üzuntü ile cümle
üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››не считай рабы твоей негодною женщиною, ибо от великой печали моей и от скорби моей я говорила доселе.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Не считай слугинята си за лоша жена; защото от голямото си оплакване от скръбта си съм говорила до сега.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››אל תתן את אמתך לפני בת בליעל כי מרב שיחי וכעסי דברתי עד הנה׃
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››لا تحسب امتك ابنة بليعال. لاني من كثرة كربتي وغيظي قد تكلمت الى الآن.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不 要 將 婢 女 看 作 不 正 經 的 女 子 . 我 因 被 人 激 動 愁 苦 太 多 、 所 以 祈 求 到 如 今
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不要將 婢女 看作 不正經 的 女子 . 我 因 被 人 激動 愁苦 太 多 、 所以 祈求 到 如今
Kurtar bizi Bizi üzüntünün elinden kurtar iyi dinlemeler - gonuldendile.blogspot.comlibéranos de soportar esta amargura.
Kurtar bizi Bizi üzüntünün elinden kurtar iyi dinlemeler - gonuldendile.blogspot.comLibère-nous de supporter l'amertume
Kuru üzüntü kan içecekler. Adieu, Adieu! [Çıkın.]ジュリエットO幸運、幸運!すべての男性はtheeの気まぐれ呼び出します。
Kuru üzüntü kan içecekler. Adieu, Adieu!드라이 슬픔이 우리 피를 마시. 갈게요, 갈게요!
Kuru üzüntü kan içecekler. Adieu, Adieu!צער יבש משקאות הדם שלנו. שלום, שלום!
Kuru üzüntü kan içecekler. Adieu, Adieu!الحزن الجافة المشروبات دمائنا. وداعا ، وداعا!
Kuru üzüntü kan içecekler.Dolore secco beve il nostro sangue.
Kuru üzüntü kan içecekler.Droge verdriet drinkt ons bloed.
Kuru üzüntü kan içecekler.Dry Kummer Getränke unser Blut.
Kuru üzüntü kan içecekler.Dry žalosti pijače naše krvi.
Kuru üzüntü kan içecekler.Durere uscat bea sângele nostru.
Kuru üzüntü kan içecekler.El dolor seco bebidas nuestra sangre.
Kuru üzüntü kan içecekler.Kesedihan Kering minum darah kami.
Kuru üzüntü kan içecekler.Kuiva suru juomia veremme.
Kuru üzüntü kan içecekler.La tristesse sèche boit notre sang.
Kuru üzüntü kan içecekler.Nỗi buồn khô uống máu của chúng tôi.
Kuru üzüntü kan içecekler.Pralnia smutek napojów naszej krwi.
Kuru üzüntü kan içecekler.Suché smutek nápoje naši krev.
Kuru üzüntü kan içecekler.Suché smútok nápoje našu krv.
Kuru üzüntü kan içecekler.Száraz bánat italok vérünket. Isten veled, isten veled!
Kuru üzüntü kan içecekler.Torr sorg dricker vårt blod.
Kuru üzüntü kan içecekler.Tør sorg drikke vores blod.
Kuru üzüntü kan içecekler.Tristeza seca bebe o nosso sangue.
Kuru üzüntü kan içecekler.Στεγνό θλίψη πίνει το αίμα μας.
Kuru üzüntü kan içecekler.Сухата скръб пие кръвта ни.
Kuru üzüntü kan içecekler.Сухой горе напитков нашей крови. Прощайте, прощайте!
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Als nun Ruben wieder zur Grube kam und fand er Joseph nicht darin, zerriß er sein Kleid
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.A navrátil se Ruben k čisterně, a aj, již nebylo Jozefa v ní. I roztrhl roucha svá.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Cuando Rubén volvió a la cisterna y no halló a José allí, rasgó sus vestiduras
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Da Ruben kom tilbake til brønnen, fikk han se at Josef ikke var i brønnen. Da sønderrev han sine klær,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Da Ruben nu kom tilbage til Cisternen, se, da var Josef der ikke. Så sønderrev han sine Klæder
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.És visszatére Rúben a kúthoz, és ímé József nem vala a kútban, és megszaggatá ruháit.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Keď sa potom navrátil Rúben k cisterne, hľa, Jozefa už nebolo v cisterne. A roztrhnul svoje rúcha.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ketika Ruben kembali ke sumur itu dan tidak menemui Yusuf di situ, dikoyakkannya pakaiannya karena sedih
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.르우벤이 돌아와서 구덩이에 이르러 본즉 거기 요셉이 없는지라 옷을 찢고
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ko se je pa vrnil Ruben k vodnjaku, glej, ni bilo Jožefa v vodnjaku; in raztrga oblačila svoja.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Kun sitten Ruuben palasi kaivolle, niin Joosefia ei enää ollut kaivossa. Silloin hän repäisi vaatteensa,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.När sedan Ruben kom tillbaka till brunnen, se, då fanns Josef icke i brunnen. Då rev han sönder sina kläder
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ora, Rúben voltou � cova, e eis que José não estava na cova; pelo que rasgou as suas vestes
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Quando Ruben ritornò alla cisterna, ecco Giuseppe non c'era più. Allora si stracciò le vesti
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ruben revint à la citerne; et voici, Joseph n`était plus dans la citerne. Il déchira ses vêtements,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ruben s'a întors la groapă; şi iată că Iosif nu mai era în groapă. El şi -a rupt hainele,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ru-bên trở lại hố; nầy Giô-sép đâu mất rồi; bèn xé áo mình,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Ru-bên trở_lại hố ; nầy Giô-sép đâu mất rồi ; bèn xé áo mình ,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Tedy się wrócił Ruben do onej studni, a oto, już nie było Józefa w studni; i rozdarł szaty swoje.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Επεστρεψε δε ο Ρουβην εις τον λακκον, και ιδου, ο Ιωσηφ δεν ητο εν τω λακκω και διεσχισε τα ιματια αυτου.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.А Рувим се върна при рова, и, ето, Иосиф не беше в рова. И раздра дрехите си.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.Рувим же пришел опять ко рву; и вот, нет Иосифа ворве. И разодрал он одежды свои,
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.וישב ראובן אל הבור והנה אין יוסף בבור ויקרע את בגדיו׃
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.ورجع رأوبين الى البئر واذا يوسف ليس في البئر. فمزّق ثيابه.
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.流 便 回 到 坑 邊 、 見 約 瑟 不 在 坑 裡 、 就 撕 裂 衣 服
Kuyuya geri dönen Ruben Yusufu orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.流便 回到 坑邊 、 見約瑟 不 在 坑裡 、 就 撕裂 衣服
Marawi Belediye Başkanı Majul Gandamra şehrin yıkımına dair üzüntüsünü dile getirdi:El alcalde de Marawi, Majul Gandamra, está afectado por la destrucción en su ciudad:
Marawi Belediye Başkanı Majul Gandamra şehrin yıkımına dair üzüntüsünü dile getirdi:Il Sindaco di Marawi, Majul Gandamra, si dice rattristato dalla distruzione della sua città: