üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.Cînd m'a răpit Duhul şi m'a luat, mergeam amărît şi mînios, şi mîna Domnului apăsa tare peste mine.
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.주의 신이 나를 들어올려 데리고 가시는데 내가 근심하고 분한 마음으로 행하니 여호와의 권능이 힘있게 나를 감동하시더라
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.ורוח נשאתני ותקחני ואלך מר בחמת רוחי ויד יהוה עלי חזקה׃
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.فحملني الروح واخذني فذهبت مرّا في حرارة روحي ويد الرب كانت شديدة عليّ
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.於 是 靈 將 我 舉 起 帶 我 而 去 、 我 心 中 甚 苦 、 靈 性 忿 激 . 並 且 耶 和 華 的 靈 〔 原 文 作 手 〕 在 我 身 上 大 有 能 力
Ruh beni kaldırıp götürdü. RABbin güçlü eli üzerimde olduğu halde, üzüntüyle, öfkeyle gittim.於是 靈將 我 舉起帶 我 而去 、 我心 中 甚 苦 、 靈性 忿激 . 並且 耶和華 的 靈 〔 原文 作手 〕 在 我 身上 大 有 能力
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Er hielt inne und sah sich um.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Intentiile sale bune par să fi fost recunoscute.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Jego dobre intencje wydają się być rozpoznane. Teraz spojrzał na niego w milczeniu i smutku.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Jeho dobré úmysly sa zdajú byť uznaná. Teraz sa na neho pozrel v tichosti a smútok.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Jeho dobré úmysly se zdají být uznána.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Jeho dobré úmysly se zdají být uznána. Teď se na něj podíval v tichosti a smutek.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.그의 의도가 인정되었을 것 같습니다.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Le sue buone intenzioni sembrano essere stati riconosciuti. Ora lo guardò in silenzio e dolore.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Niat baik-Nya tampaknya telah diakui. Sekarang mereka menatap dalam keheningan dan kesedihan.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Njegovi dobri nameni se zdi, da so bile priznane.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Nu er de så på ham i tavshed og sorg.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Nu tittade på honom i tystnad och sorg.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Nyt he katsoivat häntä hiljaa ja surua.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Ő a jó szándék úgy tűnik, hogy felismerte.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Ő a jó szándék úgy tűnik, hogy felismerte. Most ránézett a csend és bánat.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Seine guten Absichten scheinen erkannt worden zu sein.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Ses bonnes intentions semblent avoir été reconnu.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Suas boas intenções parecem ter sido reconhecido. Agora, eles olharam para ele em silêncio e tristeza.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Suas boas intenções parecem ter sido reconhecido.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Sus buenas intenciones parecen haber sido reconocido. Ahora que lo miró en silencio y tristeza.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Sus buenas intenciones parecen haber sido reconocido.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Teraz spojrzał na niego w milczeniu i smutku.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Ý định tốt của ông dường như đã được công nhận.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Zijn goede bedoelingen lijken te zijn opgenomen.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Zijn goede bedoelingen lijken te zijn opgenomen. Nu zijn ze keek hem in stilte en verdriet.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Καλές προθέσεις του φαίνεται να έχουν αναγνωριστεί. Τώρα κοίταξε στη σιωπή και θλίψη.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Его добрые намерения, кажется, были признаны. Теперь они смотрели на него молча и печали.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Його добрі наміри, здається, були визнані.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Неговите добри намерения изглежда да са били признати. Сега те го погледна в мълчание и скръб.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.Тепер вони дивилися на нього мовчки і печалі.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.הכוונות הטובות שלו נראה הוכרו.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.نواياه الطيبة يبدو انه تم التعرف عليها.
Şimdi onlar bir sessizlik içinde ona baktı ve üzüntü.恐怖は一瞬だけ続いた。今、彼らは沈黙の中で彼を見てと
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Bueno, hay algunas angustias que el chocolate no puede curar. Pero para eso están las botas de lluvia.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Dobře, je i pár trápení, které čokoláda nespraví.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Dobre, možno je aj žiaľ, ktorý čokoláda nezaženie. Ale na to sú gumáky.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.뭐, 초콜릿이 치유할 수 없는 아픔이 있기도 해요 그렇기 때문에 장화가 있는거죠
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Najó, van pár szivfájdalom, amit a csokoládé nem tud helyrehozni. De azért vannak a gumicsizmák.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okay, der er et par hjertesorger chokolade ikke kan ordne.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okay, sunt câteva dureri pe care ciocolata nu le poate repara. Dar de-asta există cizmele de ploaie.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, ci sono alcune batoste che il cioccolato non può curare. Ma è a questo che servono gli stivali da pioggia.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, có một vài nỗi đau sô cô la không giúp được. Nhưng đó là lúc ta cần giày đi mưa.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okee, er is wel wat hartzeer dat chocolade niet kan helen. Maar daar zijn de regenlaarzen voor.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okej, så det finns några sorger som choklad inte kan fixa.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.OK, há alguns desgostos que o chocolate não cura. Mas é para isso que servem as galochas.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.OK, jest kilka problemów których czekolada nie naprawi... Ale właśnie po to są kalosze.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, so zlomljena srca, ki jih čokolada ne more pozdraviti.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Εντάξει, υπάρχουν μερικές απογοητεύσεις που η σοκολάτα δεν γιατρεύει! Αλλά γι' αυτό υπάρχουν οι γαλότσες.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.- Добре, є певні, що шоколад виправити не може. Але це те, для чого потрібні гумаки.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Добре, има някои мъки, които шоколадът не може да оправи. Но за това са ботушите за дъжд.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ну хорошо, есть разбитые сердца, которые шоколад не может исцелить. Но именно для этого есть резиновые сапоги.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.אוקי, יש כמה לבבות שבורים ששוקולד לא יכול לאחות. אז לכן יש את המגפיים.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.حسناً .. ربما هناك القليل منها التي تعجز الشوكولاته على تجاوزها ولكن لهذا خلقت أحذية المطر.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.そのために雨靴はあるんだもの 雨はすべてを洗い流してくれる あなたがそう望むなら

İlgili Sayfalar