ısrar ile cümle

ısrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Israr. Joe Kraus diyor ki,TENACIA Joe Kraus dice:
Israr. Joe Kraus diyor ki,התמידו. ג'ו קראוס אומר
Israr. Joe Kraus diyor ki,الاصرار ! يقول جو كراوس
Israr. Joe Kraus diyor ki,「貫徹することで私たちは成功できた」
Israrla her şeyi uzmanlara yani başkalarına bırakma fikrine saplanıp kaldık.또한 우리는 전문가의 관념만이 답을 내릴 수 있다는 생각에 스스로 방관자가 됩니다.
Israrla her şeyi uzmanlara yani başkalarına bırakma fikrine saplanıp kaldık.Мы также упорно отходим на задний план, уступая экспертам, как единственным, кто может найти ответ.
Israrla her şeyi uzmanlara yani başkalarına bırakma fikrine saplanıp kaldık.שוב ושוב מזיזים אותנו הצידה לנוכח דעה של איזה מומחה שהוא לכאורה היחיד שיכול להמציא תשובות,
Israrla her şeyi uzmanlara yani başkalarına bırakma fikrine saplanıp kaldık.ونحن أيضا قائمين في تهميشه من فكرة الخبير بوصفها واحدة فقط قادرة على الخروج مع الإجابات.
Israrla her şeyi uzmanlara yani başkalarına bırakma fikrine saplanıp kaldık.そうでないという 圧倒的な証拠にも関わらず 専門家だけが 答えを見つけ出せるものとして 議論の中心から外され続けています
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Eure druck das ich ihm nochmal im frage stellte hat unsere ganze Diner Ruiniert.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.La vostra insistenza nel fargli domande, come sempre, ci ha rovinato la cena.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Votre insistance pour que je le questionne, encore, a niqué tout le dîner.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Η επιμονή σου να τον ανακρίνω, πάλι, κατάστρεψε όλη τη βραδιά.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Ваши вопросы испортили нам весь ужин.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.そのことが頭からはなれなかったの
Israrlı olunmak zorunda.Ce doit être dans la durée.
Israrlı olunmak zorunda.Consistentie is belangrijk.
Israrlı olunmak zorunda.Det måste vara konsekvent!
Israrlı olunmak zorunda.È necessario essere costanti.
Israrlı olunmak zorunda.Es muss konsequent sein.
Israrlı olunmak zorunda.Indsatsen skal være konsistent.
Israrlı olunmak zorunda.지속적으로 도와야죠.
Israrlı olunmak zorunda.Következetesnek kell lenni.
Israrlı olunmak zorunda.Musí v tom být důslední.
Israrlı olunmak zorunda.Tiene que ser consecuente.
Israrlı olunmak zorunda.Trebuie sa fie consecvent.
Israrlı olunmak zorunda.Trzeba być konsekwentnym.
Israrlı olunmak zorunda.Нужно быть последовательным.
Israrlı olunmak zorunda.Трябва да е постоянно.
Israrlı olunmak zorunda.Цей процес повинен бути послідовним.
Israrlı olunmak zorunda.זה חייב להיות בעקביות.
Israrlı olunmak zorunda.لابد ان تكون هناك إستمرارية.
Israrlı olunmak zorunda.だがビジネスリーダーは 起業のやり方を持ち込んで
İşte bu nedenle, daha önce değil de şimdi gündeme getirdim bunu. Çünkü o ısrarla geri geliyor.De aceea îl expun acum, deși nu l-am mai exprimat niciodată, pentru că este foarte persistent.
İşte bu nedenle, daha önce değil de şimdi gündeme getirdim bunu. Çünkü o ısrarla geri geliyor.Deshalb erwähne ich es jetzt und hatte dies nie zuvor getan, denn es ist hartnäckig.
İşte bu nedenle, daha önce değil de şimdi gündeme getirdim bunu. Çünkü o ısrarla geri geliyor.Dit is de reden waarom ik dit nu uitspreek en dat heb ik nooit eerder gedaan, want het is hardnekkig.
İşte bu nedenle, daha önce değil de şimdi gündeme getirdim bunu. Çünkü o ısrarla geri geliyor.Ezért hozom most fel, és azelőtt sosem tettem, mert nagyon kitartó.
İşte bu nedenle, daha önce değil de şimdi gündeme getirdim bunu. Çünkü o ısrarla geri geliyor.Και γι' αυτό το αναφέρω τώρα και δεν το είχα αναφέρει ποτέ ξανά, επειδή είναι επίμονο.
İyi geceler. Neden bu kadar ısrar ediyorsun?Ó, miért vagy olyan kíváncsi, hogy melyik lehet az?
İyi geceler. Neden bu kadar ısrar ediyorsun?Pourquoi voulez-vous tant savoir ?
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, als je te opdringerig bent, dan zal Ha Ni gewoon verveeld raken.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, daca insisti prea mult, Ha Ni se va plictisi.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, jika kau yang ambisius... Ha Ni akan merasa bosan.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, keď budeš príliš ctižiadostivý, tak to Ha Ni začne nudiť.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, nếu cậu cứ theo đuổi như thế, Ha Ni chỉ có chán cậu mà thôi.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, om du är för påträngande, så kommer Ha Ni å bara vara uttråkad.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, se sei troppo insistente, Ha Ni si stuferà.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu, si tu es trop insistent, Ha Ni va juste s'ennuyer.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gu,wenn du zu aufdringlich bist,wird Ha Ni nur gelangweilt sein.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Joon Gy, jeżeli będziesz za bardzo nachalny, Ha Ni się znudzi.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Τζουν Γκου, αν είσαι πολύ πιεστικός, η Χα Νι απλά θα βαρεθεί.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Джун Гу, ако се буташ прекалено много, на нея ще й писне.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.Чжун Гу, если будешь таким назойливым, Ха Ни просто заскучает.
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır..ג'ון גו, אם תמשיך לדחוק, הא ני רק תשתעמם
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.جوون غو, إذا كنت مندفع للغاية, فستمل ها ني
Joon Gu, eğer çok ısrarcı olursan Ha Ni bundan sıkılacaktır.な 何だって?
Kew Gardens, gelip de onların lastik ağacına dalamayacağım konusunda ısrarcıydı.A Kew botanikus kert határozottan ellenezte, hogy megcsapoljam a gumifáikat.
Kew Gardens, gelip de onların lastik ağacına dalamayacağım konusunda ısrarcıydı.Die Kew Gärten beharrten darauf, dass ich nicht kommen durfte, um in ihre Gummibäume zu hacken.
Kew Gardens, gelip de onların lastik ağacına dalamayacağım konusunda ısrarcıydı.En Kew Gardens fueron reticentes al hecho de que yo fuera a cortar el árbol de caucho.
Kew Gardens, gelip de onların lastik ağacına dalamayacağım konusunda ısrarcıydı.Grădinile Botanice Regale au insistat că nu pot merge să iau bucăţi din copacul lor de cauciuc.

İlgili Sayfalar