Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerine ile cümle

üzerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sevgi bencil değildir." Ve bunun üzerine düşündüm ve düşündüm,Love is not selfish." And I thought about this, and I thought,
Bunun üzerine onlara şu hikayeyi anlattım, "Millet, bir şey düşünüyorum, bu doğru değil.I said, "Guys, I'm thinking about something here, this isn't right.
Sizinle ölçülebilen hesaba dayalı bir önerme üzerine ilişki kuramam.I can't have a relationship with you guys based on a premise that is a quantifiable one.
Bence, dağıtılmış bu büyük sistemin üzerine insaniyeti bindirmek gerçekten ilginçti.I think it was really interesting to juxtapose this humanity versus this massive distributed grid.
Mesela, bilimin nasil işlediği üzerine cok düşünüyoruz.So, we think a lot about what really makes science work?
Ve bunun üzerine sorum şu hale geldi: Böyle yapan sadece ben miyim?And then my question became, am I the only one who does this?
Bir de üzerine fark ediyor ki aslında daha da fazla para kazanacak.And a bonus he's discovering is he's actually going to make even more money.
Dün, Willie Smiths'in Endonezya'nın yeniden ağaçlandırılması üzerine konuşmasını dinledik.Yesterday we heard Willie Smits talk about re-foresting in Indonesia.
Ses üzerine koskoca bir kitap yazdım.I wrote a whole book about it.
Arabalar üzerine şarkılar yazılmıştır.Songs are written about cars.
Seçilim yok, bu özellik üzerine doğal seçilim gerçekleşmiyor. -No selection is taking place, no natural selection based on this trait.
"Ah, sen kötü bir midillisin. Senin üzerine bahis oynamayacağım.""Oh, you're a bad pony, I'm not going to bet on you."
Ve maymunlar tartışmaya başlar kimin yarattığı tanrının daha iyi olduğu üzerineThen the monkeys start to argue over whose made-up god is better
Bu kartların üzerine birkaç kelime yazdım.I've laid out some words on cards here.
Evet, mimetik. Mimetik, evrensel Darwinizm prensipleri üzerine kurulmuş bir bilim.So, memetics: memetics is founded on the principle of Universal Darwinism.
Herşeyin üzerine bakmalıydık.We had to look at everything.
Öyleyse onlardan biri üzerine yakınlaşalım.... Belki buraya olabilir, damarın burasına.So let's zoom in on one of them....Maybe we can zoom in right over here, that part of the artery.
Şimdi bunun üzerine çalışmalıyım (Gülüşmeler).I've got a better idea.
Daha sonra bunun üzerine düşünürken, negatif enerjiyi hayatımdan çıkarmaya karar verdim.And after, as I reflected on that, I decided to eliminate negative energy from my life.
Bunlar, NASA'nın uzaydan çektiği görüntülerin üzerine yerleştirilen ABD yollarının tamamı.But those are all the roads in the U.S. superimposed on top of a NASA geospatial image.
Ben yaratıcı bir teknoloji uzmanıyım ve çalışmalarım amme hizmetleri üzerine.I'm a creative technologist and the focus of my work is on public installations.
Ve ilki, biz ne üzerine çalışıyoruz ki?And first of all, what do we even study?
Önceki çalışmalar... ...sadece mikroskopi üzerine yoğunlaşmıştı.And so previous studies had only focused on microscopy.
Bugün süturlama üzerine çalışacağız.Today we're going to practice suturing.
İşte biz evrensel çevirmen görevimizde bunun üzerine çalışıyoruz.SS: So that's what we're working on in our quest for the universal translator.
Kendi kendini çoğaltan makinalar üzerine tamamlanmamış notları o öldükten sonra yayınlandı.It's a world that Von Neumann himself envisioned.
YouTube'da bulabilirsiniz, bu arkadaşımız motosikletin üzerine uzanmış, hem de mesaj atıyor.You can find this on YouTube, the gentleman who's recumbent on a motorcycle while text messaging.
Bunun üzerine, duvar yazısının söylediği şey ise,And with that, what this graffiti says is,
Esasen, bu düz zemin üzerine sürmek için çalışıyor.Essentially, it's trying to drive on flat ground.
(Gülüşmeler) Nazik davetiniz üzerine henüz iki gün önce Himalayalar'dan geldim.And so I just came, two days ago, from the Himalayas to your kind invitation.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Mind training is based on the idea that two opposite mental factors cannot happen at the same time.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.The scientific embargo -- if it's ever submitted to "Nature," hopefully, it will be accepted.
Burada -0.5, şefkat üzerine meditasyon yapan birinin tam standard sapmasıdır.Here, the -0.5 is the full standard deviation of a meditator who meditated on compassion.
Sağlık ve sıhhat üzerine çalışıyorduk, ve Gelişen Dünya üzerine.We'd been working in health and wellness, and K through 12, and the Developing World.
Ve böylece üzerine çalışabileceğim birçok projem oldu.And so there were lots of projects that I could work on.
Şimdi tatlım, gidip üzerine bir şeyler giy ve yoldan çekil.Now, honey, go get some clothes on and get out of the way.
- 11 Gs.'nin üzerine çıkacaksınız.- You'll be upward of 11 Gs.
- Kıçın üzerine bahse girerim, evleneceksin.I don't know when I'll be back again
Kızının ve benim ailemin üzerine... ...yemin eder misin?I need your help. You swear on your daughter's life, on my family's, that you can hit that mark?
Eğer gerçekten insanlar açık kaynak donanımları üzerine çalışırsa ne olur?What would happen if people actually collaborated on making open source hardware?
Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor.And then, you know, he got even more mad, and he wrote -- like, started swearing and so on.
Soğutma Tankı kolu Tank üzerine yüklemeInstall the Coolant Tank Handle onto the Tank
Masanızın üzerine bakıyorsunuz ve sarı bir kalem görüyorsunuz.You look down and see a yellow pencil lying on your desk.
Yani bu üzerine kuracağın bir CAD programı gibi.And so this is like this CAD program where you build it.
Şimdiye kadar konuştuklarım aslında başarı ve başarısızlık üzerine.What I think I've been talking about really is success and failure.
Burada tek yaptığım şey çarpmanın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanmak.All I did is a distributive property here.
A'yı b ve c üzerine dağıttım.I just distributed the a on the b or the c.
Burada da benzer şekilde (1 eksi 3i)'yi 2'nin ve 5i'nin üzerine dağıtıyorum.I just distributed the 1 - minus 3 i on the 2 and the 5 i. And then I can do it again.
Şu anda tasarladığımız bu yazıcı doğrudan hastanın üzerine baskı yapıyor.This particular printer we're designing now is actually one where we print right on the patient.
Kağıdın üzerine bir damla kan koyuyorsunuz.You put a drop of blood on the paper.
Üzerine dengelenmemiş bir kuvvet etki etmediği sürece bir cisim süratini ve hareket yönünü korur..This is true!
Cisim üzerine etki eden dengelenmemiş bir kuvvetin varsa, cisim ivmelenecektir.So if you have an unbalanced force, the thing will be accelerating.
Her gün bu konu üzerine kafa yoruyorum, bu tam olarak benim işim.I think about this every day; it's quite literally my job.
Bunun üzerinei kendi kendime "Yippi!" dedim.Which made me go, "Yippee!"
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.The doublet makes me think of a coverlet on the vast bed.
O sırada Berkeley'de klinik psikoloji üzerine doktoramı yapıyordum.I was a Ph.D. student in clinical psychology at Berkeley.
Alex'le evlilik üzerine çalışmak için en uygun zaman, daha evlenmediği zamandır." diye cevap verdi.Besides, the best time to work on Alex's marriage is before she has one."
Masanın üzerine bir kağıt para koyun ve üzerine bir şişe yerleştirin.Place a note on the table and balance a bottle on top of it.
Masaya küçük bir bozuk para koyun ve üzerine daha büyük bozuk paralar koyun.Place a small coin on a table and put some larger coins on top of it.
Ve bu benzerlikler üzerine yoğunlaşmaya karar verdim.So I decided to focus on three of those commonalities.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod