Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerinde ile cümle

üzerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Elbise üzerinde harika görünüyor.The dress looks great on you.
Elbise üzerinde oldukça güzel görünüyor.The dress looks quite cool on you.
Tom birinin kendisini izleyip izlemediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.Tom looked over to his shoulder to see if anyone was following him.
Üzerinde çalışmam gereken bir raporum var.I have a report I need to work on.
Birçok kişi, sosyal medya üzerinde çok fazla kişisel bilgi koyuyor.Many people put too much personal information on social media.
Ben bir sandalyenin üzerinde oturuyorum.I'm sitting on a chair.
O tam senin üzerinde.It's right above you.
Biz İnterstate 11'in üzerindeyiz.We're on Interstate 11.
Hızlı kahverengi tilki, tembel bir köpeğin üzerinden atlar.The quick brown fox jumps over a lazy dog.
Ay üzerinde hiç hava yoktur.There's no air on the moon.
Mary uzun at kuyruğunu omzunun üzerinden attı.Mary flicked her long ponytail over her shoulder.
Tezgahın üzerinde oturma.Don't sit on the counter.
Bu sabah karayolu üzerindeki trafik koşulları normaldir.Traffic conditions on the highway are normal this morning.
Tom, Mary'nin küpesini bulabilmek için el ve dizlerinin üzerinde yeri yokladı.Tom felt around the floor on his hands and knees, trying to find Mary's earring.
Tom'un bavulu yatağın üzerinde.Tom's suitcase is on the bed.
Tom'un silahı zemin üzerinde.Tom's gun is on the ground.
Tom masanın üzerinde yatıyor.Tom is lying on the table.
Biz burada bir şey üzerinde çalışabiliriz.We can work something out here.
Tom'un sol gözün üzerinde bir yaması var.Tom has a patch over his left eye.
Hiç olmazsa bir şey üzerinde hepimiz aynı fikirdeyiz.At least we all agree on something.
Tom bir halı üzerinde yüzükoyun uzanıyor.Tom is lying face down on a rug.
Öğle yemeğinde onun üzerinde çalışabiliriz.We can work on it at lunch.
Tom masanın üzerinde parmaklarıyla tempo tuttu.Tom drummed on the desk.
Tom bunun masasının üzerinde olduğunu söyledi.Tom said it was on his desk.
Tom koşu bandı üzerinde koştu.Tom ran on the treadmill.
Ellerini Tom'un üzerinden çek.Get your hands off of Tom.
Gerçekten Tom'un üzerinde bir izlenim bıraktın.You really made an impression on Tom.
Kesinlikle Tom'un üzerinde bir izlenim bıraktın.You certainly made an impression on Tom.
Belki de Tom orijinal planın üzerinde sebatla çalışmıyordu.Maybe Tom wasn't sticking with the original plan.
Tom Mary'ye gümüş bir zincir üzerinde bir anahtar verdi.Tom gave Mary a key on a silver chain.
Bir konu üzerinde çok düşünüyorum.I'm racking my brain.
Omzumun üzerinden bakmanı istemiyorum.I don't want you looking over my shoulder.
Tom'un cansız bedeni su üzerinde yüzüyordu.Tom's lifeless body floated on the water.
Biz bu durumda oldukça sallantılı bir zemin üzerindeydik.We're on pretty shaky ground as it is.
Bunun üzerinde uzun ve sıkı düşündüm.I've thought long and hard over this.
Onlar çim üzerinde oturuyorlardı.They were sitting on the grass.
Bunun üzerinden geçmek yok.There's no getting over that.
Tom bir piknik battaniyesinin üzerinde oturuyor.Tom is sitting on a picnic blanket.
Tom hırsızlık üzerindeydi.Tom was in on the theft.
Onlara onun üzerinde çalıştığımızı söyle.Tell them we're working on it.
Bu ceset üzerinde bir otopsi yapmak istiyorum.I'd like to do an autopsy on this body.
Tom sadece otuz yaşın altında veya altmış yaşın üzerindeki kadınları sever.Tom only likes women under thirty or over sixty.
Karanlık bulutlar ufuk üzerinde toplandı.Dark clouds gathered over the horizon.
Çitin üzerinden tırmandım.I climbed over the fence.
Çocuklar çitin üzerinden tırmandı.The kids climbed over the fence.
Masanızın üzerinde sizin için başka bir paket var.There's another package for you on your desk.
Onun üzerinde düşünüyorum.I've been thinking it over.
Tom ne üzerinde çalışıyordu?What was Tom working on?
İlgi çekici bir teklif. Üzerinde düşüneceğim.That's an interesting proposal. I'll think about it.
Kısa saç onun üzerinde daha iyi görünüyor.Short hair looks better on her.
Ben iki defa "Sen buz üzerinde yürüyorsun"u söylüyorum.I say "You walk on the ice." two times.
O bir taşın üzerinde tökezledi.He tripped over a stone.
Bunun üzerinde düşün ve bana neye karar verdiğini söyle.Think it over and tell me what you decide.
Bu giysi senin üzerinde daha iyi görünecek.This dress will look better on you.
Bu giysi senin üzerinde iyi görünecek.This dress will look good on you.
Tom ortalamanın üzerinde bir öğrenci.Tom is an above-average student.
Onun üzerinde çalışmaya devam edeceğim.I'll continue working on it.
O hendeğin üzerinden atlayamam.I can't jump over that ditch.
Halının üzerinde yürüme.Don't walk on the carpet.
Anahtarların tezgahın üzerinde.Your keys are on the counter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod