Ana içeriğe geç
Sözlük

üzüm ile cümle

üzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Köyden her yıl yaklaşık olarak 2000 ton üzüm çıkmaktadır.Jährlich muss die Provinz etwa 2 Millionen Tonnen Getreide aus anderen Provinzen beschaffen.
Adalardaki ana geçim kaynakları tarım (çoğunlukla üzümcülük ve zeytincilik), balıkçılık ve turizmdir.Haupterwerbszweige der Stadt sind Fischfang (hauptsächlich Sardinen und Seeaal) und der Fremdenverkehr.
Kuzey Afrikalı bir çiftçi, üzüm bağları arasında gece yarısı donarak ölmüş olan bir kadın (Mona) görür.Variante A: Eine alte Frau versteckt sich um Mitternacht in der Ruine.
Şarap, üzümden yapılır.Les raisins sont transformés en vin.
Üzüm kaç para?Combien coûte le raisin ?
Ivo üzüm gördü.Ivo vit le raisin.
Üzümü şaraba çeviriyoruz.Nous transformons le raisin en vin.
Evlilik hakkında tartışırlar ve Fritz, David ile asla evlenmeyeceğine üzüm bağlarından birine bahse girer.Ils discutent de mariage et Fritz parie une de ses vignes qu'il ne se mariera jamais.
Beyaz Güller Vazoda, Şeftaliler ve Üzümler Beyaz Örtülü bir Masada, 1867.Roses blanches, chrysanthèmes dans un vase, pêches et raisins sur une table avec une nappe blanche, 1867.
Üzüm alkolünden votka üretimi için reçete Fransa'dan getirildi.La recette pour la production de vodka à partir d’alcool de raisin est venue de France.
Etli meyveler de üzümsü (bakka) ve eriksi (drupa) olmak üzere ikiye ayrılır.Les fruits sont des samares doubles (disamares) à ailes horizontales.
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.1940 : John Steinbeck reçoit le prix Pulitzer pour son roman Les Raisins de la colère.
Muş üzümü de meşhur ürünüdür.Le miel est également un produit local connu.
Bu şaraphane 55 milyon kilogram kadar üzümden 35 milyon litre civarında şarap üretmiştir.Cette vigne ancienne ne produit que 35 à 55 kilos de raisins par vendange.
İsviçre üzüm bağları, Roma döneminden beri dünya çapında ünlüdür.Les soupes à l'oignon sont populaires au moins depuis l'époque romaine.
Üzümler o kadar çekici görünmüştür ki, uçan kuşlar yere inip resmi gagalamışlardır.Cette vision était si impressionnante que même les moutons tombaient à genoux.
Birkaç kişinin üzüm bağları var.De nombreux propriétaires détiennent quelques parcelles de vigne.
Üzüm bağı kurma çalışmaları da yeni yeni başlamıştır.Les études sur les champignons ne font que commencer.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Quelques Musulmans de la ville viennent à leur aide en distribuant du pain, du raisin et quelques monnaies.
Naruto Uzumaki, Sasuke Uchiha'nin gidişinin ardından ustası Jiraiya ile iki buçuk yıllık bir eğitime gider.Naruto part à nouveau avec Jiraya pour un entraînement difficile de deux ans et demi.
Ve bu üzüm dünyada eşi benzeri olmayan bir üzümdür.Sa lumière est semblable à une niche où se trouve une lampe.
Kaşkalar aynı zamanda üzüm bağlarına da sahiplerdi.Les grottes se prêtaient aussi aux jardins d'ornement.
Roma zamanlarında itibaren teraslı bahçelerde üzüm yetiştirilir ve şarap üretimi yapılır.Déjà les romains y plantent des vignes et fabriquent du vin.
Esasen buğday ve üzüm ekilir.Viennent ensuite le blé et le maïs grain.
Bölge üzüm bağları ve zeytin bahçeleriyle kaplı bir tepeyle çevrilidir.La ville est entourée de collines de vignes et d'oliviers.
Muhtelif sayıda üzüm bağı ve bahçeler de vardır.”Les jardins fruitiers sont des jardins où l'on cultive des fruits, des vergers.
Bozcaada, şaraplık üzümleri ve şaraplarıyla ünlüdür.L'Alsace est très connue pour son vin, sa bière et sa choucroute.
Üzüm yetiştiriciliği önemlidir.La production de graines est très importante.
Üzümlü ve ballı pek çok içecek türü de tüketiliyordu.On sait que de très grandes quantités de vin et de viande étaient consommées.
Bu üzümlerin 50 bin tonu kuru üzüm olarak değerlendirilmektedir.Cette opération doit être exécutée après avoir moulu environ 50 tonnes de blé.
Tom üç şişe üzüm suyu aldı.Tom compró tres botellas de jugo de uva.
Üzüm hoşafıyla beslenmek hoşuna gider miydi?¿Te gustaría alimentarte de compota de uvas?
Benim üzümüm var.Tengo uvas.
Kuş üzümünü severlerdi ama yerleşimcilerin depolarına zarar veren bir hayvan değildi.Le gustaban las pasas, pero no fueron una peste para los negocios colonos.
"Üzümlü ve Huğlu".«Caliente, caliente.».
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.1940: John Steinbeck recibe el premio Pulitzer por su novela Las uvas de la ira.
Ve gene Karadeniz'e has kokulu üzüm olmazsa olmazlardan dır Yeniköy'de.(Joba) Sin un rasguño: Deslízate por la barandilla sin sufrir un rasguño (por los cables de las deslizabotas).
Muhtelif sayıda üzüm bağı ve bahçeler de vardır.”Le hablaron de barracas llenas de frutos y de campos con rebaños.
Meyve olarak Kayısı vişne ve üzüm yetişir.Se alimenta de hierba, hojas y frutos.
Bölgede çok çeşitli siyah ve yeşil üzüm bağları bulunur.Abundan en la zona los yacimientos de granito negro y gris.
Mahallede üzüm, kayısı, incir gibi çeşitli meyveler yetiştirilmektedir.Se cultivan hortalizas y frutales como: vides, sandías y melones.
Sonra cadı evinin içerisine girip Hansel'i palazlandırmak için kuru üzüm ve kuru badem getirmeye gider.Luego entra en la casa para traer las pasas y almendras con las que engordará a Hansel.
Kırmızı Üzüm Bağı tablosunun van Gogh'un yaşarken sattığı tek tablosu olduğu söylenir.El viñedo rojo fue uno de los pocos trabajos artísticos de Van Gogh que vendió durante su vida.
Yılda üzümden 300 milyon kilo şarap ve 4.600.000 kilo kadar rakı üretilir.Por lo que se refiere al vino tinto, son 330.000 hl por año y 6.000 ha de superficie declarada.
Narın yanında üzüm, zeytin, Antep fıstığı, payam (badem), ceviz, önemli tarım ürünleridir.Destacan los cultivos de secano, cereales, vid, olivo y frutales, frente a los de regadío.
Yetiştirilen envai çeşit üzümleriyle tadılmaya ve görülmeye değer bir yerdir.Una lagartija que es ciertamente parecida a una lechuza (con enormes ojos y todo).
Kuru üzüm de kullanılır.Sólo se utilizan las semillas.
Üzüm, elma, kiraz, vişne ve şeftali üretilen başlıca meyvelerdendir.Se alimenta de vegetales (tubérculos, rizomas, vástagos, hojas, semillas, frutos).
Üzüm brendisi daha sonra fıçıların adını alır.Las holandas envejecidas pasan a recibir el nombre de brandy.
Köyde birçok üzüm bağı bulunmaktadır.En la zona hay bastantes viñedos.
Bağlarda yemeklik ve şaraplık üzüm yetiştirilmektedir.Se alimentan de dátiles y semillas de palmera.
Sarıgöl'de 2004 yılında Sarıgöl 1. Sultaniye Üzüm Festivali başlatıldı.En agosto de 2004 se celebró la primera Feria de Artesanía de Sorbas.
Sark'ta üzüm bağları ve turizm ile uğraşılır.En la zona cobra auge el turismo.
Bunun yanında zeytin ve üzüm de mevcuttur.Destacan el cultivo de cebada, olivos y almendros.
Ayrıca üzümden de şarap yaparlardı.También se elaboraba aquí vino.
Bir diğer ekonomi kaynağı da tarım ürünlerinden üzümdür.Otro de las actividades económicas a destacar son los cultivos de viñedos.
Adanın ana geçim kaynakları üzümcülük, zeytincilik, meyvecilik, balıkçılık ve turizmdir.La economía de la isla se basa en viñedos, olivos, frutales, pesca y el turismo.
Narın yanında üzüm, zeytin, Antep fıstığı, payam (badem), ceviz, önemli tarım ürünleridir.Spumanti: secchi, semi-sechi, dolci, extra-secchi y extra-brut, di aromi fruttati.
Meyve olarak Kayısı vişne ve üzüm yetişir.Non mancano legumi (fagioli) e frutta (fragole).
Eskiden adı "pigeon berry" (Türkçesi:Güvercin üzümü) olarak da bilinirdi.Storicamente fu definita "pigeon berry" (bacca dei piccioni).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod