‹‹Komşunuzun bağına girdiğinizde doyuncaya dek üzüm yiyebilirsiniz, ama torbanıza koymayacaksınız.네 이웃의 포도원에 들어갈 때에 마음대로 그 포도를 배불리 먹어도 가하니라 그러나 그릇에 담지 말 것이요
‹‹Komşunuzun bağına girdiğinizde doyuncaya dek üzüm yiyebilirsiniz, ama torbanıza koymayacaksınız.כי תבא בכרם רעך ואכלת ענבים כנפשך שבעך ואל כליך לא תתן׃
‹‹Komşunuzun bağına girdiğinizde doyuncaya dek üzüm yiyebilirsiniz, ama torbanıza koymayacaksınız.اذا دخلت كرم صاحبك فكل عنبا حسب شهوة نفسك شبعتك ولكن في وعائك لا تجعل.
‹‹Komşunuzun bağına girdiğinizde doyuncaya dek üzüm yiyebilirsiniz, ama torbanıza koymayacaksınız.你 進 了 鄰 舍 的 葡 萄 園 、 可 以 隨 意 喫 飽 了 葡 萄 、 只 是 不 可 裝 在 器 皿 中
‹‹Komşunuzun bağına girdiğinizde doyuncaya dek üzüm yiyebilirsiniz, ama torbanıza koymayacaksınız.你 進 了 鄰舍 的 葡萄園 、 可以 隨意 喫飽 了 葡萄 、 只是 不可裝 在 器皿 中
Kuru üzüm.MARCEL: Eine Rosine.
Kuru üzüm.Un'uvetta
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agritourismus, auf Weinberge gehen oder auf Bauernhöfe.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agriturismo, andare nei vigneti e nelle fattorie.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Agroturystyka, odwiedzanie winnic i gospodarstw rolnych.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Corect? Agroturism, calatorind la podgorii si ferme.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.와인농장이나 농장에 가는 농촌체험 여행 말입니다.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Les chambres d'hôtes, aller dans les vignobles et aller dans les fermes.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Nietwaar? Agrotoerisme, het bezoeken van wijngaarden en boerderijen.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Turismo rural, a los viñedos y granjas.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Αγροτουρισμός, να επισκέπτεστε αμπελώνες και φάρμες.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Агротуризм, поездки на виноградники и фермы.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.Селският туризъм, ходенето в лозя и ферми.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.תיירות חקלאית, נסיעות ליקבים ולחוות.
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.فللسياحة الريفية، عليك الذهاب لمزارع العنب والكروم
Mesela tarla turizmi, yani üzüm bağı ve tarlaları gezmek.お金の面でも 同じ風潮があります
Muhtemelen, üzümleri üretmeye başlayacağımız minimum ücret buralarda. .Отже, можливо, ця ціна буде знаходитись тут. Це - просто почати вирощувати виноград.
Muhtemelen, üzümleri üretmeye başlayacağımız minimum ücret buralarda. .Тя ни е нужна, за да започнем производството от някъде. Ето я точно тук нашатакрива на предлагането.
Muhtemelen, üzümleri üretmeye başlayacağımız minimum ücret buralarda. .ブドウを作り始めた時と同じぐらいの位置になるかな さて、ここに
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,(79:13) Для чего разрушил Ты ограды ее, так что обрывают ее все, проходящие по пути?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,(80:13) Pourquoi as-tu rompu ses clôtures, En sorte que tous les passants la dépouillent?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Det strakte ut sine grener til havet og sine skudd bort imot elven.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,det utbredde sina revor ända till havet och sina telningar intill floden.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Ha esteso i suoi tralci fino al mare e arrivavano al fiume i suoi germogli
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Het volk zwermde uit naar alle kanten, tot aan de Eufraat toe.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Hvorfor har du nedbrudt dens Hegn, så alle vejfarende plukker deraf?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,주께서 어찌하여 그 담을 헐으사 길에 지나는 모든 자로 따게 하셨나이까
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Pentruce i-ai rupt gardul acum, de -o jăfuiesc toţi trecătorii?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,¿Por qué has roto sus cercas de modo que la vendimien todos los que pasan por el camino
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Por que lhe derrubaste as cercas, de modo que a vindimam todos os que passam pelo caminho?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Rozpuściła latorośle swe aż do morza, i aż do rzeki gałązki swe.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Sarjait a tengerig ereszté, és hajtásait a folyamig.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Se levitti köynnöksensä mereen asti ja vesansa Eufrat-virtaan saakka.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vì cớ sao Chúa phá hàng rào nó, Ðể cho các kẻ đi qua lảy lặt nó?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vì cớ_sao Chúa phá hàng_rào nó , Ðể cho các kẻ đi qua lảy lặt nó ?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vyhnal svoje letorasty až k moru a svoje výhonky až k veľkej rieke.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Vypustil ratolesti své až k moři, a až do řeky rozvody své.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Warum hast du denn seinen Zaun zerbrochen, daß ihn zerreißt, alles, was vorübergeht?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Ya Allah, mengapa Kaurobohkan pagarnya, sehingga setiap orang yang lewat dapat memetik buahnya
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Zakaj si podrl ograje njene, da jo obirajo vsi mimohodeči?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Δια τι εκρημνισας τους φραγμους αυτης, και τρυγωσιν αυτην παντες οι διαβαινοντες την οδον;
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,Защо си съборил плетищата й, Та я берат всички, които минават през пътя?
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,למה פרצת גדריה וארוה כל עברי דרך׃
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,فلماذا هدمت جدرانها فيقطفها كل عابري الطريق.
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,你 為 何 拆 毀 這 樹 的 籬 笆 、 任 憑 一 切 過 路 的 人 摘 取
Niçin yıktın bağın duvarlarını? Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,你 為何 拆毀這樹 的 籬笆 、 任 憑 一切 過 路 的 人 摘取
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.El a zburat pe Bush cel mai apropiat coacăz şi înclinat capul şi a cântat un cântec mic dreptul la el.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Er flog auf den nächsten Johannisbeere und neigte seinen Kopf und sang ein kleines Lied Recht auf ihn.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Han flög till närmaste vinbärsbusken och lutar huvudet och sjöng en liten sång rätt på honom.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Han fløj videre til den nærmeste solbær Bush og vippes hovedet og sang en lille sang lige på ham.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Hän lensi lähimpään herukka Bush ja kallisti päätään ja lauloi hieman laulun oikea häntä.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Hij vloog naar de dichtstbijzijnde aalbes struik en hield zijn hoofd en zong een liedje rechts bij hem.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Il a volé sur la brousse proche de groseille et pencha la tête et a chanté une petite chanson droit sur lui.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.그는 가장 가까운 건포도 숲에 갔다가 그의 머리를 기울여서 약간 노래를 노래 그를 좋아.
O, en yakın üzümü uçtu ve başını eğip biraz şarkı seslendirdi ona hakkını saklı tutar.Ông đã bay đến các bụi cây nho gần nhất và nghiêng đầu và hát một bài hát ít phù hợp với anh.