üzuntü ile cümle
üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.ויהי כשמע הבחור את הדבר הזה וילך משם נעצב כי היו לו נכסים רבים׃
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.فلما سمع الشاب الكلمة مضى حزينا. لانه كان ذا اموال كثيرة
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.那 少 年 人 聽 見 這 話 、 就 憂 憂 愁 愁 的 走 了 . 因 為 他 的 產 業 很 多
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.那 少年人 聽見這話 、 就 憂憂 愁愁 的 走了 . 因為 他 的 產業 很多
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- dan sangat memalukan bahwa pemuda Amerika adalah pembunuh berantai.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- en dat het zo'n zonde was dat jonge Amerikanen seriemoordenaars waren.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.- et que c'était une honte que les jeunes Américains soient des tueurs en série.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Nevetés) (Taps)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Risos) (Aplausos)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Smích) (Potlesk)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi. (Gülme sesleri) (Alkış sesleri)(Смях) (Аплодисменти)
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.- in da je res škoda, da so mladi Američani serijski morilci.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- ja on niin sääli, että nuoret amerikkalaiset ovat sarjamurhaajia.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.그리고 미국 젊은이들이 연쇄 살인마라는 것은 참 슬픈 일이라고 말이예요.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.- och att det var så synd att unga amerikaner är seriemördare.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- şi că e aşa păcat că tinerii americani sunt criminali în serie.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.To szkoda, że młodzi Amerykanie są seryjnymi mordercami.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- und dass es solch eine Schande sei, dass junge Amerikaner Serienmörder sind.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- και πόσο κρίμα ήταν που οι νεαροί Αμερικανοί ήταν κατά συρροή δολοφόνοι.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.ושזו חרפה גדולה שבחורים אמריקאים צעירים הם רוצחים סדרתיים.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.-- وأنه لمن العار أن الشباب الأمريكي كانوا قتلة متسلسلين.
- genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.連続殺人犯で残念だと返しました (笑)
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Acceptă tristeţea mai bine decât tinerii.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Eles aceitam melhor a tristeza do que pessoas mais novas.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Họ dễ chấp nhận nỗi buồn hơn so với những người trẻ tuổi.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Ils acceptent plus la tristesse que les gens plus jeunes.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Jobban el tudják fogadni a szomorúságot, mint a fiatalok.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.그들은 젊은 사람들보다 슬픔을 더 잘 받아들입니다.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.La accettano più di quanto non facciano i giovani.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Mereka lebih dapat menerima kesedihan daripada orang muda.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Potrafią go łatwiej zaakceptować, niż młodzi.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Sie akzeptieren Traurigkeit leichter als jüngere Leute.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Ze aanvaarden verdriet makkelijker dan jongere mensen.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Είναι πιο δεκτικοί στη δυστυχία απ' ό,τι οι νεότεροι.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Вони легше сприймають сум, аніж молоді люди.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Они легче примиряются с грустью, чем молодёжь.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.Те приемат тъгата много по-добре от по-младите хора.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.יש בהם יותר קבלה של העצב מאשר הצעירים מהם.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.فهم متقبلون للحزن أكثر من الشباب.
Gençlere göre üzüntüyü daha kolay kabulleniyorlar.そして このことが なぜ高齢者が若者よりも
(Gülme sesleri) - genç Amerikalıların seri katiller oluşu ne kadar da üzüntü vericiydi.(Risas) y era una verdadera lástima que los jóvenes estadounidenses fueran asesinos en serie.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Halljuk a hírét: kezeink elesnek; szorongás vesz erõt rajtunk, reszketés, mint a vajudó asszonyon.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Jakž uslyšíme pověst o něm, opadnou ruce naše; ssoužení zachvátí nás, a bolest jako rodičku.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Keď počujeme zvesť o ňom, klesnú naše ruky bezvládne, úzkosť nás pochytí, bolesť ako ženu, ktorá ide porodiť.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.우리가 그 소문을 들었으므로 손이 약하여졌고 고통이 우리를 잡았으므로 아픔이 해산하는 여인 같도다
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.La vuietul apropierii lor, mîinile ni se slăbesc, ne apucă groaza, ca durerea unei femei care naşte.``
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.När vi höra ryktet om dem, sjunka våra händer ned, ängslan griper oss, ångest lik en barnaföderskas.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Skoro usłyszymy wieść o nim, osłabieją ręce nasze, ucisk nas ogarnie, i boleść jako rodzącą.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Slišali smo glas o njem, omahnile so nam roke, groza nas je obšla, bolečina kakor porodnico.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Vi hørte Rygtet derom, vore Hænder blev slappe, Rædsel greb os, Skælven som fødende Kvinde.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Ηκουσαμεν την φημην αυτων αι χειρες ημων παρελυθησαν στενοχωρια κατελαβεν ημας, ωδινες ως τικτουσης.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Мы услышали весть о них, и руки у нас опустились, скорбь объяла нас, муки, как женщину в родах.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.Откакто сме чули вест за тях Ръцете ни ослабнаха, Мъки ни обзеха и болки, Като на жена, която ражда.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.שמענו את שמעו רפו ידינו צרה החזיקתנו חיל כיולדה׃
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.سمعنا خبرها. ارتخت ايدينا. امسكنا ضيق ووجع كالماخض.
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.我 們 聽 見 他 們 的 風 聲 、 手 就 發 軟 . 痛 苦 將 我 們 抓 住 、 疼 痛 彷 彿 產 難 的 婦 人
Haberlerini aldık, Ellerimizde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı bizi.我 們聽見 他 們的 風聲 、 手 就 發軟 . 痛苦 將 我 們 抓住 、 疼痛 彷彿產難 的 婦人
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.De moeder van Hamid was roerloos van verdriet.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Hamidovo Mati je žalovanje ohromilo.
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Hamids mor är förlamad av sorg.