Ana içeriğe geç
Sözlük

ırmak ile cümle

ırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Una gran e insólita cantidad de nuestra basura fluirá a través de los ríos hasta el mar.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Une grande partie non contrôlée de nos ordures sera emportée par les rivières jusqu'à la mer.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Veľká, nezvládnuteľná časť odpadu popláva riekami do mora.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Velkou, neposlušnou část našeho odpadu unášejí řeky až do moře.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Ένα ανεξέλεγκτα μεγάλο μέρος των σκουπιδιών μας θα καταλήξει στη θάλασσα μέσα από τα ποτάμια.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.А потім величезна, неконтрольована доля наших відходів потрапить через ріки до моря.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Голяма част от нашия боклук изтича по реките в морето.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.Огромная, неконтролируемая доля наших отходов попадет через реки в море.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.חלק גדול ובלתי-נשלט מהזבל שלנו יזרום עם הנהרות אל הים.
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.وجزء كبير جداً من قمامتنا سينساب مع الأنهار إلى البحر
Çöpümüzün büyük ve kontrolü zor bir oranı ırmaklardan denize akacak.川から海へと流出していきます これは空港脇のバローナクリークに蓄積したゴミです
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Bahkan dari Sudan yang jauh, umat-Ku yang tercerai-berai itu akan datang dan mempersembahkan kurban kepada-Ku
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Ci, którzy są za rzekami ziemi Murzyńskiej, pokłon mi oddają z córką rozproszonych moich, przyniosą mi dary.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Dalém dos rios da Etiópia os meus adoradores, a saber, a filha dos meus dispersos, trarão a minha oferta.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Da oltre i fiumi di Etiopia fino all'estremo settentrione, i miei supplicanti mi porteranno offerte
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.D`au delà des fleuves de l`Éthiopie Mes adorateurs, mes dispersés, m`apporteront des offrandes.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Desde más allá de los ríos de Etiopía me traerán ofrenda los que me invocan en medio de la dispersión
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Dincolo de rîurile Etiopiei, Îmi vor aduce daruri de mîncare închinătorii mei, obştea Mea cea risipită.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Fra landet bortenfor Etiopias elver skal de føre mine tilbedere, mitt spredte folk, som offergave til mig.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Fra Landet hinsides Floden bringer de mig Bukke, fra Patros kommer de med Afgrødeoffer til mig.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.내게 구하는 백성들 곧 내가 흩은 자의 딸이 구스 하수 건너편에서부터 예물을 가지고 와서 내게 드릴지라
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Kús folyóvizein túlról hozzák imádóim, szétszórt népemnek leányai ételáldozatomat nékem.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Ti, kteříž jsou za řekami Mouřenínské země, koříce se mi, se dcerou rozptýlených mých dary mi přinesou.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Z one strani etiopskih rek privedejo molilce moje, hčer razkropljencev mojih, meni v darilo.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Zpoza riek Ethiopie, moji modlitebníci, modlitebníci dcéry mojich rozptýlených, donesú môj obetný dar obilný.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Из заречных стран Ефиопии поклонники Мои, дети рассеянных Моих, принесут Мне дары.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.Изотвъд Етиопските реки поклонниците ми, Разсеяните ми юлде, Ще ми донесат принос.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.מעבר לנהרי כוש עתרי בת פוצי יובלון מנחתי׃
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.من عبر انهار كوش المتضرعون اليّ متبدديّ يقدمون تقدمتي.
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.祈 禱 我 的 、 就 是 我 所 分 散 的 民 、 〔 原 文 作 女 子 下 同 〕 必 從 古 實 河 外 來 、 給 我 獻 供 物
Dağılmış olan, bana tapan halkım, Kûş ırmaklarının ötesinden Bana sunular getirecek.祈禱 我 的 、 就是 我 所 分散 的 民 、 〔 原文 作 女子 下同 〕 必從 古 實河 外來 、 給 我 獻 供物
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışMás temperaturas extremas Menos precipitaciones en verano
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışMidden- en Oost-Europa Meer extreme temperaturen Minder neerslag in de zomer aan zeeoppervlak Soorten bewegen
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışMniej turystyki narciarskiej zimą Wyższe ryzyko erozji gleby Wyższe ryzyko wyginięcia gatunków
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışStřední a východní Evropa Více teplotních extrémů Více letních srážek Více rozvodněných řek v zimě
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışVähemmän kesäsateita
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışVišje temperature površinske plasti morja
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışΆνοδος της στάθμης της θάλασσας
Daha fazla aşırı sıcaklık Yazın daha az yağış Kışın daha fazla ırmak taşkını Su sıcaklığında artışПо-високи температури на водата на повърхността
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.(65:6) Он превратил море в сушу; через реку перешли стопами, там веселились мы о Нем.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.A tengert szárazzá változtatta, a folyamon gyalog mentek át: ott örvendeztünk õ benne.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Converteu o mar em terra seca; passaram o rio a pé; ali nos alegramos nele.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Egli cambiò il mare in terra ferma, passarono a piedi il fiume; per questo in lui esultiamo di gioia
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.El a prefăcut marea în pămînt uscat, şi rîul a fost trecut cu piciorul: atunci ne-am bucurat în El.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Él convirtió el mar en tierra seca, y por el río pasaron a pie. ¡Regocijémonos en él
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Er verwandelt das Meer ins Trockene, daß man zu Fuß über das Wasser ging; dort freuten wir uns sein.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han förvandlade havet till torrt land; till fots gingo de genom floden; då gladdes vi över honom.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han forvandlede Hav til Land, de vandrede til Fods over Strømmen; lad os fryde os højlig i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han gjorde havet om til tørt land, gjennem strømmen gikk de til fots; der gledet vi oss i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Hij maakte land droog door de zee te laten opdrogen; het volk ging te voet dwars door de rivier.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Il changea la mer en une terre sèche, On traversa le fleuve à pied: Alors nous nous réjouîmes en lui.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.하나님이 바다를 변하여 육지되게 하셨으므로 무리가 도보로 강을 통과하고 우리가 거기서 주로 인하여 기뻐하였도다
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Meren hän muutti kuivaksi maaksi, jalkaisin käytiin virran poikki; silloin me iloitsimme hänestä.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Morje je izpremenil v suho, prek velike reke so šli peš; tam smo se radovali v njem.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô ; Người_ta đi bộ ngang qua sông : Tại nơi ấy chúng_tôi vui_mừng trong Ngài .
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô; Người ta đi bộ ngang qua sông: Tại nơi ấy chúng tôi vui mừng trong Ngài.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil more na sušinu; cez rieku prešli pešo; tam sme sa radovali v ňom!
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil moře v suchost, řeku přešli nohou po suše, tuť jsme se veselili v něm.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrócił morze w ziemię suchą; rzekę przeszli suchą nogą; tameśmyć się weselili w nim.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Μετεβαλε την θαλασσαν εις ξηραν πεζοι διεβησαν δια του ποταμου εκει ευφρανθημεν εις αυτον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod