üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Marawi Belediye Başkanı Majul Gandamra şehrin yıkımına dair üzüntüsünü dile getirdi:Le maire de Marawi, Majul Gandamra, s'attriste des destructions dans sa ville :
Marawi Belediye Başkanı Majul Gandamra şehrin yıkımına dair üzüntüsünü dile getirdi:O prefeito de Marawi, Majul Gandamra, declarou estar desolado com a destruição da cidade.
Marawi Belediye Başkanı Majul Gandamra şehrin yıkımına dair üzüntüsünü dile getirdi:Мэр Марави Маджул Гандамра с грустью прокомментировал разрушение города:
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Hvi kom jeg af Moders Liv, når jeg kun skulde opleve Møje og Harm, mine Dage svinde i Skam!.
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Hvorfor kom jeg da ut av mors liv til å se møie og sorg og ende mine dager i skam?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?어찌하여 내가 태에서 나와서 고생과 슬픔을 보며 나의 날을 수욕으로 보내는고
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Miksi olen äitini kohdusta tullut näkemään tuskaa ja vaivaa, niin että minun päiväni päättyvät häpeässä?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?¿Para qué salí del vientre? ¿Para ver sufrimiento y tormento? ¿Para que mis días se consuman en vergüenza
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Perché mai sono uscito dal seno materno per vedere tormenti e dolore e per finire i miei giorni nella vergogna
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Por que saí da madre, para ver trabalho e tristeza, e para que se consumam na vergonha os meus dias?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Proč jsem jen z života vyšel, abych okoušel těžkosti a zámutku, a aby stráveni byli v pohanění dnové moji?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Przeczżem wyszedł z żywota, abym doznał pracy i smutku, a żeby dni moje w haóbie strawione były?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Sao tôi đã ra khỏi thai để chịu cực khổ lo buồn, cả đời mang sỉ nhục?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Sao tôi đã ra khỏi thai để chịu cực_khổ lo_buồn , cả đời mang sỉ_nhục ?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Varför kom jag ut ur moderlivet och fick se olycka och bedrövelse, så att mina dagar måste försvinna i skam?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Zakaj sem prišel iz maternice, da bi videl preglavico in žalost in bi v sramoti ginili dnevi moji?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?δια τι εξηλθον εκ της μητρας, δια να βλεπω μοχθον και λυπην και να τελειωσωσιν αι ημεραι μου εν αισχυνη;
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Для чего вышел я из утробы, чтобы видеть труды и скорби, и чтобы дни мои исчезали в бесславии?
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?Защо излязох из утробата Да гледам труд и скръб, И дните ми да се довършат от срам.
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?למה זה מרחם יצאתי לראות עמל ויגון ויכלו בבשת ימי׃
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?لماذا خرجت من الرحم لارى تعبا وحزنا فتفنى بالخزي ايامي
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?我 為 何 出 胎 見 勞 碌 愁 苦 、 使 我 的 年 日 因 羞 愧 消 滅 呢
Neden ana rahminden çıktım? Dert, üzüntü görmek, Ömrümü utanç içinde geçirmek için mi?我 為何 出 胎見勞碌 愁苦 、 使 我 的 年日 因 羞愧 消滅呢
Ne ulusal üzüntü güne bakış ilgili olduğunu.- En de laatste vraag.
Ne ulusal üzüntü güne bakış ilgili olduğunu.Que pensez-vous de la Journée Nationale du Pardon?" TN:
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Aký smútok túži zoznámil na svojej strane, že som sa ešte nevie, nie?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Apa kesedihan sangat membutuhkan kenalan di tanganku, Bahwa aku belum tahu tidak?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Ce durere craves cunoştinţă la mâna mea, că ştiu încă, nu?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Che dolore brama conoscenza la mia mano, che io ancora non so?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Co smutku pragnie znajomy na moją rękę, to ja jeszcze nie znam?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Hvad sorg craves bekendtskab på min hånd, at jeg ved endnu ikke?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Jaký smutek touží seznámil na své straně, že jsem se ještě neví, ne?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Kakšna žalost hrepeni znanec na svojo roko, da sem še ne vem?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?어떤 슬픔이 아니라 아직은 잘 즉, 내 손을 친분을 갈구?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Mikä suru himoitsee tuttavuus minun kädestäni, että en vielä tiedä?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Milyen szomorú vágyik ismerősének a kezem, hogy én még nem tudom?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Nỗi buồn khao khát người quen ở bàn tay của tôi, đó, tôi biết không?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Quelle tristesse aspire connaissance à ma main, que je ne sais pas encore?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Que tristeza anseia por conhecimento na minha mão, Que eu saiba ainda não?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?¿Qué tristeza ansía conocido en mi mano, Que aún no sé?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Vilken sorg längtar bekant på min hand, att jag ännu vet inte?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Was Trauer sehnt Bekannten von meiner Hand, dass ich weiß noch nicht?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Wat een verdriet hunkert kennismaking op mijn hand, dat ik nog niet weet?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Τι θλίψη ποθεί γνωριμία με το χέρι μου, ότι ακόμη δεν γνωρίζουμε;
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Какви скръб жадува познат в ръката ми, че аз все още знам не?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?Что горе жаждет знакомства на мою руку, что я еще не знаю?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?מה צער משתוקק מכר על היד שלי, את זה אני עדיין לא יודע?
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?ما يشتهي التعارف الحزن في يدي ، وأنا أعلم حتى الآن لا؟
Ne üzüntü değil henüz biliyorum, elimi tanıdık craves?あまりにも馴染みの修道士
Obama'nın Küba'ya Yeni Yaklaşımı Miami'deki Bazı Küba Sürgünlerini Üzüntüye UğrattıDescontento un sector del exilio cubano de Miami por el acercamiento de Obama a Cuba
Obama'nın Küba'ya Yeni Yaklaşımı Miami'deki Bazı Küba Sürgünlerini Üzüntüye UğrattıEen deel van de Cubaanse bannelingen is kwaad om Obama’s handreiking aan Cuba
Obama'nın Küba'ya Yeni Yaklaşımı Miami'deki Bazı Küba Sürgünlerini Üzüntüye UğrattıNěkteří kubánští emigranti v Miami jsou znepokojeni Obamovým novým přístupem ke Kubě
Obama'nın Küba'ya Yeni Yaklaşımı Miami'deki Bazı Küba Sürgünlerini Üzüntüye UğrattıНекоторые кубинские эмигранты в Майами недовольны новым подходом Обамы к Кубе
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.Je zou er medelijden mee krijgen. Alleen hebben we dat al zoveel keer gezien dat het ons niets meer doet.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.여러분은 불쌍하게 느끼시겠지만, 우리는 너무 많이 봐서 별로 걱정은 안됩니다.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.Man bemitleidet ihn irgendwie, wir haben es schon so oft gesehen, dass es uns ziemlich egal ist.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.Można jakby współczuć temu czemuś, ale my to widzieliśmy już tyle razy, że zobojętnieliśmy.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.On a pitié pour lui, mais ça fait tellement de fois que nous le voyons on y fait plus attention.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.Şi simţi un fel de părere de rău pentru acel lucru, şi am văzut-o de atât de multe ori că acum nu ne mai pasa.
O karakter için üzüntü hissediyorsunuz, bunu o kadar çok gördük ki aslında artık umursamıyoruz.Uno se siente un poco mal por estas cosas pero lo hemos visto tantas veces que la verdad, ya no nos importa.

İlgili Sayfalar