Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerinde ile cümle

üzerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ceketi üzerinde denedi, ama uymadı.Tom tried on the coat, but it didn't fit.
Tom bütün yastıkları yatağın üzerinden itti.Tom pushed all the pillows off the bed.
Tom bagaj kapağı üzerinde Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the tailgate.
Tom Mary'nin yanındaki çimenlerin üzerinde oturdu.Tom sat on the grass next to Mary.
Gözlüklerim komodinimin üzerindedir.My glasses are on my nightstand.
Anahtarlarını kapının üzerinde bırakmışsın.You left your keys in the door.
Tom omzunun üzerinden baktı.Tom looked over his shoulder.
Üzerinde düşünür müsün?Do you meditate, Tom?
Sen bazı şeyler üzerinde misin?Are you on something?
Tom büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.Tom has grown up and can stand on his own feet now.
Jet binanın üzerinden uçtuğunda pencere camları zangırdadı.When the jet flew over the building the windowpanes rattled.
Proje programın gerisinde ve bütçenin üzerinde.The project is behind schedule and over budget.
Bu evvela üzerinde çalışmamız iktiza eden meseledir.This is the problem we should work on first.
Bu sorun üzerinde birlikte çalışmamız gerekiyor.We need to work together on this problem.
Şu anda o sorun üzerinde çalışıyoruz.We're currently working on that problem.
Sorun üzerinde çalışmaya başlamamız gerekiyor.We need to start working on the problem.
Biz sorun üzerinde çalışıyoruz.We're working on the problem.
Tom erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurması gerektiğine inanır.Tom believes that men should rule over women.
Bunu üzerinde gerçekten çok sıkı çalıştım.I worked really hard on this.
Son dakikaya kadar bunun üzerinde çalıştımI worked on it until the last minute.
Geçen yıl Tom'un brüt geliri otuz bin doların üzerindeydi.Tom's gross income last year was over thirty thousand dollars.
Yeni yağmış kar üzerinde kayak yapmak çok eğlenceli.It's a lot of fun skiing in fresh snow.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Kral, vatandaşları üzerinde hüküm sürer.The king rules over his subjects.
Onlar hiçbir şey üzerinde anlaşamadılar.They couldn't agree on anything.
Biz hiçbir şey üzerinde anlaşamadık.We couldn't agree on anything.
Şaka senin üzerinde.The joke's on you.
Tom şişme yatak üzerinde uyudu.Tom slept on the inflatable mattress.
Dünya üzerindeki yaşam, Mars'ta mı başladı?Did life on Earth start on Mars?
Tom genellikle hız limitinin yaklaşık saatte 10 kilometre üzerinde sürer.Tom usually drives about 10 kph over the speed limit.
İsa su üzerinde yürüdü.Jesus walked on water.
Tom su üzerinde yürümeye çalıştı ama dibe battı.Tom tried to walk on water, but he sank to the bottom.
Tom bıçağı aldı ve üzerinde kan gördü.Tom picked up the knife and saw blood on it.
Bunun üzerinden atla.Jump over it.
Bu yeri benim için harita üzerinde bulabilir misin?Can you locate this place on the map for me?
Nemli çim üzerinde yatma.Don't lie on the damp grass.
Kedi çatının üzerinde duruyor.The cat is on the roof.
Tom'un yastığı pembedir ve onun üzerinde bir peri resmi vardır.Tom's pillow is pink and has a picture of a fairy on it.
Bu gömlek senin üzerinde iyi görünüyor.This shirt looks good on you.
Küçük bir ada üzerindeki bir göletin ortasında şirin bir ördek evidir.In the middle of a pond on a tiny island is a charming little duck house.
Kapının üzerinde ıslak boya var.There is wet paint on the door.
Vantilatör başımın üzerindedir.The fan is over my head.
Bu proje üzerinde çok çalışıyorduk.We were working hard on the project.
kedi ipin üzerinde kasılarak yürüyordu, ansızın evin içine koştu.The cat was strutting around the yard, when it suddenly ran into the house.
Büyük bir proje üzerinde çalışıyorum.I'm working on a big project.
Ben ödevim üzerinde çalışıyorum.I'm working on my homework.
Yeni bir düşünce üzerinde çalışıyorum.I'm working on a new idea.
Benim web sitem üzerinde çalışıyorum.I'm working on my website.
Bancus ve ben IRC üzerinde sohbet ettik.Bancus and I had a conversation on IRC.
Bu kadın seksenin üzerinde.This woman is over eighty.
Mary Cadılar bayramı kostümü üzerinde çalışıyor.Mary is working on her Halloween costume.
Mary'nin Tumblr üzerinde bir bloğu var.Mary has a blog on Tumblr.
Biz doğrudan fırtınanın yolu üzerindeydik.We were directly in the path of the storm.
Masanın üzerinde hiç kitap yok.There are no books under the desk.
Buzlu bir yama üzerinde kaydım.I slipped on an icy patch.
Ben bir taşın üzerinde takıldım ve bileğimi burktum.I tripped on a stone and twisted my ankle.
O herkesin heyecanla bu eşsiz proje üzerinde çalışmasını umuyor.She hopes that everyone will work enthusiastically on this unique project.
Güneş ışığında kafam dönmeye başladı ve dinlenmek için çim üzerinde uzandım.In the sunlight my head started to spin, and I lay down to have a rest on the grass.
Gözlüklerini masanın üzerinde bırakma.Don't leave your glasses on the table.
Bu kitap benimki fakat masanın üzerindeki seninki.This book is mine, but the one on the table is yours.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
üzerinde ile cümle - Sayfa 13 - üzerinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App