üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Als het winter wordt door Demeters droefheid, moet het overal op aarde tegelijkertijd winter zijn.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Hvis vinteren er forårsaget af Demeters sorg må den forekomme på samme tid over alt på jorden.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Jeśli zima jest powodem smutku Demeter, musi zatem występować wszędzie na Ziemi równocześnie.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Jestliže je zima způsobena Démétřiným smutkem, pak musí nastat po celé Zemi zároveň.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.만약에 데메테르의 슬픔 때문에 겨울이 온다면 지구 어디에나 동시에 겨울이 와야겠지요.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Nếu mùa đông được gây ra do nỗi buồn của thần Demeter thì nó phải xảy ra đồng thời ở mọi nơi trên Trái Đất
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Si el invierno es causado por la tristeza de Deméter entonces debe ocurrir en toda la Tierra, simultáneamente.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Si l'hiver est causé par la tristesse de Déméter, cela doit se produire partout sur la Terre, au même moment.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Αν ο χειμώνας προκαλείται από τη θλίψη της Δήμητρας, τότε θα πρέπει να λαμβάνει χώρα παντού στη Γη ταυτόχρονα.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Ако зимата е причинена от тъгата на Деметра, тогава тя трябва да се случва навсякъде по Земята, едновременно.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Если зиму вызывает грусть Деметры, тогда зима должна наступать на всей Земле одновременно.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.אם החורף הינו אכן תוצר עצבונה של דמטר, הוא חייב להתקיים בכל מקום עלי-אדמות, בו-זמנית.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.والخريف يحدث بسبب حُزن ديميتر. إذاً يجب أن يحدث في كل مكان في الأرض، بالتساوي.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.それは地球上の至る所で同時に起きなければなりません。 もし古代ギリシャ人が、デメテルが最も悲しいときに、
Ellerini sıkacağız, açıma ve üzüntü gibi ifadeler edineceğiz.Ci saranno solo scenate ed espressioni di tristezza e pietà.
Ellerini sıkacağız, açıma ve üzüntü gibi ifadeler edineceğiz.Escribo esto con una taza de café Lareño en una mano.
Ellerini sıkacağız, açıma ve üzüntü gibi ifadeler edineceğiz.Сейчас шуток стало меньше, информация более сжата, многие прощаются.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Cred că finalul poveștii cu nava Essex oferă un exemplu edificator, deși tragic.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Creo que el final de la historia del ballenero Essex ofrece un ejemplo esclarecedor, aunque trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Direi che la conclusione della storia della Essex offre un esempio illuminante, anche se tragico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Ich glaube, das Ende der Geschichte der Essex bietet ein erhellendes, tragisches Beispiel.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Ik denk dat het einde van het verhaal van de walvisboot Essex een verhelderend, maar tragisch voorbeeld is.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Je pense que la fin de l'histoire du baleinier Essex propose un éclairage, bien qu'il soit tragique.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.저는 에섹스호의 결말이 명쾌한 예시를 준다고 생각합니다. 비록 비극적일지라도 말이죠.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Menim, da konec zgodbe o kitolovki Essex ponudi poučen, čeravno tragičen primer.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myślę, że koniec historii statku Essex przynosi wyjaśniający wiele oraz tragiczny przykład.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myslím, že konec příběhu o velrybářské lodi Essex nám nabízí poučný, leč tragický, příklad.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Penso que o final da história do baleeiro Essex oferece um exemplo esclarecedor, embora trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Tôi nghĩ cái kết câu chuyện về tàu cá voi Essex Đưa ra một sự sáng tỏ, nếu bi thảm, ví dụ.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Πιστεύω πως το τέλος της ιστορίας μας προσφέρει ένα λαμπρό, αν και τραγικό, παράδειγμα.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Вместо ответа, я приведу в пример поучительный и трагичный конец истории китобоя Эссекс.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Гадаю, кінцівка історії з китобійним судном "Ессекс" буде досить показовою, хоча й трагічною.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Мисля, че краят на историята за китоловния кораб Есекс ни дава изумителен, ако не трагичен пример за това.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.אני חושבת שסוף הסיפור של לווייתנית האסקס משמש דוגמה מאירת עיניים, גם אם טראגית.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.وأعتقد أن نهاية القصة ويلشيب إسكس ويقدم الإنارة، إذا كانت مأساوية، مثال.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.悲劇に終わりますが 教訓になると思います 船員たちは 考えた末に決断しました
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.A gdy młodzieniec te słowa usłyszał, odszedł smutny; albowiem wiele miał majętności.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ale keď počul mládenec to slovo, odišiel zarmútený, lebo mal mnoho majetku.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Après avoir entendu ces paroles, le jeune homme s`en alla tout triste; car il avait de grands biens.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Az ifjú pedig e beszédet hallván, elméne megszomorodva; mert sok jószága vala.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Cînd a auzit tînărul vorba aceasta, a plecat foarte întristat; pentrucă avea multe avuţii.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Da der Jüngling das Wort hörte, ging er betrübt von ihm, denn er hatte viele Güter.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.그 청년이 재물이 많으므로 이 말씀을 듣고 근심하며 가니라
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ko pa sliši mladenič to besedo, odide žalosten: kajti imel je mnogo premoženja.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mas o jovem, ouvindo essa palavra, retirou-se triste; porque possuía muitos bens.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men da den unge Mand hørte det Ord, gik han bedrøvet bort; thi han havde meget Gods.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men da den unge mann hørte det, gikk han bedrøvet bort; for han var meget rik.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mendengar kata-kata itu, orang muda itu pergi dengan susah hati sebab ia kaya sekali
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men när den unge mannen hörde detta, gick han bedrövad bort, ty han hade många ägodelar.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mutta kun nuorukainen kuuli tämän sanan, meni hän pois murheellisena, sillä hänellä oli paljon omaisuutta.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Nhưng khi người trẻ nghe xong lời nầy , thì đi , bộ buồn_bực ; vì chàng có của_cải nhiều lắm .
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Nhưng khi người trẻ nghe xong lời nầy, thì đi, bộ buồn bực; vì chàng có của cải nhiều lắm.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Pero cuando el joven oyó la palabra, se fue triste, porque tenía muchas posesiones
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Toen de jongeman dit hoorde, werd hij heel verdrietig en ging weg. Want hij was erg rijk.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Udito questo, il giovane se ne andò triste; poiché aveva molte ricchezze
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Uslyšev pak mládenec tu řeč, odšel, smuten jsa; nebo měl statku mnoho.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ακουσας δε ο νεανισκος τον λογον, ανεχωρησε λυπουμενος διοτι ειχε κτηματα πολλα.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Но момъкът, като чу тая дума, отиде си наскърбен, защото беше човек с много имот.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Услышав слово сие, юноша отошел с печалью, потому что у него было большое имение.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Як же почув молодець се слово, одійшов засмутившись; бо мав достатки великі.

İlgili Sayfalar