Ana içeriğe geç
Sözlük

ırmak ile cümle

ırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.Речные ворота отворяются, и дворец разрушается.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.שערי הנהרות נפתחו וההיכל נמוג׃
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.ابواب الانهار انفتحت والقصر قد ذاب.
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.河 閘 開 放 、 宮 殿 沖 沒
Irmakların kapıları açıldı Ve yerle bir oldu saray.河閘開 放 、 宮殿 沖沒
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.De demmer for dryppet av vannårene og fører skjulte ting frem i lyset.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Detiene los ríos en sus fuentes, y hace que lo secreto salga a la luz
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Ele tapa os veios d'água para que não gotejem; e tira para a luz o que estava escondido.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Elköti a folyók szivárgását, az elrejtett dolgot pedig világosságra hozza.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.hatí rieky, aby sa nevylialy, a vyvodí skryté veci na svetlo...
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Hij damt rivieren af en brengt aan het licht wat verborgen is.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Il arrête l`écoulement des eaux, Et il produit à la lumière ce qui est caché.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.시냇물을 막아 스미지 않게 하고 감취었던 것을 밝은 데로 내느니라
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.man tilstopper Strømmenes Kilder og bringer det skjulte for Lyset.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Man wehrt dem Strome des Wassers und bringt, das darinnen verborgen ist, ans Licht.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Người ngăn nước sông để chẳng rịnh ra ; Ðem ra sáng điều chi ẩn bí .
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Người ngăn nước sông để chẳng rịnh ra; Ðem ra sáng điều chi ẩn bí.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Opreşte curgerea apelor, şi scoate la lumină ce este ascuns.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Sampai kepada sumber sungai-sungai ia menggali, lalu menyingkapkan apa yang tersembunyi
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.scandaglia il fondo dei fiumi e quel che vi è nascosto porta alla luce
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Vattenådror täppas till och hindras att gråta. Så dragas dolda skatter fram i ljuset.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Vesisuonet estetään tihkumasta, ja salatut saatetaan päivänvaloon.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Vylévati se řekám zbraňuje, a tak cožkoli skrytého jest, na světlo vynáší.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Wylewać się rzekom nie dopuszcza, a rzeczy skryte wywodzi na jaśnię.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Zajezuje struge, da ne solzé, in kar je skrito, prinaša na luč.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Δεσμευει των ποταμων την πλημμυραν και το κεκρυμμενον εκφερει εις φως.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.И ограничава капането на водите; И скритото изважда на бял свят.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.останавливает течение потоков и сокровенное выносит на свет.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.מבכי נהרות חבש ותעלמה יצא אור׃
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.يمنع رشح الانهار وابرز الخفيات الى النور
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.他 封 閉 水 不 得 滴 流 . 使 隱 藏 的 物 顯 露 出 來
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.他 封閉 水 不 得 滴流 . 使 隱藏 的 物顯 露出來
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››A ryby, ktoré sú v rieke, pomrú, a rieka sa zosmradí, a bude sa hnusiť Egypťanom piť vodu z rieky.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Cá dưới sông sẽ chết , và sông sẽ hôi thúi đi ; người Ê - díp-tô uống nước sông lấy_làm ghê_gớm .
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Cá dưới sông sẽ chết, và sông sẽ hôi thúi đi; người Ê-díp-tô uống nước sông lấy làm ghê gớm.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››E os peixes que estão no rio morrerão, e o rio cheirará mal; e os egípcios terão nojo de beber da água do rio.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Fiskene i Nilen skal dø, og Nilen skal stinke, og Ægypterne skal væmmes ved at drikke Vand fra Nilen."
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ikan-ikan akan mati, dan sungai ini akan berbau busuk, sehingga bangsa Mesir tak bisa minum airnya.'
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ja kalat virrassa kuolevat, ja virta rupeaa haisemaan, niin että egyptiläisiä inhottaa juoda vettä virrasta.`"
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››하수의 고기가 죽고 그 물에서는 악취가 나리니 애굽 사람들이 그 물 마시기를 싫어하리라 하라
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Los peces que hay en el Nilo morirán. El Nilo apestará, y los egipcios tendrán asco de beber agua del Nilo.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››og fiskene i elven skal dø, og elven skal lukte ille, så egypterne skal vemmes ved å drikke vannet.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Peştii din rîu vor pieri, rîul se va împuţi, aşa că le va fi greaţă Egiptenilor să bea din apa rîului.``
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Ribe pa, ki so v reki, poginejo, in reka se usmradi, in gnusilo se bo Egipčanom piti vodo iz reke.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››и рыба в реке умрет, и река воссмердит, и Египтянам омерзительно будет пить воду из реки.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››Рибите, които са в реката ще измрат, и реката ще се усмърди та египтяните ще се гнусят да пият вода от реката.
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››והדגה אשר ביאר תמות ובאש היאר ונלאו מצרים לשתות מים מן היאר׃
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››ويموت السمك الذي في النهر وينتن النهر. فيعاف المصريون ان يشربوا ماء النهر
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››河 裡 的 魚 必 死 、 河 也 要 腥 臭 、 埃 及 人 就 要 厭 惡 喫 這 河 裡 的 水
Irmaktaki balıklar ölecek, ırmak leş gibi kokacak, Mısırlılar artık ırmağın suyunu içemeyecekler.› ››河裡 的 魚必死 、 河 也 要 腥臭 、 埃及人 就要 厭惡喫這 河裡 的 水
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A aj, z toho potoku vycházelo sedm krav, pěkných na pohledění a tlustých, kteréžto pásly se na mokřinách.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A oto z rzeki wychodziło siedem krów, pięknych na wejrzeniu i tłustych na ciele, które się pasły na łące.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.A tu hľa, z rieky vychádzalo sedem kráv, pekných na pohľad i tučných, a pásly sa na mokrine.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Ed ecco salirono dal Nilo sette vacche, belle di aspetto e grasse e si misero a pascolare tra i giunchi
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.e eis que subiam do rio sete vacas, formosas � vista e gordas de carne, e pastavam no carriçal.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.És ímé a folyóvízbõl hét szép és kövér tehén jõ vala ki, és legel vala a nádasban.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Glej pa, iz reke stopa sedem krav, lepih in debelih, in pasle so se po travi.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Ja katso, virrasta nousi seitsemän kaunista ja lihavaa lehmää, jotka kävivät laitumella kaislikossa.
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.보니 아름답고 살진 일곱 암소가 하수에서 올라와 갈밭에서 뜯어먹고
Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.Nầy đâu dưới sông đi lên bảy con bò mập và tốt , ăn cỏ trong bung .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod