Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerine ile cümle

üzerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine Haziran 2010 tarihinde seçimlere gidilmesine karar verdi.Consequently, new elections had to be set up, resulting in the general elections of June 2010.
Panzer III tankının şasesi üzerine yapılmıştır.So, a new role for the Panzer III tank was found.
Alamut üzerine de bir ordu gönderdi.He sent an army to back Talopien.
Kızılok, bütün bunlar üzerine ortadan kayboldu.What if red ran out.
Bunun üzerine de 7. ve 4. Ordular çekilmeye başladılar.By this time the Seventh and Eighth Armies were in full retreat.
Bunun üzerine Reno, rampanın yerine bir dizi döner basamak kullandı.Eventually, Wren resorted to using a battering ram instead.
Üzerine vardılar.We got over it.
Kendisi ise çöp yığınının üzerine fırlar.They are separated from it by a stretch of lawn.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.The song is about another romantic relationship coming to an end.
(2) Bunun üzerine kral onlara şöyle diyecek: (...)But I'll let him tell the world that. ...
Bu istasyonlar kaya ya da buz üzerine inşa edilmişlerdir.The land is dominated by rock and ice.
Üzerine tuz atılır.Rooted In Salt.
Burada dikkatleri üzerine çekti.It definitely grabbed your attention.
Project Runway moda tasarımı üzerine bir yarışma programı.Cara Delevingne opened runway show.
Windows XP ile başlayarak tüm modern versiyonları Windows NT çekirdeği üzerine kurulmuştur.All future versions of Windows, starting with Windows XP, would be based on the Windows NT codebase.
Çolak Ağa, bunun üzerine adamlarıyla birlikte Başyayla'ya peşinden gelmiş.The same people who followed him, then chase him with stones in their hands.
Salam Glashow ve Weinberg 1959da bu güçlerin birleşmesi üzerine çalışmıştır.Salam had worked on the unification of these forces from 1959 with Glashow and Weinberg.
Bunun üzerine, Juda ve Samiriye’ ye dağılmaya başladılar.Yesu (Lal),a gunda and Vasu (Kalabhavan Shajon).
Hansteen'in kitapları, Holmboe'nin eğitim yöntemine göre daha çok pratik üzerine kurulmuştu.Compared to Holmboe's method of teaching, Hansteen's books were more practically oriented.
Bliss, Lynch'e saldırıp sözleşmeyi üzerine attı.Bayley tagged in and eliminated Lynch with a roll-up.
Bunun üzerine şirket PhotoImpact yazılımını geliştirdi.The agreement formally created the International Copper Cartel.
Deepolis, Adobe Flash üzerine kurulmuş bir programdır.The Deepolis client is based entirely on Adobe Flash.
1934 yılında Ernst Röhm'ün ölümü üzerine Sturmabteilung Kurmay Başkanlığı'na atandı.In 1934, he was present at the arrest of Ernst Röhm.
Partinin amblemi dairesel kırmızı zemin üzerine üç beyaz hilaldir.The emblem shows three red shields in a white field.
Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir.Muhammad awarded him a coat of mail.
34) Joseph Haydn`in bir konusu üzerine op.Joseph Haydn's Stabat Mater Hob.
Onun politikası tarafsızlık üzerineydi.The police were neutral.
Bunun üzerine 2 dük te kaçtılar.22 duels were therefore run.
Genellikle servis anında yemeklerin üzerine rendelenir.Typically it is taken around the time of eating.
Bunun üzerine kaptan farklı bir hikaye anlatmaya başlar.However, the villagers tell a different story.
1949'da, Fransızların Laos'a özerklik vermeyi kabul etmesi üzerine ülkesine döndü.It aimed to prevent the French from restoring their control over Laos.
Kükürtlü Kibrit, tual üzerine yağlı boya, 1882.Worn Out, pencil on watercolour paper, 1882.
Çünkü üzerine çarpan ışığın yaklaşık sadece %1'ini yansıtmaktadır.It only reflected 66 percent of the light that hit it.
Bunun üzerine Peter da bir kahraman olmak ister.Despite it all, Peter still wants to be a sailor.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.He stands beside a table with a beautiful carpet on it, and he has his hand on a jug of wine.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.We are failing as a nation to uphold the morals upon which we were founded.
Üzerine düşünmen gerekmediği zaman olmuş demektir; bu kadar basit.It's when you don't have to think about it, simple as that.
Size bu durum üzerine anlatacaklarımın içeriği bilgisayar oyunları.This is in this context I'm going to tell you about video games.
Eğer bu durum doğrusal cebir yapma üzerine olsaydı İçinizden biri şikayet eder miydi?Would any of you complain if this was the case about doing linear algebra?
Mizah varsayımlarımız üzerine bizi düşündürür ve kendini yansıtır.The humor is self-reflective and makes us think about our assumptions.
Basitlik üzerine.On simplicity.
Uzun süredir Amerikada suç ve ceza üzerine odaklanan bir proje üstünde çalışıyorum.I've been working on a long project on crime and punishment in America.
onun üzerine herhangi bir tür net kuvvet uygulamalısınız.you have to apply some type of a net force to it.
Bunun üzerine kendimi sorguladım, "Niye bu kadar Batılı olmaya çalışıyorum?So I said to myself, "Why am I trying so hard to become Western?
Size insan çizimleri göstereceğim -- gerçek insanlar değil. Deney insanlar üzerine.I'll show you images here, no real people, but the experiment was with people.
Sınırlarımızın farkındayız. Ve üzerine inşa ediyoruz.We understand our limitations, and we build around them.
Sana şerefim üzerine yemin ederim ki... ...daha kırkın çıkmadan, ölümünün intikamı alınacak.I swear to you on my blood, before 40 days are over, we'll avenge your death.
Ve kendime dedim ki, "Hey, üzerine çok fazla gidiyorsun!So I started to say, "Hey, man, you are too much!
Bu nedenle bacakların üzerine, böylece tüm yükü yığma duvarlara ve kolonlara aktarmaktadır.So it's on legs, so it focuses all the load on the masonry walls and the columns.
Bizim asıl yaptığımız bunun üzerine standart bir HVAC filtresi koymak.What we do is actually put a standard HVAC filter on the top of that.
Üzerine bir kuş indiği zaman, bir ses dosyasını tetikliyor.When a bird lands on it, they trigger a sound file.
Bir bardak suyu üzerine koyduğumda kuadın nasıl da irtifa kaybettiğine bir bakın.Notice how the quad lost altitude when I put this glass of water on it.
Bunun üzerine ... oWith that...that
Bunun üzerine öğretmen Billy'nin ailesini arar ve şöyle der:So the teacher rings up the parents, and says,
Ve onların birbiri üzerine izdüşümleri de zıt yöndeler. -And their projections onto each other go into opposite directions.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Wasteful: abusive and focused on labor productivity.
Onun uyuşturucu oluşturulan Rüyaların yükseldi ve bazı yeni kokusu üzerine sıcaktı sorun.He had risen out of his drug-created dreams and was hot upon the scent of some new problem.
Ben dikkatlice, yazı incelemiş ve Kağıt bunun üzerine yazılıydı.I carefully examined the writing, and the paper upon which it was written.
Holmes bir levha üzerine makbuz karalanmış onun defteri ve ona uzattı.Holmes scribbled a receipt upon a sheet of his note-book and handed it to him.
Briony Köşkü'nde bir kez daha ve üzerine düşünmek için harekat planımı.Briony Lodge once more, and to think over my plan of campaign.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod