üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO Se oli .-- Mitä surua pidentää Romeon tuntia?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO Se .-- ¿Qué tristeza alarga horas de Romeo?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO To .-- Co smutek wydłuża Romeo godzin?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?Benvolio volt .-- Milyen szomorúság meghosszabbítja Romeo óra?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO Ήταν .-- Τι θλίψη μακραίνει ώρα Romeo είναι;
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO Това е .-- Каква тъга удължава часа Romeo?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?BENVOLIO זה היה .-- מה עצבות מאריכה שעות של רומיאו?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?Бенволио Было .-- Что печаль удлиняет часы Ромео?
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?وكان BENVOLIO.-- الحزن ما يطول ساعات روميو؟
BENVOLIO Bu .-- Romeo saat uzatır üzüntü?ロミオは、それらが短いなりますれ、持っている持っていない。
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Diga-me na tristeza que é que você ama?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Dime en que la tristeza es que te amo?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Dimmi chi è nella tristezza che ami?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Dites-moi dans la tristesse qui est ce que vous aimez?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Fortæl mig i tristhed hvem er den du elsker?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Hãy nói cho tôi trong nỗi buồn người mà bạn yêu thích?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO kertoa minulle surua, joka on, että rakastat?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO 당신이 사랑한다는 슬픔에 말해?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Mondja a szomorúságot, aki, hogy szeretsz?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Povedzte mi, kto je v smútku, ktoré máte radi?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Povej mi, kdo je v žalosti, ki ga ljubiš?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Powiedz mi w smutku, który jest, że kochasz?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Řekněte mi, kdo je ve smutku, které máte rádi?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Säg mig i sorg som är som du älskar?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Sag mir, in Traurigkeit, dass Sie die Liebe ist?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Spune-mi în tristeţe, care este ca te iubesc?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Benvolio Vertel me in droefheid, die is dat je liefde?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Πες μου σε θλίψη που είναι που αγαπάς;
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO Кажи ми в тъга, който е, че те обичам?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO תגיד לי עצב מי שאתה אוהב?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?BENVOLIO قل لي في الحزن الذي هو أن تحب؟
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Ceritakan BENVOLIO dalam kesedihan yang yang Anda cintai?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?Бенволио Скажи мне кто в печали в том, что вы любите?
BENVOLIO üzüntü aşk söyle bana?ロミオは何、私はうめき声となたを教えばいいですか
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.El momento capté toda la tristeza dentro de mí desapareció.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.Le moment où je l'ai prise dans mes bras toute la tristesse chez moi a disparu.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.O momento que eu pego todos a tristeza dentro de mim desapareceu.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.Thời điểm tôi bắt nỗi buồn trong tôi biến mất.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.הרגע תפסתי כל העצב בתוכי נעלם.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.لحظة مسكت كل الحزن في داخلي اختفى.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.私の中のすべての悲しみ は姿を消した。 、私はこの強い気持ち_を説明する方法を知りません。
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.우리는 이들이 인간과 비슷한, 때로는 똑같은 방식으로 감정을 우리가 말하는 기픔, 슬픔, 분노, 절망을 보여줍니다.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.Provano emozioni simili, o a volte uguali, a quelle che noi definiamo gioia, tristezza, paura, disperazione.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.אנחנו מגלים שהם מראים רגשות דומים -- אולי לפעמים זהים -- לאלו שאנחנו מתארים בעצמנו כשמחה, עצבות, פחד, יאוש.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.感情を持ち合わせ 精神や肉体面の苦しみも わかっています
Bizi üzüntünün elinden kurtar (kalbimin üstündeki).libéranos de soportar la amargura de mi corazón
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Așa o putere a putut da acestui cuvânt. L-a umplut pe bătrânul imam de o profundă mâhnire.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.C'est le pouvoir qu'il a réussi à donner à ce mot. Et ça a empli ce vieil homme, ça l'a empli de tristesse.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Det var kraften i det ordet som han kunde ta. Och det fyllde denna gamla imam, det fyllde honom med stor sorg.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Ese era el poder de la palabra que fue capaz de instaurar. Esto entristecía profundamente al viejo imán.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Es war die Macht eines Wortes, das er ausführen konnte. Es erfüllte diesen alten Imam mit großer Trauer.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.그것이 바로 말의 힘이었고 빈 라덴은 그 힘을 빌어 행동할 수 있었던 것입니다. 이 나이 많은 이맘은 그로 인해 매우 슬퍼합니다.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Taka była potęga słowa wypowiedzianego przez niego. Wypełniało to starego imama wielkim smutkiem.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.To byla ta síla slova, kterou dokázal vytvořit. A to naplnilo starého imáma, naplnilo ho to obrovským smutkem.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Zozeer nam hij dat woord in bezit. Dat vervulde deze oude imam met diepe treurnis.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Αυτή ήταν η δύναμη που αυτός είχε προσδώσει στη λέξη. Αυτό προκαλούσε τεράστια λύπη σ' εκείνο το γέρο ιμάμη.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Вот какую силу он смог придать этому слову. И этот старый имам преисполнился великой печали.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.Това беше силата на думата, която той произнасяше. Това много натъжаваше възрастния човек.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.זה היה הכוח שהוא הצליח לתת למילה. וזה מילא את האימאם הזקן בצער רב.
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.هذه كانت قوة الكلمة التي استطاع أن يصنعها و قد ملأت نفس هذا الإمام الشيخ، ملأتها بحزن عظيم

İlgili Sayfalar