Var olan analitik düşünme sisteminizi ve kabiliyetlerinizi alın ve eski korkular üzerine uygulayın.Take the analytical frameworks, the capabilities you have, apply them to old fears.
Çok büyük hayaller üzerine uygulayın.Apply them to very big dreams.
MIT Media Lab'deydim ve üretici hareketi, üreticiler ve yaratıcılık üzerine çalışıyordum.I was at MlT Media Lab, and I was studying the maker movement and makers and creativity.
Ve buradaki fikir ise annemden ve babamdan farklı özellikler aldığım üzerinedir.And what the idea here is that I'm getting different traits from my father and from my mother.
Ve sonra tüm farklı kombinasyonlar üzerine düşünmeye başlarsınız.And so then you can start thinking about all of the different combinations.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.I practice stabbing. Kidnapping.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.It's the framework onto which the other parts are bolted.
Bazı somut metaforlar üzerine kurulmayan herhangi bir soyut dil örneği bulmak çok zordur.It's very hard to find any example of abstract language that is not based on some concrete metaphor.
Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz.I think we can get a window onto what makes us tick.
Utanç benlik üzerine yoğunlaşır, suçluluk ise davranış.Shame is a focus on self, guilt is a focus on behavior.
Politik irade üzerine bolca konuşulur.So, people talk about political will.
Zaman üzerine sadece bir küçük şey.And then it comes to rest. Just a little thing about time.
düşük kalite mallar üzerine yaptığımız bir önceki videodan sonra bir kavram karışıklığı sezdim .I sensed some confusion coming out of the last video on inferior goods.
Ve bebeğiniz ayaklandığında bir şeylerin üzerine düşmesini istemezsiniz.And when your baby's going to start pulling themselves up, you don't want anything to topple over.
Üç gruba ayrılmışlar. bir vazonun üzerinde aynı hat üzerine yapılmış resimler gibi düşünebilirsiniz.In fact, this painting is really linear.
Normalde kamu yerleri için eser üretmiyorum, sipariş üzerine çalışmıyorum.Normally, I don't do public work, I don't do commissions.
Biliyorsunuz, soru silahlar üzerineydi.You know, the question was guns.
Bu arada yedieminlik konusu üzerine başka videolar yapacağım.And I'll do other videos on that.
Bu öznellik ve nesnellik üzerine kötü bir kelime oyunu.That's a bad pun on objectivity and subjectivity.
Herhangi bir noktanın üzerine tıklanabilir ve genişletilebilir.Any dot can be clicked and expanded.
Bunların her birinin üzerine tıklanabilir ve patlatılabilir.Each of these can be clicked and we can blow it up.
Ford'un üzerine tıklıyoruz ve merkeze doğru yöneliyor.So, we'll click Ford, and now that becomes the center.
Bu MR görüntüsü, geri kalan tüm verileri üzerine yerleştireceğimiz bir şablon görevi görüyor.It's a standard template by which we're going to hang the rest of this data.
Çok dikkatli bir şekilde eriterek lamın üzerine koyuyoruz.Then we very carefully melt onto the slide.
Toprakları ve suları üzerine serdik, bölgeyi aydınlattık.We'd lay on top of that the soils and the waters, and illuminate the landscape.
Ekolojik toplulukları gösteren haritayı üzerine ekledik.We would lay on top of that the map of the ecological communities.
Çeşitlilik üzerine dayandırılmıştı.It was based on this diversity.
Üzerine, *Anne, ben suçlu değilim* yaz!Write the words: Mother, I am not guilty!
Al-Khwarizmi daha çok denklemi eşitleme ve sadeleştirme üzerine çalışırkenDio... Diophantus. and he is sometimes credited with being the father of Algebra.
Altısı Maya Seramikleri üzerine olan yedi kitabın yazarıdır.He's the author of seven books, six of them on Mayan ceramics.
Bunun üzerine bir an duraklayan Dr.And Dr. Robicsek reeled back in his chair, but quickly gathered his wits,
Üzerine ışık alabilir miyiz lütfen ?If we could have the lights on it.
Selam hepimizi birleştirir ve bize bizi neyin insan yaptığı üzerine eşsiz bir izahat verir.Selam unites us all and gives us a unique account on what makes us human.
Bence, kendimizi nasıl gördüğümüz üzerine daha pozitif bir şekilde teşvik etmek önemlidir.I think it's important to promote in a more positive way on how we see ourselves.
Bunun üzerine mükemmel bir adam olan George Homsey dedi ki," Oh, gelecek müthiş birşey.And George Homsey, a great guy, said, "Oh, the future is amazing.
Bir tür animasyona benzemesi üzerine kafa yoruyorumI'm thinking about making it look like an animation.
Bilirsiniz, ün dediğimiz şey güven, tutarlılık ve şeffaflık üzerine kuruludur.You know, reputations are built on trust, consistency, transparency.
Red Herring'deki bir makale uzerine basladi.It started out with an article in Red Herring.
Tower Records'un çökmesi üzerine ürpererek kendimize soruyoruz: " Sırada biz mi varız?"Many of us shudder in the wake of the collapse of Tower Records and ask ourselves, "Are we next?"
Bunun üzerine biraz kasisli yol biraz türbülans gelir.Then some little bumpy ride, turbulence, comes.
Ve bu talep-üzerine-origami üretimine olanak verdi.And what this has allowed is the creation of origami-on-demand.
Bunun üzerine düşündüm ve aklıma bununla ilgili bir fikir geldi.And I thought about it, and I came up with one.
Baloncuğun büyüklüğü nüfusu temsil ediyor ve bu eksenin üzerine doğurganlık oranını koyuyorum.The size of the bubble is the population, and on this axis here, I put fertility rate.
Ayrıca tasarım üzerine de çalıştık.We've also been working in design.
Savaştan önce, güvenlik politikanız izole olmak üzerineydi.Before the war, your security policy had been isolationist.
Tamamen hor görme üzerine, ve bu nedenle de hor görme üzerinde oldukça hassasım.It's all about contradiction, which I think is why I'm so sensitive to contradiction in general.
Sonuç olarak küçük kızların üzerine bir edilgelik gölgesi düşmüş olur.So the passivity was culturally projected onto the little girls.
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Now, I didn't start this fire, but I did pour petrol on it.
Bir kez daha üzerine basarak söylüyorum, işte bahsettğimiz şey bu.Just to emphasize this, this is what we're really talking about.
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.And every colony has a name, which is a number, which is painted on a rock.
Bir hayat üzerine fiyat teklifiA price-tag on life?
Ama Ortadoğu üzerine yoğunlaştığım bunca yıl içinde bugün olduğum kadar iyimser olmamıştım.But in all the many years that I have covered the Middle East,
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."So I had to give up the first dream, and I focused on the second."
Aşağı yukarı altı yıl önce, bu problem üzerine düşünmeye başladım.So about six years ago, I started thinking about this problem.
Fakat demo üzerine yoğunlaşmak istiyorum.But I'm going to focus on the demo.
Derin deniz mürekkep balıklarının görsel çekiciliği ve mütevazi görünüşü üzerine bir konuşma yaptım.(Laughter)
Kum torbalarının üzerine oturmuş titreyen, çığlık atan askerleri...Soldiers sitting in the corner of a sandbag wall, shaking and screaming.
Yatay eksen üzerine gittiğim seans sayılarını yazıcam.And to do that down here on the horizontal axis, I'm going to plot the number of sessions I attend.
Gördüğünüz gibi bütün bu noktalar bir çizgi üzerine yerleşmiş.You see that all of these points seem to sit on a line.
Şuurlu zihinlerimizle ilgili hayret ve gizem üzerine konuşmak için buradayım.I'm here to talk about the wonder and the mystery of conscious minds.