Bu kilo başında düşen üzüm fiyatını gösterecek.そして、これがこの期間に生産された量
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.이번에는 포도에서 멀어집시다 포도는 변진성 제품이니까요 상하게 되죠
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Opusťme teď hrozny, protože hrozny podléhají zkáze, kazí se.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Zostawmy winogrona ponieważ to produkt łatwo psujący psują się
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте відійдемо від винограду, оскільки, виноград це швидкопсувний товар, він псується і це погано.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте оставим виноград. т.к. виноград - это скоропортящийся продукт, он портится.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Сега нека забрравим гроздето за малко, защото гроздето се разваля, то загива.
Buna benzer bir şey olacak. Üzüm tedarik etmemiz gereken bir minimum ücret var. .Bude to vypadat asi takhle.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Darum sagte man Grapeshot, weil sie so aussahen, wie eine Weintraube.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.그래서 산탄(Grapeshot)이라고 부르는 거 에요 꼭 포도(Grapes) 송이 같지요
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por eso lo llamaban grapeshot, porque parecía un racimo de uvas.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Por isso foi chamado de metralha, pois o tiro do canhão parecia o tiro de uma escopeta.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Questo è il motivo per cui era chiamata mitragliatrice, sembrava come un grappolo d'uva.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Затова произвеждали изстрел като градушка, изсипвала се градушка от топченца.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Звідси і назва "grapeshot" (grape - виноград, shot - постріл), тому що виглядали вони як пучок винограду.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.Поэтому это называется картечью, это выглядело как гроздь винограда.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ولهذا سميت قنبلة عنقودية، فكان شكلها كعناقيد العنب.
Bu nedenle bunlara üzüm atışları da denir, çünkü bunlar bir yığın üzüm tanesine benzerler.ぶどうみたいに見えるからね。 これを撃ったら、中の弾丸が全方向にはじける。
Bunu yapıyor. Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Вона дає його нам, отримує виноград і їсть його.
Bunu yapıyor. Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.Она это делает и получает виноград.
Bu örnek için üzüm kullanacağız.A pro tento příklad použijeme hroznové víno.
Bu örnek için üzüm kullanacağız.I użyjmy winogron dla przykladu
Bu örnek için üzüm kullanacağız.우리는 이 포도를 예시로 쓸거에요.
Bu örnek için üzüm kullanacağız.Y vamos a usar uvas para este ejemplo
Bu örnek için üzüm kullanacağız.В качестве примера используем виноград
Bu örnek için üzüm kullanacağız.Для прикладу, використаємо виноград.
Bu örnek için üzüm kullanacağız.И ще ползваме грозде като пример.
Bu örnek için üzüm kullanacağız.وسنستعمل العنب كمثال
Bu örnek için üzüm kullanacağız.ブドウ農家になったつもりでね
Bu topraklar üzüm yetiştirebilecek kadar verimli olmayabilir.それでも、ブドウをもっと生産したいから その土地を手に入れるんだ
Çünkü, üzüm fiyatları oldukça yüksek. Bu yüzden, 2750 kilo üreteceğim.Gdyż cena winogron jest tak wysoka więc chcę wyprodukować 2750 funtów.
Çünkü, üzüm fiyatları oldukça yüksek.こうして、僕は2750ポンドのブドウを生産する
Diğerinin bize bir taş vermesi lazım. Bunu yapıyor. Bir üzüm alıyor ve onu yiyor.L'altra deve darci un sasso, ed è ciò che fa, noi le diamo l'uva e lei la mangia.
Dinamik yine aynı, başka ürünleri ekmeyi durduracağım ve onları üzüm için kullanacağım. .Cena vzroste na 4 dolary za libru.
Dinamik yine aynı, başka ürünleri ekmeyi durduracağım ve onları üzüm için kullanacağım. .Ta sama dynamika, przestaję uprawiać cokolwiek innego. Cała ziemia idzie pod winorośl
Dinamik yine aynı, başka ürünleri ekmeyi durduracağım ve onları üzüm için kullanacağım. .Та же динамика, я прекращу производство других культур
Dinamik yine aynı, başka ürünleri ekmeyi durduracağım ve onları üzüm için kullanacağım. .その土地はぶどう畑になるんだ だってブドウの価格がそんなに高くなったんだからね
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Als het de rozijn is, laat hij die niet vallen."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""A rodzynka nie upuści".
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Dacă e stafidă, să nu o scape."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""만약 건포도를 집는다면, 떨어뜨리지 않아야 합니다."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Se è l'uvetta, non devono farla cadere."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Se for a passa, não a deixa cair."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Si c'est un raisin sec, ils ne le laisseront pas tomber."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Si es la pasa, no se les caerá."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Wenn es die Rosine ist, dann lässt er sie nicht fallen."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Ако е стафида, не трябва да я изпуска."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""Если это изюмина, он её не уронит".
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""אם זה הצימוק, הם לא יפילו אותו. "
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek.""إن كانت حبة زبيب، فلن يسقطونها."
"Eğer kuru üzümse, düşürmeyecek."繊細なモーター制御と 手首や肘の自由度
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Als het een druif is, maakt hij die niet kapot."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Dacă e boabă de strugure, să nu o spargă."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."I nie zmiażdży winogrona."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."집을 때 포도알이 상하지 않아야합니다."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Se è il chicco d'uva, non devono romperlo."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak.""Se for uma uva, não a vai esborrachar."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si c'est un grain de raisin, ils ne l'écraseront pas"
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si es la uva, no la romperán."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Wenn es die Weintraube ist, dann wird sie nicht aufplatzen."