üzuntü ile cümle
üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCE мир glooming тази сутрин с него води; Слънцето за скръб не ще покаже главата му.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.PRINCIPE Una paz glooming esta mañana con el que trae, y el sol por el dolor no se mostrará la cabeza.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.ПРИНЦ мира омрачающий сегодня с утра она приносит; ВС для печали не покажет голову.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.הנסיך שלום והקדירה את הבוקר עם זה מביא; השמש עבור צער לא יראה את ראשו.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.الأمير سلام glooming هذا الصباح مع ان يجلب ؛ الشمس عن حزن لن تظهر رأسه.
Ile PRINCE glooming barış bu sabah getiriyor; üzüntü için güneş başını göstermez.これらの悲しい事のより多くの話を持っている、従って行く;一部はpardon'd、そしていくつかは、罰する。
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirAl principio pensó que podría ser su tristeza por la condición de su habitación, que mantienen
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirAu début, il pensait qu'elle pourrait être sa tristesse sur l'état de sa chambre qui a gardé
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilir처음에는 그 사람이 자신의 방에 보관의 상태를 통해 자신의 슬픔 될 줄 알았는데
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirLa început a crezut că ar putea fi tristeţea lui peste starea camerei sale, care păstrează
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirNo começo, ele pensou que poderia ser a sua tristeza com a condição de seu quarto que manteve
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirבהתחלה הוא חשב שזה יכול להיות עצב שלו על מצב החדר שלו ששמרה
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilirفي البداية اعتقدت انه قد يكون من حزنه لحالة من غرفته التي أبقت
İlk başta o tuttu odasına durumu duyduğu üzüntü olabilir食べることから彼が、彼は非常にすぐに彼の部屋の変化に和解となった。
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Deseori oamenii cred că înseamnă pur şi simplu să-ți pară rău pentru cineva.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Die Menschen denken oft, es heisse einfach, dass einem jemand Leid tut.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.사람들이 종종 생각하기를 동정심은 단순히 다른 사람을 가엾게 여기는 거라고 생각하죠
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.La gente con frecuencia cree que significa sentirse triste por el dolor de otros.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.La gente spesso pensa che significhi sentirsi dispiaciuti per qualcuno.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Les gens croient souvent qu'il s'agit simplement d'être désolé pour quelqu'un.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Lidé si často myslí, že to jednoduše znamená cítit k někomu lítost.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Mensen denken vaak dat het simpelweg betekent om medelijden te voelen met iemand.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Orang kadang berpikir itu artinya merasa kasihan akan seseorang.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Οι άνθρωποι συχνά νομίζουν ότι συμπόνια σημαίνει να λυπάσαι κάποιον.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Люди здебільшого вважають, що це означає лише жалість до когось.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Люди часто считают, что сострадать означает просто чувствовать к кому-то жалость.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.Хората често мислят, че това означава просто да съжаляваш някого.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.לעיתים קרובות אנשים חושבים שחמלה משמעותה להצטער בשביל מישהו.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.عادة ما يعتقد الناس أنه يعني ببساطة الشعور بالأسف لشخص ما.
İnsanlar çoğunlukla bunun anlamının başka birisi için üzüntü duymak olduğunu sanıyor.想うことだと思っています ですが 想うだけでは思いやりの心を
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A keď vstal od modlitby a prišiel k učeníkom, našiel ich spať od zármutku
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Après avoir prié, il se leva, et vint vers les disciples, qu`il trouva endormis de tristesse,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A vstav od modlitby, a přišed k učedlníkům, nalezl je, ani spí zámutkem.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A wstawszy od modlitwy, przyszedł do uczniów, i znalazł je śpiące od smutku.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cầu nguyện xong, Ngài đứng dậy trở lại cùng các môn đồ, thấy đương ngủ mê vì buồn rầu.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cầu_nguyện xong , Ngài đứng_dậy trở_lại cùng các môn_đồ , thấy đương ngủ_mê vì buồn_rầu .
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cuando se levantó de orar y volvió a sus discípulos, los halló dormidos por causa de la tristeza
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Depois, levantando-se da oração, veio para os seus discípulos, e achou-os dormindo de tristeza;
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.După ce S'a rugat, S'a sculat, şi a venit la ucenici; i -a găsit adormiţi de întristare,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.És minekutána fölkelt az imádkozástól, az õ tanítványaihoz menvén, aludva találá õket a szomorúság miatt,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.In vstane od molitve ter pride k učencem svojim in jih najde speče od žalosti.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Ja kun hän nousi rukoilemasta ja meni opetuslastensa tykö, tapasi hän heidät murheen tähden nukkumasta.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.기도 후에 일어나 제자들에게 가서 슬픔을 인하여 잠든 것을 보시고
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.När han sedan stod upp från bönen och kom tillbaka till lärjungarna, fann han dem insomnade av bedrövelse.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Og da han stod op fra Bønnen og kom til Disciplene, fandt han dem sovende af Bedrøvelse.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Poi, rialzatosi dalla preghiera, andò dai discepoli e li trovò che dormivano per la tristezza
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Så stod han op fra bønnen og kom til sine disipler og fant dem sovende av bedrøvelse,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Und er stand auf von dem Gebet und kam zu seinen Jüngern und fand sie schlafen vor Traurigkeit
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Και σηκωθεις απο της προσευχης, ηλθε προς τους μαθητας αυτου και ευρεν αυτους κοιμωμενους απο της λυπης,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Встав от молитвы, Он пришел к ученикам, и нашел их спящими от печали
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.И като стана от молитвата, дойде при учениците и ги намери заспали от скръб; и рече им:
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.І, вставши від молитви, й прийшовши до учеників своїх, знайшов їх сплячих від смутку,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.ויקם מהתפלל ויבא אל התלמידים וימצאם ישנים מיגון׃
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.ثم قام من الصلاة وجاء الى تلاميذه فوجدهم نياما من الحزن.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.禱 告 完 了 、 就 起 來 、 到 門 徒 那 裡 、 見 他 們 因 為 憂 愁 都 睡 著 了
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.禱告 完了 、 就 起來 、 到 門徒 那裡 、 見 他 們因為憂 愁 都 睡 著 了
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Allora essi si stracciarono le vesti, ricaricarono ciascuno il proprio asino e tornarono in città
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Azok pedig meghasogaták ruhájokat, és kiki megterhelé a maga szamarát, és visszatérének a városba.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Då revo de sönder sina kläder och lastade åter var och en sin åsna och vände tillbaka till staden.
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.Da sønderrev de deres Klæder, og efter at have læsset Sækkene hver på sit Æsel vendte de tilbage til Byen.