üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Teressa: Ulusal üzüntü gün. İlk başta, ben onunla etkilendim değildiWat vindt u van de Nationale Sorry Dag?
Teressa: Ulusal üzüntü gün."La Journée Nationale du Pardon ...
Teressa: Ulusal üzüntü gün.Narodowy Dzień Przeprosin.
Umut kırıcı, üzüntü verici.C'est décourageant, c'est triste.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Det er nedslående, det er trist.
Umut kırıcı, üzüntü verici.É desolador, é triste.
Umut kırıcı, üzüntü verici.È scoraggiante, è triste.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Es desalentador, es triste.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Es ist entmutigend, es ist traurig.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Ez szívszorító és szomorú.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Het is ontmoedigend, het is triest.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Itu menyayat hati, itu menyedihkan.
Umut kırıcı, üzüntü verici.정말 실망스럽고 슬픈 일입니다.
Umut kırıcı, üzüntü verici.TED講演の数日前
Umut kırıcı, üzüntü verici.Ţi se rupe sufletul, este trist.
Umut kırıcı, üzüntü verici.To przygnębiające, smutne.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Είναι αποκαρδιωτικό, είναι λυπηρό.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Това е разбиващо сърцето, това е тъжно.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Це сумно, це доводить до розпачу.
Umut kırıcı, üzüntü verici.Это ужасает и огорчает.
Umut kırıcı, üzüntü verici.זה שובר לב. זה עצוב.
Umut kırıcı, üzüntü verici.إنه أمر محزن ومؤسف
Üzüntü çoğalır üşüdüğünde." — Yoldan geçen kişi, ağlayarak yürüyen kadına.Las frases tienen que ser escuchadas y escritas en forma inmediata.
Üzüntü çoğalır üşüdüğünde." — Yoldan geçen kişi, ağlayarak yürüyen kadına.La tristesse augmente avec le froid." — Un passant à une jeune femme qui pleurait en marchant.
Üzüntü çoğalır üşüdüğünde." — Yoldan geçen kişi, ağlayarak yürüyen kadına.Грусть растет на холоде», — бездомный обращается к молодой расстроенной женщине.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.(87:10) Око мое истомилось от горести: весь день я взывал к Тебе, Господи, простирал к Тебе руки мои.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Elszakasztottad ismerõseimet tõlem, útálattá tettél elõttök engem; berekesztettem és ki nem jöhetek.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Hai allontanato da me i miei compagni, mi hai reso per loro un orrore. Sono prigioniero senza scampo
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.곤란으로 인하여 내 눈이 쇠하였나이다 여호와여 내가 매일 주께 부르며 주를 향하여 나의 두 손을 들었나이다
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mắt tôi hao mòn vì hoạn nạn; Ðức Giê-hô-va ơi, hằng ngày tôi cầu khẩn Ngài, Và giơ tay lên hướng cùng Ngài.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Meine Gestalt ist jämmerlich vor Elend. HERR, ich rufe dich an täglich; ich breite meine Hände aus zu dir.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mi se topesc ochii de suferinţă; în toate zilele Te chem, Doamne, şi-mi întind mînile spre Tine!
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.mit Øje er sløvt af Vånde. Hver Dag, HERRE, råber jeg til dig og rækker mine Hænder imod dig.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Oko moje mrli od bede; kličem te, GOSPOD, vsak dan, k tebi razpenjam roke svoje.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Os meus olhos desfalecem por causa da aflição. Clamo a ti todo dia, Senhor, estendendo-te as minhas mãos.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.U hebt ervoor gezorgd dat mijn kennissen mij niet meer willen zien en van mij gruwen. Ik zie geen uitweg meer.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Vzdialil si mojich známych odo mňa; zošklivil si im ma; som zatvorený a nemôžem vyjsť.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Ο οφθαλμος μου ητονησεν απο της θλιψεως σε επεκαλεσθην, Κυριε, ολην την ημεραν ηπλωσα προς σε τας χειρας μου.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Окото ми чезне от скръб; Господи, Тебе съм призовавал всеки ден, Простирал съм към Тебе ръцете си.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.עיני דאבה מני עני קראתיך יהוה בכל יום שטחתי אליך כפי׃
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.‎عيني ذابت من الذل. دعوتك يا رب كل يومً. بسطت اليك يدي
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我 的 眼 睛 、 因 困 苦 而 乾 癟 。 耶 和 華 阿 、 我 天 天 求 告 你 、 向 你 舉 手
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我的 眼睛 、 因 困苦 而 乾癟 。 耶和華 阿 、 我 天天 求告 你 、 向 你 舉手
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?A boldogságtól vagy a szomorúságtól fogsz berúgni?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Aiotko vetää kännit onnesta vaiko surusta?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Anh đang uống vì hạnh phúc hay sầu khổ đây?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Apa kau akan mabuk atas kebahagiaan atau kesedihan?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Betrinkst du dich aus Freude oder aus Frust?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Cậu sẽ say sưa từ hạnh phúc hay nỗi buồn??
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Ga je dronken worden van blijheid of treurigheid?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?행복해서 취할래 슬퍼서 취할래?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?O să te îmbeţi de bucurie sau de necaz?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Ožereš se kvůli smutku, nebo radosti?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?-Ska du supa av glädje eller av sorg?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?-Ska du supa av glädje eller av sorg?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?¿Te vas a emborrachar de alegría o de tristeza?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Ti sbronzi per tristezza o felicita'?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Tu vas te saouler de joie ou de tristesse ?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Vil du være fuld på grund af glæde eller sorg?
Üzüntüden mi yoksa mutluluktan mı sarhoş olacaksın?Zamierzasz sie nawalić ze szczęścia czy ze smutku?

İlgili Sayfalar