şöhret ile cümle

şöhret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şöhret, gerçek ile en azından kaydedilmiş iki olayda çelişmektedir.This reputation exceeds the truth in at least two recorded instances.
Lombardiya'yı alarak Charles'ın kaybettiği şöhreti yeniden yakaladı.By taking Lombardy, the king quickly regained the reputation lost by Charles.
Mektuplar Irving'e erken bir ün ve orta derecede kötü bir şöhret getirdi.The letters brought Irving some early fame and moderate notoriety.
Şöhretin kontrolde bir önemi olmadığını düşünüyor, bu nedenle bunu umursamıyor.He thinks that fame is not something he can control; therefore, he does not care about it.
"Money Power Glory" ise Del Rey'in şöhretinin yükselişine ithafen yazdığını söylemiştir.Del Rey wrote "Money Power Glory" as a reaction to her rise to fame.
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.Despite Bart's fame, however, Cartwright remained relatively unknown.
Bunların arasında en kötü şöhretlilerden bir tanesi de Rum Hrisantos idi.Innamaadhoo (Dhivehi: އިއްނަމާދޫ) is one of the inhabited islands of Raa Atoll in the Maldives.
Özellikle Drogheda ve Wexford'daki uygulamalar Cromwell'in kötü bir şöhret edinmesine yol açmıştır.In particular, Cromwell's actions at Drogheda and Wexford earned him a reputation for cruelty.
Beyaz Çingeneler: Irk ve Şöhreti İspanyol Müzikal Filmler.White Gypsies: Race and Stardom in Spanish Musicals.
Bu alanda şöhretini 1997 ve 1998 yılları arasında yaptığı Lara Croft modelliği ile kazandı.She came to prominence as the Lara Croft model between 1997 and 1998.
Dunaway bir gecede şöhret olmuştu.Reuter became famous overnight.
Bu çalışmasının şan ve şöhretinin oluşmasını sağladığı söylenmektedir.It is said to have laid the foundation of his fame and reputation.
Brian Tyree Henry, Alfred "Paper Boi" Miles, yeni şöhrete kavuşan bir rapçi.Brian Tyree Henry as Alfred "Paper Boi" Miles, Earn's cousin and up-and-coming rapper.
1971 ile birlikte çetenin kötü şöhreti Los Angeles'ı aşmıştı.By 1971 the gang's notoriety had spread across Los Angeles.
(7) Şöhret : Kitabeyi hazırlayan şairin adı.Clara recites a poem about calling to god, but The Owl Answers.
Zhao kısa sürede şöhrete yükseldi.Zeus soon became aware of the situation.
Peşini bırakmayan şöhreti onu farklı maceralara sürükleyecektir.It is the search for their missing cat that leads him onto interesting adventures.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Her reputation began to spread.
Şöhretini, Şubat 2001'de çıkan single'ı Breakablea borçludur.She became famous thanks to her single Breakable, which was released in February 2001.
Şöhreti ve oyunculuğu gittikçe artıyordu.His practice and reputation grew steadily.
Olay birçok üst WWE güreşçilerinin şöhretinin yükselişini kolaylaştırdı.The event has facilitated the rise to stardom of several top WWE wrestlers.
Ama ne zooloji ne de embriyoloji Kölliker’in şöhretini sağlamamıştır.But neither zoology nor embryology furnished Kölliker's chief claim to fame.
Ayrıca B. atrox'tan daha telaşlı ve öngürülemezdir ve saldırganlığı ile ilgili bir şöhreti vardır.It is also regarded as being more excitable and unpredictable than B. atrox.
Carinus en kötü şöhretli imparatorlardan biriydi.Carinus has a reputation as one of the worst Roman emperors.
Bu eseri kendisine İslâm âleminde büyük bir şöhret kazandırdı.This earned him an All-Big Ten honorable mention.
Cücelerin çok kaliteli zırhlar yapmak konusunda şöhreti vardır.The Jurchens had a reputation for making high quality armour and weapons.
Esas şöhretine My Mad Fat Diary dizisindeki Rae Earl karakteri ile kavuşmuştur."Rae Earl on My Mad Fat Diary".
Daha sonra No Way Out'da The Rock ile bir maç gösterildi, WrestleMania şöhreti vuruldu.He was then given a match with The Rock at No Way Out, with the WrestleMania title shot on the line.
8 Şubat 1960'ta Winters, Hollywood'un Şöhret Yürüyüşü'nde bir yıldız aldı.On February 8, 1960, Winters received a star on the Hollywood Walk of Fame.
Şöhrete kavuşması ise 40'lı yaşlarının başına gelmeden gerçekleşemedi.According to himself, he made no significant achievements before the age of 30.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Buckley is a member of the World Boxing Hall of Fame.
Bu alanda iyi bir şöhret yaptı.These have secured him a great reputation in this area.
Bunların en başlıcası ve şöhret sahibi olan Apis (Hapi) Öküzü'dür.This friar he had appointed a high mandarin, or nobleman.
Aynı yıl, KKE ile kötü şöhrete sahip olan Sofulis-Sklavainas Paktı'nı imzaladı.The same year he signed the notorious Sofoulis-Sklavainas Pact with the KKE.
1907 yılında Şöhret gazetesini çıkarmaya başlar.In 1707 he began to publish periodicals.
Bir hatip olarak şöhret kazandı.He earned a reputation as a jokester.
1782 yılında, yaptığı tablonun Kraliyet Sanat Akademisi’nde sergilenmesiyle şöhreti artmıştır.In 1884 he successfully exhibited his painting Too Late at the Royal Academy.
Şöhretin ani yükselişi Gagarin'i zorladı.The sudden rise to fame took its toll on Gagarin.
1996 yılında Virginia Üniversitesi'nin şöhretler müzesine dahil edildi.November 2006: The University of Virginia joined the project.
Çok küçük yaşta yakaladığı şöhret kendisini kötü etkilememiştir.His relative lack of seniority did not afford him much influence.
Bu da Kolejin akademik şöhretine katkı yaptı.This formally brought him into the University academic life.
Tüm amacı para ve şöhret kazanmaktır.It's all about power and winning.
Kaoru birden şöhrete kavuşacağını bilmiyordu.However, Kaori seems to have forgotten their meeting.
Bu onun bilimsel alandaki şöhretini çok daha artırdı.That expertise increased his stature in the scientific community.
The Art Ensemble, Caz'ın kendi tarihi içerisinde hatırı sayılır bir şöhrete sahiptir.The McT Band has a proud tradition of excellence throughout its history.
Herkes şöhret ve şân peşindedir.Everybody looks gloomy and sad.
Albüm, "Wild World" teklisiyle birlikte, Stevens'a dünya çapında bir şöhret getirdi.With "Wild World" as an advance single, this was the album that brought Stevens worldwide fame.
Şöhret uçucu.Reputations are volatile.
İşte benim bir dakikalık şöhretim, kabul konuşmam, ve işte ördek.So here's my one minute of fame, my acceptance speech, and here's the duck.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Molas are infamous for carrying tons of parasites.
Şöhretli günlerimi anımsadığım için kusura bakma.Excuse me for wanting to relive my glory days.
Para, araba, elbiseler ya da şöhret beni etkilemez.I ain't impressed by money, cars, clothes, or fame.
Bu kişinin çok para yapmış olabileceğini, bir alanda şöhrete ulaştığını düşünecektiniz.You'd think that person might have made a lot of money, achieved renown in some field.
Asurlular Mezopotamya'nın acımasız zorbaları olarak haklı bir şöhrete sahipler.The Assyrians have a deserved reputation for being the brutal bullies of Mesopotamia.
Kazandım, her şeyi elde ettim... ...parayı, şöhreti ve sosyal değişikliği.Hammer, meet nail Then I win, then I get Everything I ever
Ya da şu kötü şöhretli ayeti ele alın; kafirlerin öldürülmesi hakkında olanı.Or take the infamous verse about killing the unbelievers.
Yıllar boyunca savaşarak zaferler, şöhret, onur elde edip herşeyi senin ittifağının adına yapmışsın.Through the years you have achieved victory, glory, honor. All for your alliance.
Zamanımızla, şöhretimizle ve paramızla... ...İlk adımı kendimiz attık.We did it ourselves With our time, talent, and money
Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.It's not about wealth and fame and power.
Bu asansör, şu anda şöhrete kavuşuyor.This elevator has been made famous right here.

İlgili Sayfalar