ızdırap ile cümle

ızdırap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Demir silah ya da başka bir şey ona acı ve ızdırap vermezdi.Inki niso poznali železa ali jekla, njihovo orožje ni bilo veliko boljše od njihovih sovražnikov.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimAls Mutter habe ich viel gelitten.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimAm suferit mult ca mamă.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimBardzo cierpiałam jako matka.
Bir anne olarak ızdırap içindeydim Ben 14 yaşımda iken evlendim14歳のとき 結婚をしました
Bir anne olarak ızdırap içindeydimCome madre ho sofferto molto.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimComo madre sufrí mucho.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimIk heb als moeder veel geleden.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimJ'ai beaucoup souffert en tant que mère.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimJá jsem jako matka velmi trpěla.
Bir anne olarak ızdırap içindeydim저는 어머니로서 많은 고통을 겪었습니다.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimLà một người mẹ, tôi đã trải qua rất nhiều đau khổ.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimSaya banyak mengalami penderitaan sebagai seorang ibu.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimSofri muito como mãe.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimSokat szenvedtem mint anya.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimΥπέφερα πολύ σα μητέρα.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimАз страдах много като майка.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimКак мать, я пережила многое.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimסבלתי הרבה כאם.
Bir anne olarak ızdırap içindeydimعانيت الكثير كأم
Bir anne olarak ızdırap içindeydim作为一个妈咪我都受到好多惨痛经历。
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Durchblutungsstörungen im Bein, es war für ihn sehr schmerzhaft auf dem Golfplatz zu gehen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Han havde et dårligt ben, et kredsløbsproblem, der gjorde det meget smertefuldt for ham at gå banen.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Il avait un problème circulatoire dans une jambe, ce qui rendait très douloureux pour lui le parcours.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.순환계통의 문제로 한쪽 다리가 불편했어요 그래서 골프 코스를 걷는 것은 그에게 굉장히 고통스러운 일이었습니다.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Tinha uma perna doente, um problema circulatório, que lhe causava grande sofrimento ao andar pelo campo.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.Имал проблем с крака, проблем с циркулацията, поради който било много болезнено за него да изминава игрището.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.הייתה לו רגל פגומה, בעיה במחזור הדם, אשר גרמה לו לכאבים עזים כאשר הצטרך ללכת במגרש.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.لديه ساق سيئة، مشكلة في الدورة الدموية، الذي جعل من المؤلم جداً بالنسبة له المشي في المعلب.
Bir bacağında, çok ızdırap veren ve sahayı yürüyerek katetmesine mani olan bir dolaşım problemi var.そのため コースを歩くことが 非常に困難だった ケガをする危険性もあった
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Antes la vida era de gozo y felicidad, y de pronto se volvió de dolor y tristeza.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Ce qui fut une vie de bonheur et de joie, et soudain la douleur et le chagrin.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Čo bývalo radosť a šťastie je zrazu bolesť a utrpenie.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Dopo una vita di felicità e di gioia, di colpo dolore e tristezza.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Egykor öröm és boldog élet, aztán hirtelen fájdalom és szomorúság.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.En gång ett liv i lycka och glädje och plötsligt smärta och sorg.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Früher ein Leben voll Glück und Freude, und plötzlich Schmerz und Sorgen.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Jednu chvíli život plný štěstí a radosti a náhle bolest a utrpení.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Kiedyś wiódł szczęśliwe i dobre życie, i nagle jest pełen bólu i smutku.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.한 순간에 삶의 행복과 기쁨이 고통과 슬픔이 됩니다.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Một đời hạnh phúc, vui sướng, rồi bỗng chốc đau thương và buồn thảm.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Odată o viață plină de fericire și bucurie, și dintr-o dată numai durere și amărăciune.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Ooit een leven van vreugde en blijdschap, en nu ineens pijn en leed.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.O que foi uma vida de felicidade e alegria, é agora dor e sofrimento.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Sebelumnya kehidupan yang bahagia dan gembira, dan tiba-tiba kepedihan dan kesedihan.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Κάποτε υπήρχε μια ζωή χαρούμενη κι ευτυχισμένη και ξαφνικά υπάρχει πόνος και δυστυχία.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Жизнь, некогда полная счастья и радости, внезапно заполнилась болью и горем.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Преди е живял живот, изпълнен с щастие и радост, и изведнъж болка и скръб.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.פעם חיים של שמחה ואושר, ופתאום כאב וצער.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.يعيش حياه سعيدة ومرحة ، وفجأة الألم والحزن.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.突如 苦痛と悲しみに襲われます 国中の誰も彼もが
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.A női archetípus: aki meghallja a világ szenvedésből fakadó kiáltásait.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.C'est un archétype féminin : celle qui perçoit les cris de souffrance du monde.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Đó là nguyên mẫu của một người phụ nữ: nghe thấu được tiếng khóc từ những nỗi đau của thế giới.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Es ist ein weiblicher Archetyp: sie, die die Rufe des Leidens in der Welt wahrnimmt.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Este un arhetip feminin: ea e cea care percepe strigătele de suferinţă în lume.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Es un arquetipo femenino: Ella que percibe el llanto y el sufrimiento en el mundo.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.É um arquétipo feminino: aquela que apreende os gritos de sofrimento no mundo.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Het is een vrouwelijk archetype: zij die oor heeft voor de kreten van het lijden in de wereld.
Bu bir dişi modeldir: dünyandaki ızdırapların feryatlarını algılayan kadın.Je to ženský archetyp: Je to ona, kdo slyší nářky trpících na světě.

İlgili Sayfalar