Millî İstihbarat Teşkilatı, Sabah'ın haberi üzerine bir basın açıklaması yayınladı.These organisations issued a joint press statement on the first day of polling.
Bunun üzerine Mervan köprüyü yıktırdı.Brawl eventually destroyed the bridge.
Kadı da recmedilmelerine hükmetti ve evin bu ikisinin uzerine yıkılmasına karar verdi.However, Doumanian turned him down, so he decided to leave with the rest of the cast.
Bunun üzerine Rousey, Triple H'i masaya vurdu ve Stephanie, Rousey'ye tokat attı.This led to Rousey putting Triple H through a table and Stephanie slapped Rousey.
Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti."I am her Majesty's subject", he said, "I shall do naught but what she commands me."
Bunun üzerine, Üç Elik Kağan öldürülmedi.No coins were issued for any of the three dinara.
İktisat üzerine doktora yaptı.They mistake him for the Doctor.
Rus komutanlığı bunun üzerine Plevne'yi tamamen kuşatma kararı aldı.Apparently taking the Russian higher command completely by surprise.
Türkiye'nin ilk televizyon kanalı olan İTÜ TV'nin 1952'de kuruluşu üzerine kurulmuştur.The first Turkish television channel, ITU TV, was launched in 1952.
Ama ölümleri üzerine, Franklara göre, kral sık sık oğulları arasında bölünecektir.Upon the death of a king, the Frankish kingdom was frequently divided among his heirs.
Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu.Again and again I sent all my servants the prophets to you.
Bunun üzerine Tupã, Xandoré’yi, insanlardan nefret eden şeytanı çağırmış.It was believed to be the offspring of a demon called a Shiqq (الشق) and a human being.
Yeni açılan üniversite, kurucusu Thomas Jefferson'ın idealleri üzerine şekillenmişti.The university was in its infancy, established on the ideals of its founder Thomas Jefferson.
Fakat kötü sonuçlar üzerine Ligin ilk yarısı bitmeden görevinden istifa etmiştir.However things have gone bad and he resigned before the end of the first half.
Bunun üzerine bestecilerin sayısı 16'ya düştü.This pushed the number of counties up to 16.
Bunun üzerine tavadaki sazanlar suya atlamış, buna istinaden Hagia-ma, kutsal su denmiştir.She named him Budoc, or 'saved from the waters', and he became a great saint.
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.He cried out, ‘O Muhammad, pray for me in order that my mare could get out of this mess.
Haris ona ‘’ özellikle lezbiyenlik üzerine yazdığın zaman dürüst ve korkusuz olmalısın’’dedi.Harris told her to be "honest and fearless, especially when writing about lesbianism."
Vasiyeti üzerine geceleyin Bâki Mezarlığı'na gömülmüştür.At night, they were tied to their beds with iron chains.
21 Şubat'ta gelişmeler üzerine hükümet doğu vilayetlerinde sıkıyönetim ilan etti.On 21 February, the government declared martial law in the eastern provinces.
En çok Filistin üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çekmektedir.His most remarkable works are on Palestine case.
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.The unexpected, then, follows along behind rigor.
İlk Asur kralları üzerine fazla bilgi yoktur.Nothing is known about these early kings.
"İngiliz Sineması Üzerine Notlar" (PDF)."Noted on the British Film Scene" (PDF).
Mozart bu görevi, Antonio Salieri'nin açıkça reddetmesi üzerine almıştır.Mozart obtained this commission after Antonio Salieri had allegedly rejected it.
Bunun üzerine Beyazıt Öztürk, programı erken bitirmiştir.As a result, Öztürk ended the program earlier than usual.
Jung'un 1940'lardan sonraki yazıları ve çalışmaları simya üzerine odaklanmıştır.The work and writings of Jung from the 1940s onwards focused on alchemy.
Bunun üzerine susuz bırakmak için çare aramağa başladı.They then resorted to starving it out.
Teslim olma teklifinin reddedilmesi üzerine İran ordusu ateşe başladı.Ordered to surrender, Fred opened fire.
Mercator coğrafya, felsefe, kronoloji ve teoloji üzerine eserler yazmıştır.Mercator wrote on geography, philosophy, chronology and theology.
Bunun üzerine Osmanlılar üzerine ordu göndermiş ancak başarılı olamamışlardır.He went to feed the horses, and they would not let him come near.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.He was the author of 40 papers, mostly on ornithology.
Birliklerini yararak, kendisi de öne fırlayıp asıl mevziler üzerine atıldı.Their heads were shaved, and they were beaten and raped.
Çoğu shunga, bir ukiyo-e türüdür ve genellikle ahşap baskılar üzerine yapılır.Most shunga are a type of ukiyo-e, usually executed in woodblock print format.
Kendisi daha çok vampirizm üzerine yaptığı araştırmaları ile "Vampir Uzmanı" olarak bilinir.She has even been introduced as a "vampire expert".
Sağlık üzerine resmi sorgular: O tsogile jang? - Nasılsınız? (tam olarak, 'nasıl kalktınız?').(權曰:「爾欲為諸葛亮作說客,來說孤絕魏向蜀,是否?」) Sanguo Yanyi ch.
Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.One of the cows regularly leaves the herd and returns on its own in the evening.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.He was sixteen when his father, without previous warning, dropped dead in his presence.
Bu toplayıcılar, yalıtım destekler üzerine monte edilir ve çıkış terminallerine bağlanır.These collectors are mounted on insulating supports and connected to the output terminals.
Stejneger omurgalıların doğa tarihi üzerine uzmanlaşmıştır.Stejneger specialized in vertebrate natural history studies.
Plaka, antik Atina kentinin yerleşim alanları üzerine inşa edilmiştir.Plaka is built on top of the residential areas of the ancient town of Athens.
İç politikaları barış ve refah üzerine kuruluydu.His domestic policy was one of relative peace and prosperity.
Ondan sonra yine Antakya üzerine yürümeye başladı.And he started off again on his horse.
Dizaynlar beyaz porselen üzerine kobalt mavisi ile boyanıyordu.Designs were painted in cobalt blue on white porcelain.
Brian ardından doğan yavruların vesayetini üzerine almak için Carter'a dâvâ açar.Martin comes down later to find the carnage.
Bunun üzerine Styles da Shane ile tartıştı.Owens then began to argue with Shane.
Strowman, Reigns'e yprumcu masasının üzerine Chokeslam yaptı.Strowman performed a chokeslam onto a broadcast table on Reigns.
Ve onun üzerine ağır belalar verdi.""Bengü Hodri Meydan Dedi!".
Mr. Simple Kore’nin Gaon Chart’ında, 287.427 kopya satması üzerine, bir numara olarak çıkış yaptı.Mr. Simple debuted at number one on the South Korean Gaon Chart, selling 287,427 copies.
Takım, Ruslar ile ilk temas kuranın daha sonrasında da sözcü olacağı üzerine anlaştılar.The pact was a pledge that whoever first made contact with the Russians would speak for the rest.
Sonra ince kenarlı bir tepsiyle çok hafif ateş üzerine bırakılır.He then sets it on fire with the flamethrower attachment.
Maçtan sonra Cass, Enzo'ya saldırmaya devam etti ve bunun üzerine Big Show geldi.After the match, Cass attacked Enzo further, but was saved by Big Show.
Dördüncüsü Holste'nin Korunması savunması üzerine.Fourthly, Holste's Corps on the defensive.
Kent, bunun üzerine hemen Saint Charles tren istasyonuna gitti.You want to go drive down St. Charles Avenue.
Halkın büyük beğenisi ve desteği üzerine İTÜ TV’nin haftalık yayını zamanla halka açılır.Great appreciation and support of the people on the ITU TV's weekly broadcast schedule ring opens.
Trajan Hamamları ve Venüs ve Roma Tapınağı'da bu bölge üzerine inşa edildi.The Baths of Trajan, and the Temple of Venus and Rome were also built on the site.
Yener, davet üzerine konsere gitti ve Kazaky'yi kulislerinde ziyaret etti.Yener responded to the invitation by going to the concert and meeting Kazaky at the backstage.
Einstein bu prensibi o anki fizik akımına uygulayarak, genel relativite üzerine çalışmıştır.Einstein brought the principle into mainstream physics while working on general relativity.
Diehl, Bizans sanatı ve tarihi üzerine etkili birkaç kitabın yazarıdır.Diehl was the author of several influential books on Byzantine art and history.
Ve çevredeki birçok köyün tarlaları da bu şahsın üzerine tescilli bulunmaktadır.From here many Burmese villages across the border are visible too.