Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerinde ile cümle

üzerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu proje üzerinde çok çalışıyoruz.We have been working hard on this project.
Tom bir plan üzerinde çalışıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be working on a plan.
Tom'un üzerinde deri ceket var.Tom is wearing a leather jacket.
Tom ne üzerinde çalışıyor?What's Tom working on?
Çimin üzerinde oturduk.We sat on the grass.
Kolye senin üzerinde harika görünüyor.The necklace looks great on you.
Gerdanlık senin üzerinde harika görünüyor.The necklace looks great on you.
Ben sık sık hız limiti üzerinde araba sürmem.I don't often drive over the speed limit.
Tom, Mary'ye çimlerin üzerinde yürümemesini söyledi.Tom told Mary not to walk on the grass.
Tom'un bana üç yüz doların üzerinde borcu var.Tom owes me over three hundred dollars.
Tom gergin ip üzerinde yürümede iyidir.Tom is good at walking on a tightrope.
Şu anda üzerinde ne kadar paran var?How much money do you have on you now?
Ben sık sık hız limiti üzerinde sürerim.I often drive over the speed limit.
Senin üzerinde ne kadar para var?How much money do you have on you?
Tom'un Mary üzerinde kötü bir etkisi var.Tom is a bad influence on Mary.
Onlar kum tepelerinin üzerinde çıplak ayakla yürüdüler.They walked barefoot over the sand dunes.
Bunun üzerinde yürüyebilir misin?Can you walk on it?
Taç başın üzerinde.The crown is the top of the head.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de otuzun üzerinde olduğunu düşünmüştüm.I thought Tom and Mary were both over thirty.
Tom günün sonuna kadar bitirilmesi gereken bir şey üzerinde çalışıyor.Tom is working on something that needs to be finished by the end of the day.
Tom şu anda onun üzerinde fazla parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have very much money on him right now.
Tom ve Mary hiçbir şey üzerinde anlaşamadılar.Tom and Mary weren't able to agree on anything.
Tom ve Mary bir şey üzerinde anlaşamazlar.Tom and Mary aren't able to agree on anything.
Tom ve Mary'nin bunun üzerinde birlikte çalışmasını istiyorum.I want Tom and Mary working together on this.
Tom ile Mary'nin bunun üzerinde birlikte çalışmasını istiyorum.I want Tom and Mary to work on this together.
Tom ve Mary neredeyse hiç bir şey üzerinde hemfikir değiller.Tom and Mary hardly ever agree on anything.
Tom kitara çalarken çimenlerin üzerinde oturdu.Tom sat on the grass, playing ukulele.
Tom, biletini internet üzerinden satın aldığını söyledi.Tom said he bought his ticket online.
Tom düzenlemeler üzerinde çalışıyor.Tom is working on the arrangements.
Tom bunun üzerinde çok çalışıyor.Tom is working very hard on that.
Tom bu problem üzerinde çalışıyor.Tom is working on that problem.
Tom bunun üzerinde çalışacak.Tom is going to work on that.
Tom bunun üzerinde düşünmek istiyordu.Tom wanted to think it over.
Tom hâlâ bunun üzerinde çalışıyor.Tom is still working on it.
Biletimi internet üzerinden aldım.I bought my ticket online.
Tom, ağaç kütüğü üzerinde oturdu, bir kitap okuyordu.Tom sat on the tree stump, reading a book.
Tom'un üzerinde hiç para yok.Tom doesn't have any money on him.
Tom ve Mary donmuş gölet üzerinde paten kaymaya gittiler.Tom and Mary went skating on the frozen pond.
Tom geçen pazartesi onun üzerinde çalışmaya başladı.Tom started working on that last Monday.
Gerçekten otuzun üzerinde değilsin, değil mi?You're not really over thirty, are you?
Tom'un gözlükleri komodinin üzerinde.Tom's glasses are on the nightstand.
Tom masanın üzerindeki mumu yaktı.Tom lit the candle that was on the table.
Tom garajda, arabası üzerinde çalışıyor.Tom is in the garage, working on his car.
Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.I often buy clothes online.
Tom'un otuz yaşın üzerinde olduğuna inanamıyorum.I can't believe Tom's over thirty.
Thomas'ın, masasının üzerinde ailesinin bir fotoğrafı var.Thomas has a picture of his family on his desk.
Bu "arkadaşlar" senin üzerinde kötü bir etki yaratıyor.These "friends" are a bad influence on you.
Bu sabah çimlerin üzerinde don var.There is frost on the grass this morning.
Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.I see a smoke stack over the horizon.
Doğru yol üzerinde miyiz?Are we on the right road?
O bir altın madeninin üzerinde oturuyor.She's sitting on a gold mine.
Sami'nin hayatı Leyla üzerinde inşa edildi.Sami's whole life was built on Layla.
Sami bir divanın üzerinde uyuyordu.Sami was sleeping on a couch.
Tom geçen pazartesi onun üzerinde çalışıyordu.Tom was working on that last Monday.
Sami bir belgesel projesi üzerinde çalışıyordu.Sami was working on a documentary project.
Sami bir parçacık hızlandırıcı üzerinde çalışıyordu.Sami was working on a particle accelerator.
Sami'nin DNA'sı eldivenin üzerinde bulundu.Sami's DNA was found on the glove.
Ayağımın üzerinde bir kabarcığım var.I have a blister on my foot.
Sami'nin Facebook üzerinde binlerce takipçisi vardı.Sami had thousands of followers on Facebook.
Sami'nin üzerinde uyuşturucu vardı.Sami had drugs on him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod