Ana içeriğe geç
Sözlük

üzüm ile cümle

üzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On je letel na najbližji grm ribeza in nagnjeno glavo in zapel nekaj pesmi desno ob njem.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On letel na najbližší ríbezlí Bush a naklonil hlavu a zaspieval pesničku priamo na neho.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.On letěl na nejbližší rybízu Bush a naklonil hlavu a zazpíval písničku přímo na něj.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Poleciał do najbliższego krzewów porzeczek i przechylił głowę i zaśpiewała piosenkę w niego.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Úgy repült a legközelebbi ribizli bokrok és döntött a fejét, és énekelt egy kicsit dalt jobb rá.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Viajó a la selva más cercana grosella y ladeó la cabeza y cantó una canción derecho a él.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Volò al più vicino cespuglio di ribes e inclinò la testa e cantava una canzoncina a destra di lui.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Він полетів на найближчий кущ смородини і нахилив голову і співала пісеньку Право на нього.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Он полетел на ближайший куст смородины и наклонил голову и пела песенку Право на него.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Той отлетя към най-близкия храст френско грозде и накланя главата си, и изпя една малка песен право в него.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.הוא טס על שיח דומדמניות הקרוב הטה את ראשו ושר שיר קטן ישר אליו.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.طار إلى الأدغال أقرب زبيب ويميل رأسه ، وغنى أغنية قليلا الحق في وجهه.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.彼に右。 "股関節がいる"tha'llがdoinので私を得ると考えている"、"ベンは彼の顔をしわ、言った
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Af deres Frugter skulle I kende dem. Sanker man vel Vindruer af Torne eller Figener af Tidsler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deras frukt skolen I känna dem. Icke hämtar man väl vindruvor från törnen, eller fikon från tistlar?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Av deres frukter skal I kjenne dem; kan en vel sanke vindruer av tornebusker eller fiken av tistler?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Dai loro frutti li riconoscerete. Si raccoglie forse uva dalle spine, o fichi dai rovi
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Gyümölcseikrõl ismeritek meg õket. Vajjon a tövisrõl szednek-é szõlõt, vagy a bojtorjánról fügét?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Îi veţi cunoaşte după roadele lor. Culeg oamenii struguri din spini, sau smochine din mărăcini?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?"그의 열매로 그들을 알찌니 가시나무에서 포도를, 또는 엉겅퀴에서 무화과를 따겠느냐"
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Pelos seus frutos os conhecereis. Colhem-se, porventura, uvas dos espinheiros, ou figos dos abrolhos?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po ich ovocí ich poznáte. Či azda z tŕnia oberajú hrozná alebo z bodľače fíky?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po njih sadovih jih spoznate. Se li bere s trnja grozdje ali z osata smokve?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Po ovocích jejich poznáte je. Zdaliž sbírají z trní hrozny, aneb z bodláčí fíky?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Por sus frutos los conoceréis. ¿Acaso se recogen uvas de los espinos o higos de los abrojos
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Vous les reconnaîtrez à leurs fruits. Cueille-t-on des raisins sur des épines, ou des figues sur des chardons?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Z owoców ich poznacie je; izali zbierają z ciernia grona winne, albo z ostu figi?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Απο των καρπων αυτων θελετε γνωρισει αυτους. Μηποτε συναγουσιν απο ακανθων σταφυλια η απο τριβολων συκα;
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?От плодовете им ще ги познаете. Бере ли се грозде от тръни, или смокини от репеи?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?Познаєте їх по овощам їх. Чи збирають виноград із тернини, або фиґи з бодяків?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?По плодам их узнаете их. Собирают ли с терновника виноград, или с репейника смоквы?
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?הכר תכירו אותם בפריהם היאספו ענבים מן הקצים או תאנים מן הברקנים׃
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?من ثمارهم تعرفونهم. هل يجتنون من الشوك عنبا او من الحسك تينا.
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?憑 著 他 們 的 果 子 、 就 可 以 認 出 他 們 來 。 荊 棘 上 豈 能 摘 葡 萄 呢 . 蒺 藜 裡 豈 能 摘 無 花 果 呢
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?憑著 他 們 的 果子 、 就 可以 認出 他 們來 。 荊棘 上豈 能 摘葡萄 呢 . 蒺藜 裡豈 能 摘無 花果 呢
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.그들의 포도나무는 소돔의 포도나무요 고모라의 밭의 소산이라 그들의 포도는 쓸개포도니 그 송이는 쓰며
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.La loro vite è dal ceppo di Sòdoma, dalle piantagioni di Gomorra. La loro uva è velenosa, ha grappoli amari
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Lebo ich vinič je z viniča Sodomy a z polí Gomory. Ich hrozná sú jedovaté hrozná, a majú horké strapce.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Mert az õ szõlõjök Sodoma szõlõje és Gomora mezõsége; bogyóik mérges bogyók, keserûek a gerézdjeik.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Sebab mereka jahat seperti Sodom dan Gomora, seperti pohon anggur yang pahit dan beracun buahnya
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Zij doen hetzelfde als de mannen van Sodom en Gomorra: hun daden (b) zijn zo bitter als vergif.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.Ибо виноград их от виноградной лозы Содомской и с полей Гоморрских;ягоды их ягоды ядовитые, грозды их горькие;
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.כי מגפן סדם גפנם ומשדמת עמרה ענבמו ענבי רוש אשכלת מררת למו׃
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.لان من جفنة سدوم جفنتهم ومن كروم عمورة. عنبهم عنب سمّ ولهم عناقيد مرارة.
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡 萄 樹 是 所 多 瑪 的 葡 萄 樹 、 蛾 摩 拉 田 園 所 生 的 、 他 們 的 葡 萄 是 毒 葡 萄 、 全 掛 都 是 苦 的
Onların asması Sodom asmasından, Gomora bağlarındandır. Üzümleri zehirle dolu, Salkımları acıdır.他 們 的 葡萄樹 是 所 多瑪 的 葡萄樹 、 蛾摩拉 田 園 所 生 的 、 他們 的 葡萄 是 毒 葡萄 、 全 掛 都 是 苦的
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Chcel jesť len melón, jahody a hrozno.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Chciał jeść tylko arbuza, truskawki i winogrona.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Dia hanya mau makan melon, strawberry dan anggur.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Er wollte nur Wassermelone, Erdbeeren und Weintrauben essen.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Han ville bara äta vatten melon, jordgubbar och vindruvor.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Han ville kun spise vandmelon, jordbær og vindruer
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Hij wilde alleen watermeloen, aardbeien en druiven eten.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Il ne voulait manger que de la pastèque, des fraises et du raisin.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.수박,딸기,포도 이런것만 먹고싶은거야.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Nó chỉ muốn ăn dưa hấu, dâu tây nè, cả nho nữa.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Voia sa manance doar pepene, capsuni si struguri.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Voleva mangiare solo anguria, fragole, e uva.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Ήθελε να τρώει μόνο καρπούζι, φράουλες, και σταφύλια.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Искаше да яде само диня, ягоди и грозде.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod