üzuntü ile cümle

üzuntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu, kendisinin bir kelimeye yüklediği bir güçtü ve bu güç bu yaşlı imamı üzüntüye boğmuştu.この年老いたイマームは悲しみに暮れました 彼は言いました ビン・ラディンの数ある犯罪の中でも
Bu son soru olabilir. Ne ulusal üzüntü güne bakış ilgili olduğunu.Jaki ma pani stosunek do Narodowego Dnia Przeprosin?
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ale on sa zarmútil nad tým slovom a odišiel smutný, lebo mal mnoho majetku.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.A on zafrasowawszy się dla tego słowa, odszedł smutny; albowiem miał wiele majętności.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Az pedig elszomorodván e beszéden, elméne búsan; mert sok jószága vala.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Er aber ward unmutig über die Rede und ging traurig davon; denn er hatte viele Güter.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Het gezicht van de man betrok. Verdrietig ging hij weg, want hij was erg rijk.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.그 사람은 재물이 많은고로 이 말씀을 인하여 슬픈 기색을 띠고 근심하며 가니라
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ma egli, rattristatosi per quelle parole, se ne andò afflitto, poiché aveva molti beni
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mais, affligé de cette parole, cet homme s`en alla tout triste; car il avait de grands biens.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mas ele, pesaroso desta palavra, retirou-se triste, porque possuía muitos bens.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev ilde til Mode over den Tale og gik bedrøvet bort; thi han havde meget Gods.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev illa till mods vid det talet och gick bedrövad bort, ty han hade många ägodelar.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev ille til mote over den tale og gikk bedrøvet bort; for han var meget rik.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mîhnit de aceste cuvinte, omul acesta a plecat întristat de tot; căci avea multe avuţii.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mutta hän synkistyi siitä puheesta ja meni pois murheellisena, sillä hänellä oli paljon omaisuutta.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Njemu pa zagreni ta beseda in odide žalosten, zakaj imel je mnogo premoženja.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.On pak zarmoutiv se pro to slovo, odšel, truchliv jsa; nebo měl mnohá zboží.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Pero él, abatido por esta palabra, se fue triste, porque tenía muchas posesiones
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Song nét mặt người nầy rầu rĩ về lời đó, đi ra rất buồn bã, vì có nhiều của lắm.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Song nét_mặt người nầy rầu_rĩ về lời đó , đi ra rất buồn_bã , vì có nhiều của lắm .
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Εκεινος ομως σκυθρωπασας δια τον λογον, ανεχωρησε λυπουμενος διοτι ειχε κτηματα πολλα.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Він же, зажурившись од слова сього, пійшов сумуючи: мав бо достатки великі.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Он же, смутившись от сего слова, отошел с печалью, потому что у него было большое имение.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.ויצר לו על הדבר הזה ויעצב וילך לו כי הון רב היה לו׃
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.فاغتم على القول ومضى حزينا لانه كان ذا اموال كثيرة
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.他 聽 見 這 話 、 臉 上 就 變 了 色 、 憂 憂 愁 愁 的 走 了 . 因 為 他 的 產 業 很 多
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.他 聽見這話 、 臉上 就 變了色 、 憂憂 愁愁 的 走了 . 因為 他 的 產業 很多
Bütün bu üzüntü için이 모든 슬픔들에는
Bütün bu üzüntü için♫ יש שם ♫
Bütün bu üzüntü için♫وهناك أسمٌ♫
Bütün bu üzüntü içinつけられた名前
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.Aquela tristeza enquadrou-se num pensamento,
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.그리고 그 슬픔이 하나의 생각에 맞춰졌습니다.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.A ten smútok sa sformoval do jednej myšlienky, a to, že si prajem len jednu vec.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Dan kesedihan itu benar-benar terbingkai dalam sebuah pikiran, yaitu, saya hanya mengharapkan satu hal.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Det vemodet gav uttryck för en tanke som var att jag önskar bara en sak.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.En die droefheid kreeg echt vorm in één gedachte, ik had maar één wens.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.E quella tristezza si è condensata in un pensiero, che è, desidero una sola cosa.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.És ez a szomorúság igazából egy gondolat köré épült, hogy csak egy dolgot kívánok.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.In tista žalost se je strnila v eno misel, namreč, želim si le ene stvari.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Og al den sorg samlede sig virkelig i én tanke som er, at jeg ønsker mig kun én ting.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Und diese Traurigkeit formierte sich wirklich in einem Gedanken, nämlich dass ich mir nur eine Sache wünsche.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Và cái buồn thực sự được tạo ra với 1 ý nghĩ, đó là, tôi chỉ ước 1 điều thôi.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Všechen ten smutek se zformoval v jednu myšlenku, která je, přeju si jenom jedno.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Y esa tristeza se enmarcó en un único pensamiento, que es, sólo deseo una cosa.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.Και αυτή η θλίψη πραγματικά έγινε μία σκέψη, η οποία είναι ότι επιθυμώ μόνο ένα πράγμα.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.И эта грусть воплотилась в одну мысль — я хотел только одного.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi. Sadece istediğim tek bir şey var.І цей смуток втілився в одну думку — про те, що я хочу лише одного.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.Și acea tristețe s-a încadrat într-un singur gând.
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.והעצב הזה באמת התבטא במחשבה אחת,
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.و هذا الحزن حقاً كان ثابت في فكرة واحدة،
Bu üzüntü, gerçekten bir düşünceyi şekillendirdi.ある思いにつながりました たった一つの願いです
Bu üzüntü kapsayan oluyor tüm ihtiyacınız çeşitli geri geliyor anlamına gelir ve buBad Öl verkaufen uh ... müssen alle ist es für den Kummer Die Vielfalt kommt zurück
Bu üzüntü kapsayan oluyor tüm ihtiyacınız çeşitli geri geliyor anlamına gelir ve bu목욕 판매 오일 어 .. 그것이 슬픔을 감추고있어 모든 필요 다양한 돌아오기
Bu üzüntü kapsayan oluyor tüm ihtiyacınız çeşitli geri geliyor anlamına gelir ve buמכירה אמבט שמן אה ... צריך את כל זה מכסה את הצער מגוון חוזר
Bu üzüntü kapsayan oluyor tüm ihtiyacınız çeşitli geri geliyor anlamına gelir ve buحمام بيع النفط اه ... نحتاج جميعا انها تغطي الحزن تنوع يعود
Bu üzüntü kapsayan oluyor tüm ihtiyacınız çeşitli geri geliyor anlamına gelir ve buええと...それは悲しみをカバーしているすべてが必要 様々戻ってくる これは意味
Bu yolun şahit olduğu insaniyetsizliği, birçoklarının yaşadığı üzüntü ve acı tahmin edilemez.Az az embertelenség, kín és szenvedés, melyen ezen az úton oly sokan keresztülmentek, szinte leképzelhetetlen.
Bu yolun şahit olduğu insaniyetsizliği, birçoklarının yaşadığı üzüntü ve acı tahmin edilemez.이 길에서 볼 수 있었던 비인간적인 행동들과 수많은 이들이 겪었던 가슴 아픈 사연들은

İlgili Sayfalar