêt pour l'histoire comme sa popularité en tant que professeur s'éteignent cependant rapidement.
Bütün serveti ve şöhretine rağmen, o mutsuz.A pesar de toda su riqueza y fama, es infeliz.
Şöhretin kontrolde bir önemi olmadığını düşünüyor, bu nedenle bunu umursamıyor.Piensa que la fama no es algo que puede controlar; por lo tanto, no le importa.
Şöhretinden ve Charlotte Buff'a duyduğu gençlik aşkını halka duyurmasından pişmanlık duydu.Lamentó su fama y haber hecho público su amor juvenil a Charlotte Buff.
Beyaz Çingeneler: Irk ve Şöhreti İspanyol Müzikal Filmler.Blanco Gypsies: Carrera y Estrellato en Películas Musicales españolas.
Akdeniz'in eti en lezzetli ve şöhretli balıklarındandır.El desayuno basado en la dieta mediterránea es uno de los más sanos y recomendables.
Winston'ın şöhreti James Cameron'ın Terminatör filmindeki çalışmasıyla yeni bir boyut kazandı.Winston alcanzó un nuevo nivel de fama cuando se estrenó Terminator de James Cameron.
1971 ile birlikte çetenin kötü şöhreti Los Angeles'ı aşmıştı.En 1971 la notoriedad de la banda se había extendido a través de Los Ángeles.
Tüm amacı para ve şöhret kazanmaktır.Sueña con el dinero y la fama.
Bu eseri kendisine İslâm âleminde büyük bir şöhret kazandırdı.Asimismo, a la Gran Alianza le fue mal en tierra.
Bu alanda iyi bir şöhret yaptı.Con este grupo consigue una gran fama.
Saade, ilk şöhretini Joker (şimdiki ismiyle Popkorn) adındaki İsveç müzik müsabakasını kazanarak elde etti.Luego saltó a la fama después de ganar el Concurso de Música de Suecia Joker (ahora Popkorn).
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.Estas obras crearon su reputación.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Auto ventas Una persona física podía venderse a sí mismo.
Bunların en tanınmışı, yüzyılın sonlarında şöhret kazanan Köroğlu'dur.Fue el compositor más popular a fines de siglo.
Hikâye, cezai hukuk etkisi altında siyasal yozlaşma ve "şöhret suçlu" konsepti üzerine bir hicivdir.La historia es una crítica a la corrupción del sistema judicial y al concepto de criminales estrellas.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Su buena interpretación le abrió de par en par las puertas del éxito.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.Su éxito comercial no parece debilitarse pese a sus 42 años de existencia.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Mace fue alistado en el Salón Internacional de la Fama del Boxeo.
Esas şöhretine My Mad Fat Diary dizisindeki Rae Earl karakteri ile kavuşmuştur.Su papel debut es el de Rachel Earl en la serie de televisión My Mad Fat Diary.
Winston'ın şöhreti James Cameron'ın Terminatör filmindeki çalışmasıyla yeni bir boyut kazandı.La fama di Winston, cresce ulteriormente dopo l'uscita del film di James Cameron, Terminator.
Ve Adam şöhreti 1995 yılında çekilen Billy Madison filmiyle yakalamıştır.Il brano è apparso nel film del 1995 Billy Madison.
Beckett şöhretinin büyük kısmını Godot'yu Beklerken isimli oyununa borçludur.Beckett è famoso principalmente per l'opera teatrale Aspettando Godot.
Şöhretine Idols adlı yarışmayı kazandıktan sonra kavuşmuştur.(EN) Muhammad, su Behind the Name.
Bir hatip olarak şöhret kazandı.Le passò la vincita di un gentiluomo.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Nel frattempo la sua fama crebbe.
Bu şöhret daha sonra Amerika'ya da yayıldı.Più tardi si diffuse anche negli Stati Uniti.
Şöhretini, Şubat 2001'de çıkan single'ı Breakablea borçludur.È divenuta nota al grande pubblico grazie al suo singolo Unbreakable, pubblicato nel febbraio 2001.
YouTube'da Şöhret Smosh'un Web Sayfası Smosh'un YouTube SayfasıCartoons di Youtube, del canale Smosh.
Şöhreti, cinsel taciz ve cinayet sanığı Robert John Bardo'nun ilgisine neden oldu.Per il suo omicidio è stato condannato all'ergastolo Robert John Bardo, suo fan.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Lo spettacolo è pensato apposta per lui e il suo successo, infatti, gli apre le porte della celebrità.
Biz ölsek de kahramanlığımızın şöhreti kalacak.Quando la morte ci acchiappa è il nostro giorno più bello.
Tüm amacı para ve şöhret kazanmaktır.Al centro, i soldi e la fama.
Dunaway bir gecede şöhret olmuştu.В одночасье Уолт становится знаменитостью.
2009 yılında Kanada Şöhretler Yolu'na adına yıldız eklenmiştir.В 2009 году получила звезду на Канадской аллее славы.
Ancak asıl şöhreti, 2000-2004 yılları arasında çaldığı Guns N' Roses'la yakaladı diyebiliriz.Бакетхэд получил большую известность как гитарист группы Guns N' Roses, в которой он состоял в 2000—2004 гг.
Prokopius'a göre şöhreti öyle yüksekti ki hem Bizans hem de barbar askerler bayrağına akın ettiler.Согласно Прокопию, слава Германа была такова, что под его знамя собирались как византийцы, так и варвары.
Saade, ilk şöhretini Joker (şimdiki ismiyle Popkorn) adındaki İsveç müzik müsabakasını kazanarak elde etti.Он стал известен после победы на шведском музыкальном конкурсе «Joker» (сейчас — «Popkorn»).
Şöhretine Idols adlı yarışmayı kazandıktan sonra kavuşmuştur.После того, как он закончил свою проповедь, он совершил земной поклон в знак благодарности Всевышнему Аллаху.
Bu şöhret daha sonra Amerika'ya da yayıldı.Эта сеть распространилась и на Америку.
Ama ne zooloji ne de embriyoloji Kölliker’in şöhretini sağlamamıştır.Ни родители, ни родственники не хотят даже слушать Алмамбета.
Böylece Pro Era şöhret kazanmaya başladı.Со временем Ванга приобрела всемирную славу.
Johnny, Los Angeles'tda Chateau Marmont Oteli’nin bir odasında yaşamakta olan ortalama şöhretli bir yıldızdır.Богатый и знаменитый актёр проживает в отеле Chateau Marmont.
"Şöhretin Sonu" Humphrey Bogart'ın son filmidir.Картина стала одной из последних в фильмографии Хамфри Богарта.