üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Oj, aby bola dobre odvážená moja nevoľa, a moje utrpenie, aby razom zdvihli na váhe!
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Ó kdyby pilně zváženo bylo hořekování mé, a bída má na váze aby spolu vyzdvižena byla.
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Oxalá de fato se pesasse a minhá magoa, e juntamente na balança se pusesse a minha calamidade!
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Se ben si pesasse il mio cruccio e sulla stessa bilancia si ponesse la mia sventura..
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Wenn man doch meinen Unmut wöge und mein Leiden zugleich in die Waage legte!
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Ειθε να εζυγιζετο τωοντι η λυπη μου, και η συμφορα μου να ετιθετο ολη ομου εν τη πλαστιγγι.
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!Дано само би се претеглила моята печал, И злополуката ми да би се турила срещу нея на везните!
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!о, если бы верно взвешены были вопли мои, и вместе с ними положили на весы страдание мое!
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!לו שקול ישקל כעשי והיתי במאזנים ישאו יחד׃
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!ليت كربي وزن ومصيبتي رفعت في الموازين جميعها.
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!惟 願 我 的 煩 惱 稱 一 稱 、 我 一 切 的 災 害 放 在 天 平 裡
‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse, Acım teraziye konabilseydi!惟 願 我 的 煩惱稱 一 稱 、 我 一切 的 災害 放在 天平裡
Köpeklere bayılırız ama gerçekten mutlu ve üzüntülü olmadıkları zamanlar onların içleri boştur,Máme psy moc rádi, ale oni jsou většinou uvnitř prázdní, pokud nejsou velmi šťastní nebo smutní.
Köpeklere bayılırız ama gerçekten mutlu ve üzüntülü olmadıkları zamanlar onların içleri boştur,Uwielbiamy psy, ale one są w większości puste w środku gdy nie są bardzo szczęśliwe lub smutne.
Köpeklere bayılırız ama gerçekten mutlu ve üzüntülü olmadıkları zamanlar onların içleri boştur,Συμπαθούμε τους σκύλους, αλλά όταν δεν είναι υπέρμετρα χαρούμενοι ή λυπημένοι, είναι απλά κενοί εσωτερικά.
Köpeklere bayılırız ama gerçekten mutlu ve üzüntülü olmadıkları zamanlar onların içleri boştur,Мы любим собак, но они в основном пустые внутри, когда они не очень счастливы или грустны.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Crezi că o fată singură pe un pod e o ţintă sigură.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Itt áll egy szerencsétlen flótás és ki akarja használni a helyzetét.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Je denkt dat een verdrietig meisje op een brug een gemakkelijke prooi is.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Myslíš, že smutná dívka na mostě je jednoduchý cíl.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Sie halten eine Frau am Ende für leichte Beute.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Una chica hecha una... mierda agarrada a una barandilla, y cree tenerlo fácil. Que dándole la...
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Νομίζεις ό,τι ένα λυπημένο κορίτσι σε μία γέφυρα είναι εύκολος στόχος.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Мислите, че едно момиче на моста е лесна плячка.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.У девушки тяжело на душе, она вцепилась в поручни.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.A kráľ im povedal: Sníval sa mi sen, a môj duch je hnaný nepokojom zvedieť ho.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Egli disse loro: «Ho fatto un sogno e il mio animo si è tormentato per trovarne la spiegazione»
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.E o rei lhes disse: Tive um sonho, e para saber o sonho está perturbado o meu espírito.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.És monda nékik a király: Álmot láttam, és nyugtalan a lelkem megtudni az álmot.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Împăratul le -a zis: ,,Am visat un vis; duhul îmi este turburat, şi aş vrea să ştiu visul acela.``
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.In kralj jim reče: Imel sem sanje in duh moj je vznemirjen, da bi se zavedel tistih sanj.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.I rzekł król do nich: Miałem sen, i strwożył się duch mój, tak, że nie wiem, co mi się śniło.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Ja kuningas sanoi heille: "Minä olen nähnyt unen, ja mieleni on levoton, kunnes saan tietää sen unen.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.왕이 그들에게 이르되 내가 꿈을 꾸고 그 꿈을 알고자 하여 마음이 번민하도다
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Le roi leur dit: J`ai eu un songe; mon esprit est agité, et je voudrais connaître ce songe.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Tedy řekl jim král: Měl jsem sen, a předěsil se duch můj, tak že nevím, jaký to byl sen.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Vua nói cùng họ rằng : Ta đã thấy một chiêm_bao ; và lòng ta bối_rối , muốn biết chiêm_bao đó .
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Vua nói cùng họ rằng: Ta đã thấy một chiêm bao; và lòng ta bối rối, muốn biết chiêm bao đó.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.Y el rey les dijo: --He tenido un sueño, y mi espíritu se ha turbado por entender el sueño
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.И сказал им царь: сон снился мне, и тревожится дух мой; желаю знать этот сон.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.И царят им рече: Видях сън; и духът ми се смущава, за да разбера съня.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.ויאמר להם המלך חלום חלמתי ותפעם רוחי לדעת את החלום׃
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.فقال لهم الملك قد حلمت حلما وانزعجت روحي لمعرفة الحلم.
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.王 對 他 們 說 、 我 作 了 一 夢 、 心 裡 煩 亂 、 要 知 道 這 是 甚 麼 夢
Kral, ‹‹Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum›› dedi.王對他 們說 、 我 作 了 一 夢 、 心裡煩亂 、 要 知道 這是 甚麼夢
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.Im zweiten Jahr des Reiches Nebukadnezars hatte Nebukadnezar einen Traum, davon er erschrak, daß er aufwachte.
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.I sit andet regeringsår drømte Nebukadnezar, og hans sind blev uroligt, så han ikke kunde sove
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.느부갓네살이 위에 있은지 이년에 꿈을 꾸고 그로 인하여 마음이 번민하여 잠을 이루지 못한지라
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.Trong năm thứ hai đời vua Nê-bu-cát-nết-sa, vua thấy chiêm bao, thì trong lòng bối rối và mất giấc ngủ.
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.Trong năm thứ_hai đời vua Nê-bu-cát-nết-sa , vua thấy chiêm_bao , thì trong lòng bối_rối và mất giấc_ngủ .
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.ובשנת שתים למלכות נבכדנצר חלם נבכדנצר חלמות ותתפעם רוחו ושנתו נהיתה עליו׃
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.وفي السنة الثانية من ملك نبوخذناصّر حلم نبوخذناصّر احلاما فانزعجت روحه وطار عنه نومه.
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.尼 布 甲 尼 撒 在 位 第 二 年 、 他 作 了 夢 、 心 裡 煩 亂 、 不 能 睡 覺
Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı.尼布甲尼撒 在位 第二 年 、 他 作了夢 、 心裡煩亂 、 不 能 睡覺
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Hold ikke din tjenerinne for en ryggesløs kvinne! For jeg har hele tiden talt av min store sorg og gremmelse.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Janganlah aku ini dianggap perempuan jalang. Aku berdoa seperti ini karena aku sangat sedih.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››당신의 여종을 악한 여자로 여기지 마옵소서 내가 지금까지 말한것은 나의 원통함과 격동됨이 많음을 인함이니이다
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Nepřirovnávejž děvky své k ženě bezbožné, nebo z velikého myšlení a hořkosti své mluvila jsem až dosavad.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Ne rači šteti dekle svoje za hčer Belijalovo, zakaj od velikega žalovanja in razžaljenja sem doslej govorila.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Regn ikke din Trælkvinde for en dårlig Kvinde! Nej, hele Tiden har jeg talt ud af min dybe Kummer og Kvide!"

İlgili Sayfalar