Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerinde ile cümle

üzerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
"Onun üzerinde herhangi bir kir buldun mu?" "Hayır, o tertemiz.""Did you find any dirt on him?" "No, he's clean as a whistle."
Ağacın üzerindeki tüm yapraklar sarardı.All the leaves on the tree have turned yellow.
Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.He saw a small plaster on her left knee.
Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı.He met his wife online.
Patron, yazıhanenin üzerindeki balkonda işçileri gözleyerek gezindi.The boss strolled around the balcony above the office, observing the workers.
Onun bazı kısımları üzerinde anlaşamadı.They could not agree on some parts of it.
Üç gün mesaj üzerinde çalıştı.They worked on the message for three days.
Birçok akarsu üzerinde köprü inşa etmek zorundaydılar.They had to build bridges over the many streams.
Bir barış anlaşması üzerinde anlaşmak için İngiltere'nin hiç acelesi yoktu.Britain was in no hurry to agree on a peace treaty.
Her nehir üzerinde bir köprü vardı.There was a bridge across each river.
İki taraf nihayet bir uzlaşma üzerinde anlaştılar.The two sides finally agreed on a compromise.
Onların çevre üzerinde herhangi bir etkisi yok.They have no impact on the environment.
O onun üzerinde yoğunlaştı.He concentrated on that.
Yol üzerinde bir gün senin için iyidir.A day on the road is good for you.
Ekmeğin üzerindeki tereyağı çok iyi.The butter on the bread is very good.
Çimin üzerindeki siyah köpek güneşe maruz kaldı.The black dog on the grass was exposed to the sun.
Elin İncilin üzerinde yemin etmelisin.You must swear with your hand on the Bible.
İki çocuk çitin üzerinde oturuyorlar.Two children are sitting on the fence.
Bana bunun üzerinde alıntı yapma.Don't quote me on this.
Bahçıvan çimlerin üzerinde yürümemize izin vermedi.The gardener didn't let us walk on the grass.
Biz Puistokatu üzerinde yaşıyoruz.We live on Puistokatu.
Yazar yeni kitabı üzerinde çalışıyor.The writer is working on his new book.
O Amerika üzerinden Avrupa'ya gitti.She went to Europe via America.
Ben sık sık internet üzerinden İngilizce ve Çince bloglar okurum.I often read English and Chinese blogs online.
O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.She looks young, but in reality she's over 40.
Masanın üzerinde bir kedi vardı.There was a cat on the table.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Lack of sleep can have an enormous negative impact on a student's grades.
Stresin sağlığınız üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.Stress can have an enormous negative impact on your health.
Haritayı masanın üzerinde açalım ve onu tartışalım.Let's unfold the map on the table and discuss it.
Masanın üzerinde bir portakal varThere's an orange on the table.
O çocuk o mavi gömleği üzerinde denemek istedi.That child wanted to try on that blue shirt.
Tepe üzerinde birçok maymun bulunur.Many monkeys are found on the hill.
Anahtarlarımı masanın üzerinde bıraktım, onları bana getirebilir misin?I left my keys on the table. Could you bring them to me?
Tom masanın üzerindeki yemeği birkaç dakika içinde yemiş.Within a few minutes, Tom had eaten up all the food on the table.
Montaj hattı üzerinde çalışırken, Tom'un parmakları mahvoldu.Tom's fingers got smashed while working on the assembly line.
Tom şişme bir bot üzerinde nehrin aşağısına gitti.Tom went down the river on a rubber raft.
Tom onun üzerinde düşünmek istiyor.Tom wants to think it over.
Tom başının üzerinde durdu.Tom stood on his head.
Tom'un şeyler üzerinde düşünmek için biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needed some time to think things over.
Tom şu ana kadar otuzun üzerinde olmalı.Tom must be over thirty by now.
Tom çamur birikintisinin üzerinden atladı.Tom jumped across the mud puddle.
Tom yeni bir roman üzerinde çalışıyor.Tom is working on another novel.
Tom başka roman üzerinde çalışıyor.Tom is working on another novel.
Tom elma ağacının altında çimin üzerinde uzanıyor.Tom is lying on the grass under an apple tree.
Tom şu anda o sorun üzerinde çalışıyor.Tom is currently working on that problem.
Tom kesinlikle otuzun üzerindedir.Tom is certainly over thirty.
Tom otuzun biraz üzerindedir.Tom is a little over thirty.
Tom rapor üzerinde birkaç kelime değiştirdi ve onu yeniden gönderdi.Tom changed a few words on the report and resubmitted it.
Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.Tom calculated that the total would be over 900 dollars.
Tom'un o proje üzerinde çok fazla zaman harcamayı planladığından şüpheliyim.I doubt that Tom planned to spend so much time on that project.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is over forty.
Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder to see if Mary was still following him.
O işle, o ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month with that job.
O işten, ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month from that job.
O işte, ayda 500 doların üzerinde kazanıyor.He earns over 500 dollars a month at that job.
Tom günün daha iyi bir kısmı boyunca rapor üzerinde çalıştı.Tom worked on the report for the better part of the day.
Benim köyümde, bir dere üzerinde küçük, dar bir yaya köprüsü vardır.In my village, there is a small, narrow footbridge over a brook.
Ben bu proje üzerinde çalışarak daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time working on that project.
Yeni elbisen üzerinde çok iyi görünüyor.Your new dress looks very good on you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
üzerinde ile cümle - Sayfa 8 - üzerinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App