Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerine ile cümle

üzerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
"Elitizm" in eleştirisi genellikle entellektüelizm üzerine örtülü bir saldırıdır.Criticism of "elitism" is often a veiled attack on intellectualism.
Tom bir kağıt parçası üzerine bir şeyler yazdı.Tom wrote something on a piece of paper.
Bu çeviri üzerine görüşünüz nedir?What's your opinion on this translation?
Tom masanın üzerine Mary'nin ismini çizdi.Tom scratched Mary's name on the table.
Cümleleri sonradan değiştirmek için kalemin üzerine tıklayabilirsiniz.You can click on the pen to change sentences afterwards.
Kim onun üzerine bahis oynamak ister?Who wants to bet on it?
Eğer sana üç yüz dolar verirsem, ne üzerine harcarsın?If I gave you three hundred dollars, what would you spend it on?
Tom üzerine bir kova su dökerek ateşi söndürdü.Tom put the fire out by dumping a bucket of water on it.
Bir baykuş yeşil ağacın üzerine kondu.An owl is perched on the green tree.
Leyla, Sami'nin cesedinin üzerine bir battaniye attı.Layla threw a blanket over Sami's body.
Sami, Satanizm ve gizemcilik üzerine kitaplar okudu.Sami read books on Satanism and the occult.
İşim üzerine konsantre olmak zorundayım.I have to concentrate on my work.
İşim üzerine yoğunlaşmak zorundayım.I have to concentrate on my work.
Leyla, en yakın arkadaşı Salima'nın kaybı üzerine derin bir depresyona girdi.Layla slipped into a deep depression over the loss of her best friend, Salima.
Tom veranda üzerine Mary ile öğle yemeği yiyor.Tom is eating lunch with Mary on the porch.
Şirket reklam üzerine çok para harcadı.The company has spent a lot of money on advertising.
Sonsuzluğun imajını hayatımız üzerine basalım.Let us print the image of eternity on our life.
Tom kendi üzerine su döktü.Tom poured water over himself.
Tom anahtarı masanın üzerine koydu.Tom put the key on the desk.
Bitcoin'in değeri ilk defa bugün 5000 doların üzerine çıktı.Bitcoin's price rose above $5,000 for the first time today.
Tom ellerini dizlerinin üzerine koydu.Tom placed his hands on his knees.
Mary çantasını masanın üzerine koydu.Mary put her purse on the table.
Ahlak üzerine bir derse ihtiyacım yok.I don't need a lecture on morality.
Mary, erkek arkadaşının ismini kolunun üzerine dövme yaptırdı.Mary got her boyfriend's name tattooed on her arm.
Tom gömleğinin üzerine şarap döktü.Tom spilled wine on his shirt.
Radyatörün üzerine oturmayın.Do not sit on the radiator.
Tom masanın üzerine oturdu.Tom sat on the table.
Tom zarfın üzerine Mary'nin adresini yazdı.Tom wrote Mary's address on the envelope.
Şu anda onun üzerine yorum yapamam.I can't comment on that now.
Tom sırt çantasını tezgahın üzerine attı.Tom tossed his backpack on the counter.
Tom atlar üzerine kumar oynamaktan hoşlanır.Tom likes to gamble on horses.
Tom, Mary'nin bütün elbisesinin üzerine kahve döktü.Tom spilled coffee all over Mary's dress.
Sami karısının vücudunun üzerine bir çarşaf koydu.Sami put a sheet over his wife's body.
Sami silahı kendi üzerine çevirdi.Sami turned the gun on himself.
Sami kapıyı Leyla'nın üzerine kapattı.Sami closed the door on Layla.
Sami bunun üzerine bilimsel çalışmalar yaptı.Sami did scientific studies on this.
Sami onun üzerine odaklandı.Sami focused on that.
Sami ve Leyla'nın onun üzerine bir tartışmaları vardı.Sami and Layla had an argument over that.
Beslenme üzerine eğitim almadım.I am uneducated on nutrition.
Sami'nin uçağı asfalt üzerine indi.Sami's plane landed on the tarmac.
Mary sadece felsefe üzerine bir kitap satın aldı.Mary just bought a book on philosophy.
Tom onun üzerine son derece detaylı bir rapor yazdı.Tom wrote an extremely detailed report on that.
Tom battaniyeyi kafasının üzerine çekti.Tom pulled the blanket over his head.
Tom üzerine düşeni yapıyor, değil mi?Tom is doing his part, isn't he?
Tom havluyu kumun üzerine serdi.Tom spread the towel out on the sand.
Tom kafasının üzerine düştü.Tom landed on his head.
Dikkati üzerine çekecek bir şey yapma.Don't do anything to attract attention to yourselves.
Tom doktorunun tavsiyesi üzerine sigarayı bıraktı.Tom stopped smoking cigarettes because his doctor told him to.
Uyuşturucu ve seks üzerine kurulu bir hayatı vardı.His life revolved around drugs and sex.
Cezayir üzerine biraz daha okuma yapmak istiyorum.I want to read a bit more on Algeria.
Paltomun üzerine oturdu.He sat on my coat.
Almanya'daki Nördlingen kasabası bir meteor krateri üzerine kurulmuştur.The German town Nördlingen was built in a meteor crater.
Antik Akdeniz uygarlıkları üzerine eğitim görüyor.He is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.
Cüzdanını şifonyerin üzerine koydu.He put his wallet on top of the dresser.
Biz yaz tatillerimiz üzerine konuştuk.We talked about our summer vacations.
Bulgar dili üzerine bir ders kitabına ihtiyacım yok.I don't need a textbook on the Bulgarian language.
Tom çocuk hastalıkları üzerine çalışıyor.Tom is studying pediatrics.
Onların üzerine cehennemi taşıyacağım.I will bring hell upon them.
Felix köpeğini takipçisinin üzerine saldı.Felix unleashed his dog on his stalker.
Gunter ellerini sunağın üzerine yerleştirdi.Gunter placed his hands on the altar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod