üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Hamids Mutter ist vor Trauer regungslos.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Ibunda Hamid tidak bergerak sedikitpun karena sedihnya.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.La madre di Hamid era senza emozioni, soffriva.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.La mère de Hamid immobile de douleur.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Matka Hamida siedziała nieruchomo z wielkiego bólu.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.ظلت والدة حميد جالسة بلا حراك من شدة حزنها.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Care durere grele le face apt lui.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Che tristezza pesante li rende adatto fino.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Die zware verdriet maakt ze apt tot.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Hvilket tunge sorg gør dem apt jer.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Jakie ciężkie cierpienia sprawia, że do apt.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Kateri težki žalosti jih naredi apt reče.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Který z nich dělá těžký smutek apt až.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Ktorý z nich robí ťažký smútok apt až.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Mikä raskas suru tekee niistä apt tykö.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Milyen nehéz bánat teszi apt hozzátok.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Nặng nỗi buồn làm cho các tiêu chuẩn này là apt ta.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Que el dolor les hace pesado a apt.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Quelle tristesse lourde rend apt vers.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Que tristeza pesada faz apt-vos.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar. Romeo geliyor.어떤 무거운 슬픔에게도 그들 APT합니다. 로미오가오고 있습니다.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar. Romeo geliyor.איזה צער כבד הופך אותם מתאים אל. רומיאו מגיע.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar. Romeo geliyor.الحزن الثقيل الذي يجعلهم عرضة بمعزل. روميو قادم.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar. Romeo geliyor.看護主よ、私はここで一晩をstay'dかもしれない
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Vilken tung sorg gör dem benägna till.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Welche schweren Kummer macht sie apt zu.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Yang kesedihan yang berat membuat mereka apt kepada.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Ποια βαριά θλίψη τους καθιστά ικανό unto.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Какая тяжелая скорбь делает их склонны к.
Hangi ağır üzüntü Allah'a onları apt yapar.Кой тежка скръб ги прави ап:.
Hayatımı seviyorum. Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Et cette tristesse vraiment encadrée dans une seule pensée, qui est, je ne souhaite qu'une chose.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Deja prea multe vieţi în vieţile noastre, prea multe şanse la nefericire, prea multe trecuturi de neexplicat.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Già troppe vite nelle nostre vite, troppe occasioni per soffrire, troppi passati che mancano all'appello.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.우리의 인생에는 이미, 너무 많은 인생들이 있지. 너무도 많은 슬픔의 기회들, 과거의, 너무도 많이 설명되지 않은 것들.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Schon zu viele Leben in unseren Leben, zu viele Gelegenheiten für Trauer, zu viele ungeklärte Vergangenheiten.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Trop de vies dans nos vies déjà; trop d'occasions pour la tristesse, trop de passés inexpliqués.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Ya hay demasiadas vidas en nuestras vidas, demasiadas oportunidades para la pena, demasiados pasados perdidos.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Zbyt wiele życia innych w naszym życiu, zbyt wiele okazji do łez, zbyt wiele niewyjaśnionych przeszłości.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Твърде много животи вече в нашите животи, твърде много шансове за тъга, твърде много минало без свидетелства.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.חיים רבים מדי כבר שלובים בחיינו, יותר מדי הזדמנויות לצער, יותר מדי אירועי-עבר לא-מוסברים.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.أرواح كثيرة في حياتنا فعلا , كثير من الفرص للندم , كثيرون من مجهولي المصير للماضي .
Herşey çok gergin ve üzüntülüTout est si tendu et maussade
Herşey çok gergin ve üzüntülüVšetko je tak napätá a Moody ...
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.그것 왕자 glooming 평화를 오늘 아침 가져다, 슬픔의 태양이 그의 머리를 표시하지 않습니다.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE A glooming békét ma reggel hoz, a nap a szomorúság nem fog megjelenni a fejét.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.Prince A glooming fred her til morgen med den bringer, solen for sorg vil ikke vise hans hoved.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE A glooming Frieden an diesem Morgen mit sich bringt, die Sonne für Trauer nicht zeigen den Kopf.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE A paz glooming esta manhã com ele traz; O sol de tristeza não vai mostrar a sua cabeça.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Een glooming vrede vanmorgen met zich meebrengt, de zon voor verdriet niet tonen zijn hoofd.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Ett glooming fred i morse med det medför, solen för sorgen kommer inte att visas huvudet.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.Prince glooming rauhaa tänä aamuna se tuo, auringon suru ei näytä päätään.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE mieru glooming dnes ráno sa to prináša, slnko smútku sa nezobrazí hlavu.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE miru glooming danes zjutraj z njim prinaša, ne na žalost ne bo prikazal svojo glavo.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE míru glooming dnes ráno se to přináší, slunce smutku se nezobrazí hlavu.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Một hòa bình glooming sáng nay với nó mang lại, mặt trời nỗi buồn sẽ không hiển thị đầu.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE O pace glooming în această dimineaţă cu el ne aduce; soare pentru durerea nu vor fi afişate capul.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE pokoju glooming dziś rano przynosi, słońce smutek nie pokaże głową.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Una pace glooming questa mattina con porta; Il sole per il dolore non mostrerà la sua testa.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Une paix baignant ce matin avec elle apporte; Le soleil de tristesse ne sera pas montrer sa tête.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE Μια ειρήνη glooming σήμερα το πρωί με φέρνει? Ο ήλιος για τη θλίψη που δεν θα δείξει το κεφάλι του.

İlgili Sayfalar