Ana içeriğe geç
Sözlük

üzerinde ile cümle

üzerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun üzerinde bir süredir çalışıyorum.I've been working on this for some time.
Bir süredir bunun üzerinde çalışıyorum.I've been working on this for some time.
Bunun üzerinde üç yıldır çalışıyorum.I've been working on this for three years.
Gözüm üzerinde.I've got my eye on you.
Bunun üzerinde hiç kontrolüm yok.I have no control over it.
Onun üzerinde kontrolüm yok.I have no control over that.
Kırk yaşın üzerindedir.He's over forty.
Tom ve Mary birlikte bir şey üzerinde çalışıyor.Tom and Mary are working on something together.
O tavusun üzerindeki tüyler inanılmaz.The plumage on that peacock is amazing.
Bak, senin şapkan masanın üzerinde!Look, there's your cap on the table!
Ben yanlış iz üzerindeydim.I was on the wrong track.
Bütün seçenekler masanın üzerinde.All options are on the table.
Masamın üzerinde birçok elektronik cihaz vardır.On my desk there are many electronic devices.
Tom omzunun üzerinden geriye baktı ve el salladı.Tom glanced backward over his shoulder and waved goodbye.
Tom her zaman elbiselerim üzerinde yorum yapar.Tom always comments on my clothes.
Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.There's a ton of dust on top of the fan blades.
Bir süredir bu sorun üzerinde çalışıyorum. Sence çözümü nedir?You've been studying this problem for a while. What do you think the solution is?
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Tüm mutfak zemini üzerinde su vardı.There was water all over the kitchen floor.
O giysinin Mary'nin üzerinde iyi duracağına eminim.I'm sure that dress will look good on Mary.
Ben bunu süpermarket yolu üzerinde buldum.I found this on the way to the supermarket.
O gömleğin senin üzerinde iyi görüneceğine eminim.I'm sure that shirt will look good on you.
Bir acil durum planı üzerinde çalışıyoruz.We're working on a contingency plan.
Şu anda raporum üzerinde çalışıyorum.I'm working on my report right now.
Gözüm hep üzerinde olacak.I'd never let you out of my sight.
Tom üzerinde iyi bir etkin var.You're a good influence on Tom.
Hâlâ raporum üzerinde çalışıyorum.I'm still working on my report.
Tom sorun üzerinde çalışıyor.Tom is working on the problem.
Tom yeni bir şarkı üzerinde çalışıyor.Tom is working on a new song.
Yarın bunun üzerinde çalışırız.We'll work on this tomorrow.
Tom zeminin üzerinde bayıldı.Tom passed out on the floor.
Şu anda onun üzerinde çalışıyorum.I'm working on it right now.
Ben Tom'un onun yolunun üzerinde olduğuna eminim.I'm sure Tom is on his way.
Tom müziğin üzerinde bağırdı.Tom yelled over the music.
Tom çitin üzerinden atladı.Tom jumped over the fence.
Hala bunun üzerinde çalışıyorum.I'm still working on this.
Hâlâ onun üzerinde çalışıyorum.I'm still working on that.
Bunun üzerinde çalışacağım.I'm going to work on that.
Önce onun üzerinde çalışacağız.We'll work on that first.
Konuşmam üzerinde çalışıyorum.I'm working on my speech.
Bir proje üzerinde çalışıyorum.I'm working on a project.
Biz şimdi onun üzerinde çalışıyoruz.We're working on it now.
Onlar onun üzerinde çalışıyorlar.They're working on it.
Ben zaten onun üzerindeyim.I'm already on it.
Ben otuzun üzerindeyim.I'm over thirty.
Ben onun üzerinde değilim.I'm not over it.
Çıplak ayakla ateşin üzerinde yürüdü.He walked barefoot over the fire.
O, sıcak korlar üzerinde çıplak ayakla yürüdü.She walked barefoot over the hot embers.
Cildi üzerinde güneşin sıcaklığını hissetti.He felt the warmth of the sun on his skin.
Her zaman o kitap üzerinde çalışıyorsun.You've been working on that book forever.
Onun ölümünün üzerinden on yıl geçti.Ten years have gone by since her death.
O San Francisco üzerinden geldi.He came via San Francisco.
Bıçağın üzerinde kan vardı.There was blood on the knife.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Beyaz bir at üzerindeki bir şövalyenin onu götürmesi için bekliyor.She's waiting for a knight on a white horse to take her away.
İnternet üzerinde, kimse senin bir kedi olduğunu bilmiyor.On the internet, nobody knows you're a cat.
Birçok suç internet üzerinde gerçekleştirilebilir.Many crimes can be carried out on the Internet.
Tom'un annesi ona yatağının üzerinde zıplamayı bırakmasın söyledi.Tom's mother told him to quit jumping on his bed.
Bebek için henüz bir isim üzerinde karar verdiniz mi?Have you decided on a name yet for the baby?
Tom komodinin üzerindeki lambayı kapattı.Tom turned off the lamp on the nightstand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
üzerinde ile cümle - Sayfa 12 - üzerinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App